Beşiktaş, 'Sheriff'i tek kurşunla vurdu

İnönü'de 1-0'lık galibiyet

Beşiktaş, İnönü'deki ilk sınavını Şampiyonlar Ligi ikinci ön eleme turunda Moldova'dan Sheriff'e karşı verdi.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Futbol sezonunun resmi açılışını seyretmek hevesiyle gittim İnönü'ye. Ama hüzün ağır bastı! Optiklerini kaybetmişlerdi, öksüzdü Beşiktaş tribünleri. Yiğidim Aslanım'la açtılar ağıdı, Grup Yorum'un Mehmet'iyle devam ettiler. Pankartlarda "İnönü'de Işıklar Söndü! Karanlıktayız" diyorlardı, ardından da "Ölümle yaşamı ayıran çizgi siyahla beyazı ayıramaz ki! Her yolun sonunda ölüm olsa da sevenleri kimse ayıramaz ki!" diye türkü tutturuyorlardı. Optiklerine hürmeten saygı duruşu bile hazırlamışlardı. Ben en çok "Azrail Akıllı Ol" pankartını sevdim, acıyı bile dalgaya vurmak o tribüne çok yakışıyordu. Velhasıl linç kültürünün şaha kalktığı bir memlekette vicdanın sesi yankılandı dün. Seversiniz, sevmezsiniz, tasvip edersiniz, etmezsiniz, Optik Mehmet onlardan biriydi ve yoldaşa, arkadaşa sahip çıkmak gerekirdi.
Hayat devamlılığına paralel bir şekilde döndü meşin yuvarlak ve maç başladı. Gerçi başladığını fark etmek epey bir zaman aldı. Daha çok antrenman klasiği beşe ikilere benzeyen pas rotasyonlarıyla dolu bir temposuzluktu izlediğimiz. İlk maçta gaddarlığa düşmemek lazım, bu tutukluk belli ki sezon mahmurluğunun bir parçasıydı. Üstelik rakip beş haftadır lig maçı oynuyordu ve ısırgandı. Sahaya Moldovalıdan çok Burkina Fasoluyla çıkan Transnistria'nın Sheriff'i mahmuzlarını iyi parlatmıştı ve zorluyordu Kartal'ı.
Endişe muslukları açıldı
Yine de hücum bölgesindeki tenhalık, orta sahadaki kuru kalabalık, Japon kaleye dönmüş bir yan pas hastalığı endişe musluklarını hafiften açmadı değil. Her şeye rağmen 'Serdarize' olmuş sağ kanat heyecan vericiydi. Arkada Serdar Kurtuluş belki daha pasif bir bölgedeydi ama orada da ışıltısını sürdürüyordu. Önündeki Serdar Özkan ise hevesini iyi katık etmiş, katar katar gidip geliyordu. Ama açamadılar oyunu bir türlü.
İlk yarı oyun uzun süre dondu kaldı. Stadyumdan değil de şezlongdan izleseydim, oyun aksın diye TV'ye iki yumruk vururdum herhalde. O kadar ki, gole benzeyen ilk girişim 56'da Tello'nun cılız kafasıydı. Kaleyi bulan tehlikeli tek bir şut bile yoktu o dakikaya kadar. Tribünler 'saldırsana' diyerek istek kipine geçerken oyun da ritim kazanmaya başladı nihayet. 58'de herkesin teğet geçtiği korner dinamizmi artırdı. İlk yarıdaki 'sağlamcı' oyun biraz gevşesin diye Delgado'yu alıp Batuhan'ı forvete çekmişti Ertuğrul Hoca. Ama rakip de hevesleniyordu yavaştan. 62'de Kuchuk, 63'te Balima enfarktüs yarattı tribünlerde. Anlaşılan rakiplerinin apoletine inat Paris Hilton'u hapse atan Los Angeles şerifine özenmişlerdi. Ama onların bu umudunu 73'te Toraman'ın kafası kırdı. Kapanan defansın çilingiri kornerden gelmişti: 1-0. Sonrasında süngüsü düşen Sheriff karşısında Siyah-Beyazlı hücum planları daha da serpilir diye düşündük. Tersine hamleyi yapan 79'da Sheriff oldu. Kuchuk iyi nişan almıştı ama Rüştü'nün siperi sağlamdı. Son dakikalar ise ufak tefek heveslerle ve idare-i maslahatla geçti.
Dünkü Radikal'in başlığına atıfla bağlayalım. Şerif'i 'şutlamakta' çok zorlandı Beşiktaş ama böyle maçlarda kazanmak gerek ve yeter şarttı. Hem de daha sezon bile başlamadı!

BEŞİKTAŞ: 1
Rüştü 6
S. Kurtuluş 7
İ. Kaş 6
İ. Toraman 6
İ. Üzülmez 6
S. Özkan 7
Cisse 5
(Koray 69) 6
Ricardinho 5
(M. Yozgatlı 86)-
Tello 6
Delgado 5
(Batuhan 46) 5
Bobo 6

SHERIFF: 0
Pascenco 7
Mamah 6
Tarkhnishvili 6
Gnanou 6
Pereira 6
Rovamba 5
Balima 6
Corneencov 6
(Demalde 43) 6
Arbanas 5
Constancia 5
(Kanjkut 75) -
Kuchuk 6

GOL: İbrahim Toraman (73)
SARI KARTLAR: Tello, İbrahim Kaş / Demalde, Pereira
Stat: İnönü Hakemler: P. Sippel, W. Hofmann, P. Henes