'Bizim işimiz saha içiyle'

Euro 2004 yolundaki son randevu olan, 11 Ekim'deki İngiltere maçına çok az bir süre kala özellikle Britanya cephesinden gelen ve çoğu provakasyon niteliği taışyan haberlere karşı Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, Türkiye Spor Yazarları Derneği Levent Sosyal Tesisleri Aydın Doğan Eğitim Merkezi'nde, menajer Can Çobanoğlu ve TSYD Genel Başkanı Onur Belge ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi.
Haber: BİLAL MEŞE / Arşivi

İSTANBUL - Euro 2004 yolundaki son randevu olan, 11 Ekim'deki İngiltere maçına çok az bir süre kala özellikle Britanya cephesinden gelen ve çoğu provakasyon niteliği taışyan haberlere karşı Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, Türkiye Spor Yazarları Derneği Levent Sosyal Tesisleri Aydın Doğan Eğitim Merkezi'nde, menajer Can Çobanoğlu ve TSYD Genel Başkanı Onur Belge ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Güneş'in görüşleri şöyle:

  • Futbolun sosyal ve ticari yönünü görüyoruz, bir oyun olduğunu da biliyoruz. Futbolun sadece futbol olarak kalmasını istiyoruz. Ama futbolun barışa, dostluğa ve kardeşliğe katkı yapmasını düşündüğümüz ve bildiğimiz halde, maalesef zaman zaman istemeden de olsa gerginliğe, kavgaya öncülük yapıldığını görüyorum. Biz buna asla izin vermedik. Ben ve ekibim, federasyon başkanı ve yönetim kurulu üyeleri de. Her zaman fair-play içinde olduk. Aynı zamanda fair-play ruhu içinde örnek bir takım olduğumuzu tüm dünyaya gösterdik. Biz bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Son günlerde zaman zaman kamuoyuna yansıyan olumsuz düşünceler tamamiyle bizim dışımızda gelişiyor.
  • Biz asla futbolumuzu, oyunumuzu sahanın dışına çekmeyeceğiz. Daha önceki maçlarımızda olduğu gibi, kendi sahamızda futbolumuzu oynayarak, keyif alarak, ama 11 Ekim geldiği zaman şölen havasında, gelen takımı da Türk misafirperverliğine uygun bir biçimde ağırlayarak, ama oynadığımız oyunla, kendi gücümüzü onlara kabul ettirerek, iyi bir sonuçla buradan ayrılacağız. Hedefimiz budur. Bize yakışan da, bizden beklenen de budur. Bunu, kendime ve ekibime güvenerek söylüyorum. Çünkü biz tesadüfen buraya gelmedik. Çalışmamızın ve emeğimizin karşılığında geldik ve hakettiğimiz değerleri almak istiyoruz.
  • Yeni takımların vitrine çıktığını görüyoruz. Bunların başında da Türkiye geliyor. Bu gelişmenin devam etmesi bence dünya futbolunda yeni devrimlerin olacağının işaretidir. Çünkü alttan yukarı gelip yükselen takımların değerlerinin artması, dünya futbolunda dengeleri arttırıyor.
  • İngiltere maçından sonra ne yaptığımızı bütün dünyaya daha iyi anlatma fırsatı bulacağız. Çünkü bu sadece bizim için değil, dünya futbolu için de önemli. Onlar da bizi merak ediyor. İngiltere maçına çıkarken bütün bunları düşünerek çıkacağız. Oyuncu kadrosuna baktığımız taktirde yetenekleri oldukça fazla. Onlarla herşeyi konuştuk. Kendileri zaten maçın bilincindeler. Kulüplerinde kendi lig ve Avrupa Kupası maçlarını oynayacaklar. Ama kafalarının bir tarafında da bu yılın dev maçı olan İngiltere maçı olacaktır.
  • Oyuncularımız yaptıklarıyla ülkeye çok şey kazandırmaya devam ediyorlar. Oynayacağımız İngiltere'nin oyuncularının kazandığı, bizim oyuncuların üç veya beş misli, bazen 10 misli fazla. Bu bizim için hiç önemli değil. Ölçü de değil. Çünkü biz böyle büyüdük. Biz duygularıyla, becerisiyle, özgür düşüncesiyle, yaratıcılığımızla dünya futboluna renk katıyoruz. Kazandığımız parayla değil, oynadığımız futbolla değerimizi gösterdik. Onun için, bizim dışımızdaki kavga ortamına biz hiç girmiyoruz. Girmek de istemiyoruz. Dikkate de almak istemiyoruz.
  • Basından ricam var; olmayan haberleri olmuş gibi göstermeyin. Biz, kendi mesleğimizdeki kişilere de oyunculara da saygı duyuyoruz. Çünkü onlar emek veriyorlar. Oynadıkları oyunlarla kitleleri harekete geçiriyorlar. Dostluğa, barışa, kardeşliğe katkı da yapıyorlar. Ama bunu slogan haline dönüştürüp de, olumsuz beyanlarla kavganın nifak tohumlarını atmak doğru değil.