Bir efsane bitiyor

İnönü Stadı'nın futbolseverler gözündeki yeri her zaman ayrı olmuştur. Şimdi Beşiktaş'ın olan stat tarihi boyunca bütün İstanbul kulüplerine ev sahipliği yaptı, bilindiği gibi...
Haber: YETVART DANZİKYAN / Arşivi

İnönü Stadı'nın futbolseverler gözündeki yeri her zaman ayrı olmuştur. Şimdi Beşiktaş'ın olan stat tarihi boyunca bütün İstanbul kulüplerine ev sahipliği yaptı, bilindiği gibi... Dolayısıyla artık kendilerine ait statları (biliyorsunuz 'cehennem' deniyor atık özel statlara) olsa da Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarlarının gözünde de İnönü'nün yeri ayrıdır.
Ve İnönü'nün kalbi: kapalı tribün. Bir zamanlar üç büyük kulüp taraftarının ele geçirmek için savaşlar verdiği, uğruna karda kışta sabahlanan o kutsal mabed. Doğaldır ki Beşiktaş taraftarı için çok ama çok önemli bir mekan. Lafı çok dolandırdım, sadede geleyim: Beşiktaş Yönetimi, İnönü Stadı'daki kapalı tribünün üst katını loca yapıyor. Evet, tribün havasını solumayanlar için belki de hiçbir şey ifade etmeyen düz bir haber bu. Ama İnönü Stadı'nda bir kez bile maç seyretmiş bir futbolseverin yüreği cız edecektir, buna eminim. Şimdi siz varın bir de bu tribünü kendine yurt bellemiş Beşiktaş taraftarının halini düşünün. Gerekçe 'UEFA istiyor.' Ancak kapalı tribün seyircisi pek ikna olmuş değil.
Geçtiğimiz hafta boyunca internet forumlarında sadece bu konu tartışıldı, isteyen herkesin katılabildiği bir de açık hava toplantısı yapıldı. Beşiktaş tribününün kendine has 'birlikte karar alma' tavrı burada da ortaya çıktı ve ne yapılacağı tartışıldı. Yönetimin önerisi açıktı: 'Alt katı size verelim, kombine bilet alın, orası sizin olsun. Ya da siz bilirsiniz. İşte kale arkası.' Amigo Alen'in de katıldığı toplantıda mevzileri terketmeme, 'kapalı'yı 'loca'lara bırakmama kararı alındı. Evet futbolseverler, size işte buradan duyuruyorum, şöhretini yıllardır duyduğunuz, kapalı tribün artık yok.
Gerçekten beni ve birçok taraftarı hayli yaralayan bir karar oldu bu.. Hatta eminim 'tribün ruhu' denen şeye önem veren Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarının da sevmeyeceği bir karar olacaktır bu. Ama 'savaşçılar' herhalde pek sevinecektir. Çünkü gerçekten İnönü Stadı'nın 'kapalı'sı herhangi bir tribün değildi. Oranın bir 'ruhu' vardı. Taraftarın coşkusunu, hırsını, delifişekliğini, gücünü, fırlamalığını temsil eden, birleştiren bir ruh. Ve Beşiktaş taraftarının en büyük gücü idi o tribün. Sadece diğer tribündeki Beşiktaş taraftarlarının değil, futbolcular, yönetim, hakem, rakip takımın futbolcuları ve taraftarlarının her maç sürekli gözledikleri, 'ne tepki verecek acaba' diye merak ettikleri bir tribün. Ve sadece maçı yönlendiren bir tribün de değildir 'Beşiktaş kapalı'sı. Ortak karar alınan, gerektiğinde yönetimle ya da takımla nasıl bir mesafe konacağını 'birlikte' saptayan, hatta yönetim bile deviren bir yerdir kapalı. (Kimbilir, belki de Bilgili yönetimi biraz da bu kaygı ile 'UEFA' talebini emir telakki etmiş, hatta 'vur' denilince öldürmüştür. Zira kapalı üst katın sadece bir bölümü değil, komple üst kat localara ayrılmış durumda.) Ama 'kapalı'yı bir cümle ile tarif etmek gerekirse; o '12. adam' dedikleri var ya, işte o 12. adamın oturduğu ve futbol takımına asıl itici gücü veren yerdi kapalı tribün. Dolayısıyla Beşiktaş yönetimi sadece bir geleneği, ruhu değil en önemli avantajını da kendi elleriyle çope atmış oldu.
Şimdi gelecek cevapları da kestirebiliyorum. 'Kapalı'yı üç katlı yapacağız, o zaman taraftar eski yerini alacak' denecektir. Ama ben pek emin olamıyorum, belki o zamana kadar 'loca' ve 'kombine' satmanın daha avantajlı olduğu görülür, yeni 'yönetim kriterleri' çerçevesinde... Bir başka cevap ise 'UEFA böyle istedi. Yapacak bir şey yok' olacaktır. Ama az önce söylediğim gibi eminim bu 'gücü' ve 'geleneği' çöpe atmayacak bir formül bulunabilirdi. Aklıma gelebilen son ve en 'soğuk' cevap ise şu: 'Yeni kulüp yönetimi tarzı, bu tür gelirlere önem veriyor. Artık futbolun yeni kuralları bunlar.' Bu tabii en kan dondurucu cevap olacaktır. Buna söyleyecek pek bir şeyim yok. Bir tek şunu söyleyebilirim; Futbol alemi, teknik ve mekanik kararların alındığı bir mühendislik, 'businnes' alemi değildir, 'katı kurallar'a gelmez. Futbolda her zaman rasyonalite kazanmaz.