Beşiktaş 'kontrol'ünü kaybetti

Neyse ki ligin yarısı sona erdi de, Beşiktaş sorunlarını giderecek süreci bulma şansına erişti. Beşiktaş'ı irdelerken iki alternatif var. Birincisi; ligin yenilgisiz lider takımı ve Avrupa'da versiyon değiştirse de yoluna devam ediyor.
Haber: ASENA ÖZKAN / Arşivi

Neyse ki ligin yarısı sona erdi de, Beşiktaş sorunlarını giderecek süreci bulma şansına erişti. Beşiktaş'ı irdelerken iki alternatif var. Birincisi; ligin yenilgisiz lider takımı ve Avrupa'da versiyon değiştirse de yoluna devam ediyor. Diğeri; takımda sorun yaşayan ve yaşatan futbolculara nasıl çözüm bulunacak?
Her takım gol yer Beşiktaş gibi, bu, son derece doğal. Ama hangi takımın sol kanat oyuncusu, top ayağına geldiği anda sağ eliyle rakibinin formasına yapışır ve kafasını yerden kaldırmaz? Önerim; devre arasında İbrahim'in sağ elinin iple beline bağlanması, boynuna da incinmeler sonrası takılan boyunluktan geçirilmesi. Böylece, hem sağ eline hakim olmayı, diğer yandan da kafasını yukarıda tutmasını öğrenebilir. Tümer'in sorunu fiziksel değil, bu ortada. Profesyonel desteğe gereksinim duyduğu yadsınamaz. Ayıp değil, gelişmiş toplumlarda psikiyatriste gitmek! İlhan için önerim Siyah-Beyazlı yöneticileri ilgilendiriyor: Bu çocuğa anlı şanlı bir düğün gerekli ivedi olarak. Belki, takılar onu mutlu eder de, o da topları ağlara takar. Kim bilir, Beşiktaş muhabirlerine hesap sormaktan da vazgeçer belki. Ayrıca kaçırdığı, aslında kaçırdığı demek yanlış, peşinden koşuşturma gereği duymadığı topların ardından, Beşiktaş yandaşı onu tribünlere çağırıp hesap soruyor mu?
Giunti olmayınca Beşiktaş'ın orta sahası gereğinden fazla top yitiriyor. Tayfur istikrarını nasıl koruyor? Takımın diğer oyuncular, bunu kaptana sormuyor mu? Gariptir, Beşiktaş ile sözleşme yenileyen oyuncu tökezlemeye başlıyor. Önce Pancu ardından İbrahim... Acaba imzayı attıktan sonra pişmanlık mı duyuyorlar! Sergen mi? Orada durmak gerekli. Hangi teknik direktör takımında Sergen'i görmek istemez ki? Terim istememiş!..
Sanki basketbol coach'u
Rize mi? Hikmet Karaman şans mı, şanssızlık mı? Sanki, teknik direktör değil basketbol coach'ı. Her pozisyona saha kenarından fazlasıyla müdahale etmesi, hem bizler hem de oyuncular için fazlasıyla itici. Parkta oynayan çocuğunu camdan izleyip her dakika başı bağıran anneler gibi! Ancak Rize'nin hakkını da vermeli, Ali Eren'i unutmak da haksızlık olur. Acaba 'vur, kır, parçala bu maçı kazan' tezahüratı Ali Eren'in şahsına münhasır mı?
Maçı unuttum. Karşılaşmanın ilk yarısı ile ikinci yarı arasındaki fark inanılacak boyutta değil. Bunun en önemli nedeni oyunu sıkıştıran Tümer'in yerine Ahmet Hassan'a devretmesi. Beşiktaş golleri art arda buldu. Ame benim dikkatimi çeken Ahmet Hassan'ın attığı gol sonrası yedek kulübesine koşup malzemeci Süreyya'yı öpmesi oldu. Kıt aklım karıştı! Sergen agolü atar, gider Sinan Engin'i öper, Okan atar gidip Lucescu'nun elini öper, Amhet Hassan atar gider Süreyya'yı öper. Allahtan Beşiktaş'ta görme engelli bir futbolcu oynamıyor!
Beşiktaş skoru 5-1 yaptıktan sonra kalesinde art arda iki gol gördü. Sakatlanan İbrahim yedek kulübesindeydi ama Rizespor da, kırmızı kartla
oyun dışı kalan Ali Eren'den yoksundu. Yılın ve ilk yarının son maçında Beşiktaş yandaşı tribünleri neden doldurmadı? Sanırım doyuma ulaştılar. Haksız da sayılmazlar. 'Korkak Lucescu'nun takımını oynadığı 17 lig maçında da yenebilen çıkmadı. Diğerlerinin durumu ise ortada. Gecenin ve ligin ilk bölümünün kahramanı tartışmasız Sergen. Hayal kırıklığı yaratanların başında ise İlhan Mansız geliyor. Üstüne üstlük İlhan dün gece bir golün sahibi oldu. Ama ben 'İlhan gol attı' diyemiyorum. Beşiktaş ve Beşiktaşlılar için tatil keyfi başlıyor.