Bir de Dinyakos'u olsaymış...

Bir de Dinyakos'u olsaymış...
Bir de Dinyakos'u olsaymış...
Başbakan Erdoğan'ın futbolculuk macerası Çaykur Rizespor'un aylık dergisinde ayrıntılarıyla anlatıldı. Dergiye göre Erdoğan, Dinyakos ayakkabı giymek istemiş ancak ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için kramponları alamamış

 

Muhammet KAÇAR

RİZE - Çaykur Rizespor'un aylık dergisinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın futbol anılarına yer verildi. Yazıda, İmam Hatip Lisesi'nde okurken mahalle futbol takımının değişmez elemanı olan Erdoğan'ın pas atışı ve topa vuruş teknikleri ile Almanlar'ın ünlü oyuncusu Beckenbauer'e benzediği, bu nedenle lakabının, ‘Beckenbauer Tayyip' olduğu belirtildi.
Dergide ‘Fatih Sultan Kar' tarafından hazırlanan tarih bölümünde, Başbakan Erdoğan'ın futbol anılarına yer verildi. Yazıda, Başbakan Erdoğan'ın İmam Hatip'te okurken başlayan ve profesyonel futbola uzanan serüveni kaleme alındı, o döneme ait fotoğrafları ve futbolcu lisansı yayınlandı. Yazıda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan için, şöyle denildi:
“Tayyip Erdoğan, Beckenbauer gibi libero oynuyordu. Pas atışı ve topa vuruş şekilleri Alman oyuncu ile aynıydı. Bu yüzden takımdaki bazı oyuncular ona ‘Beckenbauer Tayyip’ derdi. İmam Hatip'te okurken mahalle futbol takımının değişmez elemanı olan Erdoğan, kısa sürede İstanbul Amatör Küme'de yer alan futbol kulüplerinin ilgisini çekti. 15 yaşındayken Camialtı Spor Kulübü'nden ilk transfer teklifini aldı. 1969 yılında kulüp kendisine tam 1000 lira transfer ücreti ödedi. O tarihte bu miktar bir öğrenci için oldukça iyi paraydı. Hayatını çok sevdiği futboldan kazanma düşleri gerçekleşiyordu.”
Başbakan Erdoğan'ın 1994 yılında Meydan gazetesine verdiği ve futbolculuk günlerini anlattığı röportajdan alıntı da yapıldı. Erdoğan, futbol sevgisini şöyle anlattı:
“Çok seviyordum futbolu. Benim için tutkuydu. Gece adeta uykularıma giriyordu. Fakat ilk dönemlerde babam futbol oynamama asla müsaade etmedi. Uzun bir süre futbolu babamdan gizli oynadım. Mesela top ayakkabılarımı hiç eve getirmezdim. Evimizin dışında kömürlüğümüz vardı. ‘Babam görmesin' diye kramponlarımı kömürlükte saklardım. Ayakkabılarıma gayet güzel bakardım. Gözüm gibi korurdum onları. Ben maçları yapar, eve gelir, o gün oyun oynadığımı babama hiç çaktırmazdım. Yaralandığım olurdu. Babam görmesin diye saklardım. Sakatlanıp ağrıdan kıvranırdım ancak babam eve gelince dişimi sıkar, sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranırdım. Ne kadar kötü olursam olayım babam anlamasın diye hiçbir şey hissettirmezdim.”

BABASI İZİN VERMEDİ

Camialtı Spor Kulübü'nde oynarken Erdoğan’ın yıldızının her geçen gün parladığı da belirtilen dergideki yazıda, bu başarısının ilk ödülü olarak ‘İstanbul genç karmasına' seçildiği belirtildi. Yazıda, o tarihte Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Şampiyonası'na gitmek için noter tasdikli, veliden alınmış izin belgesine ihtiyacı olduğu belirtilirken şöyle devam edildi:
“Çok sevdiği, sert mizaçlı babasını ikna etmek için araya dayısını koydu. Ahmet Reis'e durum anlatılınca korktuğu başına geldi. Babası hem gizli gizli futbol oynadığını öğrendi, hem de Türkiye Şampiyonası'na katılmasına izin vermedi. 1973- 74 sezonunda Camialtı'nda forma giyen Tayyip Erdoğan'ın iyi bir futbolcu olduğu Fenerbahçe Teknik Direktörü Didi'nin kulağına gitmişti. Düşvar İyiiş'le birlikte Erdoğan'ı izleyen ve beğenen Brezilyalı teknik adam, Tayyip'i transfer etmek istedi. Ancak Sultan Demircan ve Düşvar İyiiş'in ikna çabaları baba Ahmet Erdoğan üzerinde bir sonuç vermedi.“
1976- 77 sezonunda Fenerbahçe'nin başına Kaleperoviç’in geçtiği belirtilen yazı şöyle devam edildi:
“Kaleperoviç'in yardımcılığını İETT kulüp müdürü Erman Şarcı yapmaktadır. Buna rağmen sonuç aynıdır. Şarcı aralarında önemli bir yakınlık bulunan Erdoğan’a neden Fenerbahçe'ye gitmediğini sorar. O da, ‘Erman ağabey, nasip değilmiş’ der. 1973 yılında liseyi bitiren Erdoğan İETT'ye transfer oldu. İETT'nin işçi kadrosuna alınarak futbol oynamaya başladı. Camialtı Spor'da sembolik ücretler alarak top koşturuyordu. Artık düzenli bir maaşı vardı. Ayda 250 lira kazanıyordu. Hem üniversite eğitimini yapabilecek, hem de ailesinin geçimini sağlayabilecekti. İETT’de yedi yıl oynadı ve İstanbul şampiyonluğunu tattı.”

FORVET OLARAK BAŞLADI

Çaykur Rizespor Dergisi'nde Erdoğan'ın futbol yaşamına forvet olarak başladığı belirtilirken, oyun tarzının ünlü futbolcu Beckenbauer'e benzediği kaydedildi. Yazı şöyle sürdü:
“Futbol yaşamına forvet olarak başlayan Tayyip Erdoğan, 1978 yılından sonra libero mevkiine geçti. İETT Futbol Takımı'nda tıpkı dünya futbolunun önde gelen isimlerinden Beckenbauer gibi 5 numarayı giyen Erdoğan'ın topa vuruş stili de Alman yıldıza benzetiliyordu. Takım arkadaşı Sebahattin Ataol, ona neden ‘Beckenbauer Tayyip’ dediklerini, ‘O zaman, Tayyip de Beckenbauer gibi libero oynuyordu. Pas atışı ve topa vuruş şekilleri Alman oyuncu ile aynıydı. Bu yüzden takımdaki bazı oyuncular ona Beckenbauer Tayyip derlerdi' sözleriyle anlatıyor. Dinyakos ayakkabısı bile yoktu Tayyip Erdoğan'ın. Futbolculuğu döneminde bugünkü gibi kramponlar fazla yaygın olmadığı için Dinyakos marka ayakkabılar kullanılmaktaydı. Ancak, bu ayakkabılar da pahalı olduğundan, ailesinin ekonomik şartları iyi olmayan Erdoğan’ın Dinyakos almaya gücü yetmiyordu. Bunun en yakın tanığı da Erokspor’daki takım arkadaşı Ercan Arslan’dır. Arslan, ‘O zamanlar, Dinyakos ayakkabılar vardı. Parası olan yaptırırdı. Tayyip ağabey de bu ayakkabılara hastaydı. 1972 yılında dayım Almanya‘dan bir spor ayakkabısı göndermişti. Tayyip ağabey, o ayakkabılarımı çok beğenmişti’ diye anlatıyor Erdoğan’ın futbol ayakkabısı tutkusunu.”

ERDOĞAN'LI İETT, FENERBAHÇEYİ YENDİ

Dergideki yazının sonunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın futbol hayatında unutamadığı maçlardan birisinin Fenerbahçe ile oynadıkları hazırlık maçı olduğu belirtildi. Yazıda, “Erdoğan’ın takımı Dereağzı’nda Alparslan, Fuat, Ziya gibi şöhretli oyuncuların karşısında karşılaşmayı 2-1 kazanmıştı. Kaptanlık yaptığı İETT şampiyon olunca, Erdoğan, ‘Takdirli işçi kadrosu’ndan İETT’de geçici olarak işe alınıyor. Daha sonra sınavı kazanarak daimi işçi oluyor. Hem çalışıyor hem futbol oynuyordu” denildi.

DİNYAKOS AYAKKABI NEDİR?

1950-1960'larda üretilen el yapımı kramponlardır. Ayakkabıları yapan İstanbullu Rum zanaatkar Dinyakos ismiyle özdeşleşmiştir.(dha)