Beşiktaş tek tek basaraktan

Beşiktaş Teknik Direktörü Mircea Lucescu için salt 'başarılı teknik adam' tanımlamasını yapmak kanımca yetersiz.
Haber: ASENA ÖZKAN / Arşivi

Beşiktaş Teknik Direktörü Mircea Lucescu için salt 'başarılı teknik adam' tanımlamasını yapmak kanımca yetersiz. Lucescu hem kültürlü, hem babacan
ama her şeyden önemlisi bir 'akıl küpü'!.. Niye mi? Rumen teknik adam öylesine akıllı ki, ilk onbir diye tutturan Ahmet Hassan'ı Diyarbakırspor karşısında sürüyor sahaya. Ahmet Hassan'ın partneri İlhan, birazcık da Tümer. Hani ağırlama istemi duymadığınız misafirleri, 'aradan çıksın' öngörüsüyle kabul eder ağırlarsınız ya, aynen öyle. Sen misin, "Ben yedek kalmayı kabullenemem" diyen, işte saha, işte top, işte takım. Haydi oyna dercesine bir karşıt Lucescu'nun Ahmet Hassan'a sunduğu.
Nedir eksik olan derseniz Beşiktaş'ta, belki her şey yerli yerinde ama balansda bir bozukluk olduğu yadsınmaz. Benim itirafım şu; Ne İbrahim'in böylesine aranır bir eleman olacağı, ne de Serdar'ın aynı paralelde silik kalacağını hesaba uzun süredir katmamıştım. Serdar gençliğini, benliğini nereye yönlendirmiş bilinmez ama kafasının sahada olmadığı ortada. (Maçın sonlarına doğru bu işi 'resmiyete' bindirdi; ikinci sarıdan atıldı.). Adettir maç yazılarında dakika ile bağıntılı önemli enstantaneler aktarılır bizler tarafından. Lütfen birisi çıksın da, Beşiktaş-Diyarbakırspor maçının ilk yarısında oyunun kaderine etki edecek dakika değil de, belleklere öylesine uğrayıp gidecek bir pozisyonu işaret etsin! Tümer'in serbest atıştan kaydettiği gol dışında benim ilk yarıdan aktaracağım Ramazan'ın takım arkadaşı Ghodhabne'ye yaptığı faul. Bir de 36. dakikada Diyarbakırspor forvet oyuncularının hovardaca harcadığı pozisyon.
Sorumluluk üstlenmediler
Diyarbakırspor deyince devam etmeli! Karşılaşmanın başında sahaya 4-3-3 dizilen konuk ekip, 3-5-2'ye, 5-4-1 de döndü. Ama takımda sağ kulvarın sorumluluğunu kimin üstlendiği hiç belirginleşmedi. Oyuncular sorumluluktan
kaçınca da, İstanbul'a tek puan hedefiyle gelen konuk takım İnönü Stadı'nın
zemininde komik durumlara düştü. Sadece bu mu sorun? Gol umudu Bakadal'ın yerini değil ikinci, üçüncü ligde top koşturan bir futbolcuyu monte etseniz Türk futbolcusunun mantalitesini bilmesi nedeniyle sonuca gitmesi, takım arkadaşlarıyla diyalog kurması çok kolay olur, sahada hayalet gibi dolaşmaz.
Ahmet Hassan, Lucescu'nun akıl dolu taktiğiyle havasını alınca, yerini Pancu'ya bıraktı. Dün gece bırakan bir diğer isimde Okan Koç'tu.
Okan kendisine şans tanınmasının ardından çok iyi başladı. İyi gitti ama bu maçta nedense duraksadı. İlhan da duraksayınca yerini genç Sinan'a devretti. Belki de, Beşiktaş'ın önemli futbolcuları için duraksama tanımlamasını yapmak yersiz. Zira kimsenin kafasının Prag'da olduğu şüphe götürmez. Ne var ki, İnönü Stadı'ndaki ses düzenindeki mikrofonu elinde bulunduran zatı muhteremi birisinin uyarması gerekli. Tümer'in golünün ardından "Beşiktaşımızın ilk golü" şeklindeki anonsu için. Sadece yandaş grubu değil, yönetim de şartlanmış gol değil, goller diye. Basın tribünündeki ses desibeli bence Serdar Bilgili'nin gece yaşamıyla örtüşüyor. O geceleri aşırı sesi çok seviyor ama bizlere burada fazla geliyor.