Bir yüzyıl daha gider mi böyle?

Sezonun mizacı: Kâğıt üzerinde, puantaj itibarıyla çekişmeli, ama ne yazık ki daha ziyade 'sefalette eşitlik'. Şampiyonluk adayları hiç ikna edici değil, kifayetsizlikleriyle orantısız hırsları bize gerginlik olarak dönüyor.
Haber: TANIL BORA / Arşivi

Sezonun mizacı: Kâğıt üzerinde, puantaj itibarıyla çekişmeli, ama ne yazık ki daha ziyade 'sefalette eşitlik'. Şampiyonluk adayları hiç ikna edici değil, kifayetsizlikleriyle orantısız hırsları bize gerginlik olarak dönüyor. Maalesef, 'oligarşinin' bu çöküntüsünü değerlendirebilecek bir yoksul ama onurlu delikanlı da yok ortalıkta. Ne dersiniz, 'haksız rekabetten' arındırılmış ve vasıflı bir çekişmeye kavuşur muyuz, yoksa daha bir yüzyıl böyle mi gider?
Fenerbahçe'nin mizacına uygun bir şampiyonluk oldu mu peki? Oynanan oyun, geçmiş yıllarda Alman mürebbiyeler elindeki Fener'in, kendi karakterine uygun görülmeyen taktik terbiyesinin gerisindeydi aslında. Karşılığında bir 'Berezilya' neşeşi yaşandığı da söylenemez. Toplam kalitesinin göreli üstünlüğüyle kazandı Fenerbahçe. Emek kahramanları: Aurelio-o şimdi Türk; ve Tuncay-o artık sahiden kendini geliştireceği bir yere gitse... Tabii bir de 'Cumhuriyet' meselesi var. Cumhuriyet kavramından esasen vatandaştan, adaletten evvel asıl devletin bekasını anlayan 'Türk Cumhuriyetçiliğine' benzer biçimde, 'Fenerbahçe Cumhuriyeti' de tehdit algılamalarını ve düşman konseptlerini bileyerek geçirdi sezonu. Bir yüzyıl daha böyle mi gidecek?
Bursa 'hesap kapattı'
'Fener'e tur attırmama' azmindeki Trabzonspor, emeline erişebilirdi. 30 puanla ikinci devrenin lideri durumundalar, Gökdeniz Karadeniz ise uzak ara asist kralı.
Beşiktaş, yandaşı yorumcuların bile helal etmediği kupası, müstafi teknik direktörü, envai çeşit 'haber üreten' müzevirleri, sakatları, cezalıları, mızıkçıları ile, 'Timsah'ın intikam açlığıyla orantısız bir kayıtsızlık içindeydi Bursa'da. Bursaspor, ta iki hafta önce, 'Bu yolda nice maçımızı seyircisiz oynadık, yüzbinlerce YTL ceza ödedik, üç senedir bunu bekliyoruz' diye tirildetici bir açıklama yapmıştı. Dertsiz tarafından 'hesaplarını gördüler', artık bu asabiyet de bitmiş olsun.
Galatasaray, son dakikada Sivasspor'un Fenerbahçe menşeli Gürhan'ından yediği golle, matematiksel şampiyonluk şansını ve ikinciliği ele geçirme fırsatını kaçırdı. (Zaten aslan aslında bütün kediler gibi biraz tembel ve ehlikeyf bir mahluktur.) İkincilik şansı ve Ümit Karan'ın krallık iddiası hâlâ devam ediyor.
Rize dış saha fakiri
Kalan maçların hepsi, düşme mücadelesini ilgilendiriyordu. Bunlardan en dramatiği, Gençler-Rize maçıydı. Son 25 dakikası, kısa film müsabakalarında gösterilebilir. Gençler kaleciyle karşı karşıya atamadı, karşı atakta golü yedi; 79'daki beraberlikten sonra kaleciler karşılıklı müthiş toplar çıkardılar ve geçen hafta 90+'da kornerden mucizevi bir puan kazanan Rize, 90+'da frikik topundan mağlubiyet golünü yedi. Gençler toplamda sekiz hafta sonra, evinde ise 20. haftadan beri ilk kez kazandı. Rize cem'an beş puanla, dış saha klasmanında lig sonuncusu.
Oysa Ankaragücü tam da deplasmanlar sayesinde yaşıyor. Haftanın sürprizini yaparak, Antalya'da beşinci deplasman galibiyetini aldılar. Dış saha klasmanında beşinci sırayı tutuyorlar. Antalyaspor, 8 haftada 18 puanla açlığını yatıştırdıktan sonra 6 haftadır üç puana tamah ederek ciddi tehlikeye girdi.
Ligin en 'hiçbir şeyle alakasız' takımı Ankaraspor, 'ihtiyaç sahibi' Denizlispor'a yenilmeyerek, ciddiyet mansiyonu kazandı. 17. beraberliklerini alarak bir rekor da kırdılar. 3 puanlı sistemde daha önce en fazla beraberliği yine 17 yenişmezlikle 1987/88'de Karşıyaka almıştı (ama 20 takımlı ligde), 1986/87'de de Gençlerbirliği (ama 19 takımlı ligde).
Manisa'ya rahat yok
İddiası gevşeyen Kayserispor ise 'ihtiyaç sahibi' Antepspor'a yenilerek bu sezon evindeki ilk yenilgisini aldı, evinde hiç kaybetmeyen bir onlar kalmıştı. 5 haftadır iki puan alan Antepspor'un yüzüne su serpen bir galibiyet.
Kupa finalinde gadre uğrayan Erciyesspor, erkenden geri düşmesine rağmen Sakarya'da kazanarak inadını devam ettirdi. Önümüzdeki haftanın 'thriller'ı: Erciyes-Antalya!
40 barajını geçmişlerden Konya ile Manisa'nın maçında, geçen haftaki gibi geç bir gol bulan Konyaspor kendini ta altıncılığa atarken, Antep'e gidip Denizli'yi ağırlayacak olan Manisaspor'a rahat yok.
Haftanın bir karakteristiği, işi bitirme telaşıyla erkenden atılan gollerdi: Trabzon 2, Denizli 3, Sakarya 3, Fener 4. Antep 4, Bursa 10, Galatasaray 12'de sayı yaptı. Diğer bir karakteristik, can havliyle son dakikalarda hayat kurtaran goller: Fener 85, Konya 86, Sivas 90, Gençler 90+. Bir de sıfırdan ve kalecinin burnu dibinden atılan tilki golleri: Gürhan (Sivas), Bebbe (Ankaragücü), Yusuf (Denizli).
Dün sahalardaki Anneler Günü 'mesajlarının' çokluğuna dikkat ettiniz mi? Nasıl da ana kuzusudur futbolcu milleti, değil mi!