Birbirlerini 'kurban' etmediler

Birbirlerini 'kurban' etmediler
Birbirlerini 'kurban' etmediler
Bursa da Fenerbahçe de 'Bayram öncesi' taraftarını sevindiremedi ve liderin puan kaybettiği haftada fırsatı değerlendiremedi. Volkan, kurtarışlarıyla yıldızlaştı.
Haber: KENAN BAŞARAN - kenan.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

Milli takım adeta bir Yemen! Zira giden geri gelmiyor. Hatta bütün milli takımlar için bunu söyleyebiliriz. Brezilya uğruna çıkılan yolda umutlarımız tükenirken şampiyonluk mücadelesi veren ekiplerin oyuncuları da ya sakat döndü veya adları kavga dövüşe karıştığı için moral motavisyon kaybına uğradılar.

Alex sonrası iki fiyakalı galibiyet alarak, kriz sancılarını hafifleten Fenerbahçe ’nin Bursa’da ne yapacağı çok önemliydi çünkü Gökhan, M.Topal, Mehmet Topuz, Meireles ve Yobo gibi mihenk taşları İstanbul ’da bırakılmıştı. Hani, “Bu Fener’i yenemeyeni döverler”di denilebilecek bir kadroyla 5. şampiyonun karşısına çıkmışlardı. Ama Yeşil-Beyazlılarda iki sezondur süren bir kriz hali var. Taraftar yönetimin transferlerde geciktiğini ve bu yüzden Avrupa Ligi’ne kalınamadığını söyleyerek tribünleri doldurmuyor. Fakat rakip ‘Bizans’ diye belledikleri bir İstanbullu olunca ‘iç kavga’lar dün bir yana bırakıldı. Hatta, 80 ve 90’lara özgü o büyük maç öncesi futbolcuları baklava ile motive etme eylemini de gerçekleştirdiler. Zaten bu işte en çok ısrar eden de bir Bursalılar kaldı galiba...
Hasılı, Bursa’da dün evsahibi, üç haftalık beraberlik serisine galibiyetle son vermek, ‘yeni Fenerbahçe’ ise kadro zaafiyetine rağmen kazanmayı başarmak istiyordu. Maça Bursaspor daha arzulu başlarken ‘eksik Kanarya kadrosu’, hem rakibi hem de kendini ölçüp tartmaya çalışıyordu. 7’de Pinto’nun yoklamasında Volkan topu bloke etti ama 11’de yapacağı bir şey yoktu zira vuruşu yapan arkadaşı Kesimal’dı. Belluschi ile başlayan atakta Murat, cezasahasına şut-orta karışımı bir top çıkardı elbette uzaklaştırma niyetiyle topa vuran Serdar Kesimal kendi ağlarını yolladı: 1-0. 

18’de tribünlerin sevgilisi Batalla, ‘yarın penaltı’ kıvamında köşeleri değil Volkan’a nişanladı. 23’te nihayet ağız tadıyla mevkisinde oynayan Krasiç, sağdan ortaladı Sow da kafayla eşitliği sağladı: 1-1. Sow, bu golle milli takım arasında kendisinin futbol hayatını bitirenlere de galiba bir cevap vermiş oluyordu: Ben sakat değilim. Bu gol de raporum olsun!.. 

Fenerbahçe, beraberlikle birlikte inisiyatifi daha fazla ele almaya başladı. 38’de Caner’in serbest vuruşunda Carson topu güçlükle kornere çelerken, devrenin son pozisyonunda da Selçuk’un uzun topunda Krasiç, Carson’dan önce halme yapabilse soyunma odasına da üstün gidecekti. 

İkinci devreye Kocaman, Krasiç-Stoch değişikliğiyle başladı ki hakkı da vardı. Krasiç’in asist dışında kanadını rakibi yıpratıcı biçimde iyi kullandığı söylenemezdi. İkinci bölümün ilk tehlikesini de evsahibi yarattı. 49’da Batalla’nın harika pasında Murat, Volkan ile karşı karşıya kaldı ama yakın mesafeden vuruşunu terübeli kaleci çıkarmayı başardı. 

İkinci 45 dakikada Bursa adeta tek kale oynadı. 59’da tecrübeli Ömer, 63’te ise 2 yıllık profesyonel Okan ile gole yaklaştılar ama Bellusch’nin şutu en heyecanlısıydı. Top defansa çarptığı için kontrpiyede kalsa da Volkan, kedi çevikliğiyle topu çizgi üzerinde yakaladı. 71’de ve 88’deki Caner’in, Carson tarafından çıkartılan kopya şutları zevahiri kurtarır mı bilemem...
Galibiyeti Bursaspor kaçırdı. Rıdvan Dilmen, tabiriyle bu kadar eksikle Fenerbahçe, oynamadan da 1 puana rıza gösterirdi. Sarı-Lacivert’teki en büyük sorun ofansif bölgedeki yaratıcılık eksikliğiydi. Dün için bu affedilir ama ‘as takım’la da bu sıkıntı sürerse akla kimin geleceği de malum!...