Boynuz kulağı yine geçemedi

Bülent Korkmaz Galatasaray'dan bir türlü kopamıyor! Geçen sezon ligde ve kupada Erciyesspor'un başında üç kez Galatasaray'la karşı karşıya gelmiş ve Sarı-Kırmızılıların oldukça canını yakmıştı.
Haber: EFKAN BUCAK / Arşivi

Bülent Korkmaz Galatasaray'dan bir türlü kopamıyor! Geçen sezon ligde ve kupada Erciyesspor'un başında üç kez Galatasaray'la karşı karşıya gelmiş ve Sarı-Kırmızılıların oldukça canını yakmıştı. Bu sezon daha devre arasına gelmedik ancak Bülent hoca ikinci kez eski takımına karşı mücadele etti. Ancak sanırız Bülent hoca Erciyes'teki günlerini arıyordur zira Bursaspor'un başında Galatasaray'a karşı aldığı 1-0'lık yenilgiden sonra dün de Gençlerbirliği'nin başında eski camiasına diş geçiremedi.
İki takımın da durumu kritikti aslında. Cim Bom, hafta içi UEFA Kupası'nda Helsingborg karşısında denize dökülmüştü. Gençlerbirliği'nin durumu malum... Herhalde İkinci Lig'e düştükleri 1987-1988 sezonundan bu yana tarihlerinin en kötü günlerini geçiriyorlar. Alkaralar'da ikinci dönemini yaşayan (Daha önce Mesut Bakkal'ın asistanıydı) Korkmaz'ın da dediği gibi takımın en büyük derdi ruhsuzluk. Carle, Promise, Kahe gibi kaliteli yabancılara ve yetenekli genç yerlilere sahipler ancak 'takım kimyası' denilen şey Alkalar'da yok gibi.
Dört ilginç gol
Dünkü maçın bir özelliği de Aslan'ın geçen sezon Fenerbahçe maçından kalan beş maçlık su faturasını ödeyip ilk kez lig maçında taraftarlarının karşısına çıkmasıydı. Ancak tribünlerde büyük boşluklar dikkat çekiyordu, herhalde Sarı-Kırmızılı taraftarlar cezanın devam ettiğini sanıyordu!
Maçın kaderini belirleyen, savunmalara çarpan ve kalecileri kontrpiyede bırakan şutlardı. Bu şekilde dün dört gol seyrettik. İlki henüz 3. dakikada konuk ekipten geldi. Kerem'in ceza sahası dışından çektiği pek de sert olmayan şutta top, dün dört yıllık Galatasaray kariyerinde ilk kez sahaya kaptan olarak çıkan Song'a çarptı ve çoktan ters köşeye yatmış olan Orkun'un bakışları arasında ağlarla buluştu: 0-1.
Gol öncesi tezahürat yapan Galatasaray taraftarları gol olurken ve gol sonrası hiç istifini bozmadan aynen tezahuratlarına devam ettiler, belli ki takımlarına güvenleri tamdı. Futbolcular da bu güveni boşa çıkarmadı. 12'de Mehmet Topal'ın uzaktan şutu Tuna'ya çarpıp yön değiştirirken, topa çaresizce bakma sırası Gökhan'daydı: 1-1. İlk yarı boyunca kendi yarı sahasına gömülen Gençlerbirliği karşısında Cim Bom bol bol şut çalışması yaptı. 29'da sağdan kullanılan köşe vuruşunda Arda'nın kafasını Gökhan çıkardı. Arda bir dakika sonra bu kez soldan ceza sahasına girerken Gökhan'ı denedi. Tecrübeli eldiven yine başarılıydı ancak boşta kalan topu Aslan'da ilk 11'in sürpriz ismi Serkan ağlara gönderip ilk yarının skorunu belirledi: 2-1. İlk devre ev sahibinin 11, konuk ekibinse iki şutu olması, bu bölümün nasıl geçtiği hakkında size bir fikir verebilir.
Sıkıcı geçen ikinci yarı
İkinci yarıya iyi (daha doğrusu şanslı) başlayan Aslan'dı. 50'de Barış'ın sağdan ortasında Lincoln'ün ceza sahası içinden vuruşunda top yine günün bahtsız ismi Tuna'ya çarptı. Meşin yuvarlak kaleye süzülürken Gökhan çoktan yere yatmıştı bile: 3-1.
Maç aslında bu noktada bitti. Geri kalan kısım orta saha mücadelesi, zayıf şutlar ve Gençlerbirliği futbolcularının iki pozisyondaki penaltı
itirazlarından ibaretti. 90+3'te, kendisine çarpan iki topu ağlarda gören Tuna'nın kafasında top Mehmet Topal'a çarparak ağlara gitti ve skor 3-2 olarak tescillendi.