"Beşiktaş'a ceza verilmemeli"

"Beşiktaş'a ceza verilmemeli"
"Beşiktaş'a ceza verilmemeli"
Avukat Emin Özkurt, olaylı derbi hakkında ilginç tespitlerde bulundu.

Atatürk Olimpiyat Stadı'nda Pazar günü oynanan Beşiktaş - Galatasaray derbisinde çıkan olayların yankıları devam ederken, Avukat Emin Özkurt konu ile ilgili görüşlerini dile getirdi.

Cavcav'dan '6222' tepkisi


"6222 YETERLİ BİR YASA, SORUN UYGULAMADA"

"Konuya hukuki açıdan baktığımızda, 6222 Sayılı yasanın uluslararası standartlarda ve hükümleri uygulandığı takdirde şiddeti etkin olarak önleme gücüne sahip bir kanun olduğunu belirtmemiz lazım. Hatta, bu yasa çıkarıldıktan kısa bir süre sonra dönemin TFF yetkilileri tarafından Avrupa Konseyinde bir sunum yapılmış, orada dahi takdir toplamıştı. Fakat her nedense, bu son olay da dahil olmak üzere, bugüne kadar bu yasanın şiddeti önlemeye yönelik hükümleri bir türlü etkin olarak uygulanmamıştır. Kısacası sorun yasada değil, onu uygulamakla yetkili ve görevli olanların görevi yerine getiriş şekillerindedir."

"İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SORUŞTURMA AÇMALI"

"Hafta sonu oynanan maçta stada usulsüz seyirci girişini önlemek emniyetin göreviydi ve anlaşılan o ki İstanbul Emniyeti bu konuda kötü bir sınav vermiştir. Spor Bakanı'nın "10 kapı kırılarak biletsiz seyirci girişi var" demesi ve Spor Genel Müdürü'nün "Biletsiz bir kitle giriş yapmış" şeklindeki beyanları bu zaafın açık göstergesidir. Öte yandan, spor alanlarına usulsüz seyirci girişini, diğer bir ifadeyle biletsiz girmeleri önlemek emniyetin işidir, bu konuda Beşiktaş Kulübü'nün herhangi bir sorumluluğu yoktur. Kulübün sorumluluğunda olmayan bir durumdan ötürü cezalandırılması ise hakkaniyete aykırı olur. Bilakis, toplumsal önemi bu denli üst seviyede olan bir konuda İçişleri Bakanlığının İstanbul Emniyeti nezdinde bir soruşturma açması ve gerçekleri açıklığa kavuşturması daha sağlıklı olur."

Çarşı sessizliğini bozdu


"KANUNUN CAYDIRICILIĞINA SEKTE VURDU"

"Olaylar sırasında gözaltına alınan 67 kişinin ifadelerinin alınmasının ardından derhal serbest bırakıldığı anlaşılıyor. Oysa bu olay gelişimi itibarıyla gayet planlı ve organize bir eylem gibi görünmekte. Bu gibi organize eylemler karşısında savcılarımızın bizzat ifade alma yoluna gittikleri ve daha uzun gözaltı sürelerine başvurduklarını başka olaylardan biliyoruz. Hal böyleyken, Pazar günü oynanan derbi sonrası yapılan sorguların bu derece kısa sürmesi ve gözaltına alınanların savcılık ifadesine çıkarılma gereği duyulmadan serbest bırakılması da yasanın etkisini azaltıcı bir durum olmuştur ve kanunun caydırıcılığına sekte vurmuştur."

BEŞİKTAŞ'A CEZA VERİLMELİ Mİ?

"Olayların gelişimi ile ilgili pek çok iddia var. Bu olayları 'Beşiktaş taraftarının futbol terörü' şeklinde kolaycı bir açıklama yoluna gidip kulübe en ağır cezaları verelim diyerek işin içinden çıkmak yanlış olur. Maç sırasında tribünde cereyan eden kavgadan başlayarak tüm olayları bir arada ele almak ve bundan sonra bir sonuca varmak gerekir. Bu konu sportif bakımdan TFF Talimatları ışığında bir sonuca kavuşturulacaktır. Taraftar eylemlerinden ötürü kulübün sorumlu tutulması düzenlemesinin amacı kulüplerin cezalandırılması değil, sporda şiddet eylemlerine karışanlara karşı caydırıcılığın arttırılmasıdır. Ayrıca kulüp, sahaya giren kişilerle ilgili olarak savcılığı suç duyurusunda bulunmuş, olayın failleri hakkında dava açacağını bizzat Kulüp Başkanı Fikret Orman tarafından dile getirilmiştir. Dolayısıyla olayın gerçek failleri ile ilgili hukuki işlemler yapılırken, failin belirlendiği durumlarda kulübü sorumlu tutmak ve fiili işleyen kişinin yanı sıra ilgili kulübü de cezalandırmak TFF düzenlemelerinin ruhuna aykırı olur."

Olimpiyat'ta muştalarla saldırı


"TFF'NİN BEKLEMESİ TALİMATA AYKIRI"

"Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TFF yetkililerinin meseleyi önce hukuk kurullarına (PFDK ve Tahkim) sevk etme, oradan gelecek kararlar sonrasında hareket etme gibi bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. TFF yöneticilerinin bunu gerekçelendirirken de 'yönetim kurulu bir karar alırsa, kurullar bunun etkisi altında kalabilir. Bu da hukuki etiğe aykırıdır' gibi bir açıklama yaptıkları anlaşılıyor. TFF Talimatlarına göre Yönetim Kurulu'nun bu konuyu karara bağlamak için PFDK ve Tahkim süreçlerini bekleme gibi bir mecburiyeti yoktur. Bilakis, Talimat'ta da görüleceği üzere, TFF Yönetim Kurulu, bu tür durumlarla ilgili olarak karar verirken, müsabakanın hakemlerinin, gözlemcilerinin, temsilcilerinin, Merkez Hakem Kurulu ve Temsilciler Kurulu Üyelerinin, Disiplin Müfettişlerinin ve ilgililerin raporlarını ve her türlü delili göz önünde bulundurur. Bu verilerin hepsi TFF'nin elindedir. Bu noktada PFDK ve Tahkim kararlarının beklenileceğinin ima edilmesi akıllara 'buralardan belirli cezalar çıksın, bizde kararlarımızı onlar üzerine vermiş olalım ki Beşiktaş Kulübüyle bir sorun yaşamayalım' mantığının hakim olup olmadığını getirmektedir. TFF Yönetim Kurulu'nun güvenlik kapılarında yaşanan emniyet zaafiyetini, olay çıkaranların sahaya giriş şeklini, olayın bir provokasyonu andıran görüntüsünü ve Beşiktaş Kulübü'nün konuyla ilgili attığı olumlu adımları değerlendirip, PFDK ve Tahkim kararlarını beklemeden karar vermesi Talimat hükümlerine uygun olur."

Faciaya kıl payı