Bir zamanlar Hrant Dink vardı!..

Birikim dergisinin 2005 Mayıs-Haziranı'nda çıkan 193-194. sayısındaki 'Ermeni sorunu' dosyasının başlığıydı: 'Bir zamanlar Ermeniler vardı.' Türkiye'de spor alanında da bir zamanlar Ermeniler vardı.
Haber: TANIL BORA / Arşivi

Birikim dergisinin 2005 Mayıs-Haziranı'nda çıkan 193-194. sayısındaki 'Ermeni sorunu' dosyasının başlığıydı: 'Bir zamanlar Ermeniler vardı.' Türkiye'de spor alanında da bir zamanlar Ermeniler vardı. Spor araştırmacıları, Üsküdar'da Ermenilerce kurulan Raffi'yi, İstanbul'un ilk atletizm ve jimnastik kulübü sayıyorlar. Kendi parasına cemaatin topladığı yardımları katıp 1912 Olimpiyatları için Stockholm'e giderek ay-yıldızlı formayla yarışan Vahram Papazyan, unutulan bir spor efsanesidir. Basketbolun İstanbul'daki öncülerinden biri, 1930'larda Beyoğlu Halkevi'nde antrenörlük yapan Rupen Semerciyan'dır. İlk basketbol milli takımının kuruluş çalışmalarını da o yürütmüştür. Teniste, Vahram Şirinyan, 1925-1936 arasında Türkiye şampiyonalarının daimi galibiydi.
Nor Şişli ve Şişlispor
1940'larda Arevyan-Uncuyan ikilisi çiftlerde, 1960'larda ise Vartan Tetikbaşı tek erkeklerde Türkiye'nin bir numaralarıydılar. Masatenisinde de milli takımda yer alan Ermeni sporcular vardır. Yüzücü Harutyun Artan, Zareh Kalpakçiyan ve atlet Hagop Yavruyan 1937-40 arası Balkan Olimpiyatları'nda Türkiye'yi temsil ettiler. Boksta Varujan Köseoğlu, Vahriç Melkonyan ve Garbis Zakaryan, 1960'larda Türkiye şampiyonluğu kazandılar. Garbis Zakaryan, daha sonra antrenör olarak şampiyon boksör Cemal Kamacı'yı yetiştirmiştir. Levon Ciknavoryan 1950 Türkiye golf şampiyonudur. 1950'lerin sonunda milli halterci kadrosunda yer alan isimlerden biri, Sarkis Güllap'tır. Jirayir Ohanyan Çakır, 1977-81 arasında iki dönem Satranç Federasyonu Başkanlığı yapmıştır.
1926'da Ermeni cemaatinden sporseverlerce kurulan Nor Şişli kulübü, 1940'a kadar, bu başarılı sporcuların birçoğunun yuvasıydı. Birçok dalın yanı sıra futbolda da kendinden söz ettiriyordu. 1941'de meşhur ve zelil '20 Kura' olayı ile yönetici ve sporcularının çoğu askere alındı. Döndüklerinde kulüp binalarına el konulduğunu, içindeki her şeyin, şampiyonluk kupaları ve madalyalarla beraber 'yok' olduğunu gördüler. Çöken kulüp, 1946'da Şişlispor adıyla diriltilmeye çalışıldıysa da eski parlak günlerine erişemedi. Bugün sadece voleybol ve basketbolda faaliyet gösteriyor. 1965'te Kumkapı'da kurulan Zaraspor da bugün İstanbul 2. amatör kümesinde çile dolduruyor.
Başarılı bir kulüp
Asıl bahsetmek istediğim, Taksim Spor Kulübü'dür. 1940 yılında, Galatasaray'dan ayrılanların kurduğu Ateş-Güneş, Nor Şişli ve Kale kulüplerinin kalıntılarının bir araya gelmesiyle oluşturuldu. Ağırlıkla Ermeni cemaatine dayanıyordu ama bünyesinde Türk sporcular da bulunuyordu. Futbolda temayüz eden Taksim, 1950'lerin ortalarından 1960'ların sonlarına dek, gayet başarılı bir kulüptü. 1965-67 arasında iki sezonda toplam iki lig maçında Galatasaray kalesini koruyan Yervant Balcı da Taksim'den yetişmedir. Taksim, 1956/57 İstanbul amatör küme şampiyonu oldu. 1963/64, 1964/65 ve 1966/67 sezonlarında İstanbul profesyonel mahalli lig şampiyonluğunu kazandı. En önemlisi, bu son mahalli lig şampiyonluğu ile Türkiye 2. Ligi'ne terfi etmesiydi. 1967/68'de, bir sezon oynadı 2. Lig Beyaz Grup'ta. 38 maçta 5 galibiyet, 10 beraberlik, 23 yenilgiyle sonuncu olarak küme düştü. Hrant Dink'in memleketinin takımı Malatyaspor'la birlikte!
Renkleri sarı-kırmızı Taksim'in. Futbol Federasyonu yıllıklarından izini sürüyorum. 2 bin 500 üyesi varmış o zaman. Kulüp Başkanı, 1966'da Mardiros Toran, 1969'da Dikran Baltacıoğlu. Teknik direktörler, Arto Vartanyan ve Harun Boğazyan. 2. Milli Lig'de oynarkenki antrenörleri ise Garbis İstanbulluoğlu (İstanbulyan). Dikkat, beş kez A milli takımda yer almış 'Tenekeci Garbis' bu! Yönetim kurulu tamamen Ermenilerden oluşan kulüpte Türk sporcuların da yer aldığından söz etmiştim. Örneğin İstanbul profesonel mahalli lig şampiyonluğunu kazanan kadroda, 16 Ermeni ve dokuz Türk yer almış.
Başkan, Sarıyerli Garo
Bugün hâlâ var Taksim spor kulübü. Ama eski ehemmiyetinden uzak. Kuytuda, zor zahmet sürdürüyor etkinliğini. Başkanları: 1970'lerin başındaki Sarıyer'in büyük golcüsü Garo Hamamcıyan. Profesyonel futbolun vitrinindeki son Ermeni'ydi o.
Çeşnilik bir 'renk' olmaktan öte, 'buralı' mümtaz şahsiyetlerdi, andığım ve anamadığım bütün bu sporcular, keza Taksim kulübü ve diğerleri. Bugün böyle Ermeni sporcular niye yok, Taksim niye tutunamadı? Cemaat küçüldüğü için mi? Peki niye küçüldü; küçülmekten öte büzüldü, içine kapandı o cemaat?
Türkiye'deki Ermeni cemaatinin 'görünmezleşmesi'ne son vermek için Agos gazetesini çıkaran iyilik timsali Hrant Dink'in, şu fotoğraftaki minik futbolcu haline bakın da, düşünün biraz.