Brezilya meğer Samba ülkesiymiş

Brezilya meğer Samba ülkesiymiş
Brezilya meğer Samba ülkesiymiş
Hollanda maçı sonrası sanki 2 maçta 10 gol yememişler gibi sambayla eğlenmeye devam eden Brezilyalıları görünce anladım ki bu ülkede samba futboldan baskın geliyor.
Haber: VOLKAN AĞIR / Arşivi

Bir süredir Sao Paulo'da bulunduktan sonra Dünya Kupası'nın son 2 maçı için Rio de Janeiro'ya gitmeye karar vermiştim. Gelişim biraz sancılı olsa da 6 saat otobüs garında bekledikten sonra sabaha karşı 6.10'da bindiğim otobüsten 12 civarı indiğimde rahata erdim. Maracana semtindeki evime, evim diyorum çünkü Haziran'ın son iki haftasını burada geçirdim, varıp ev arkadaşlarımla hasret giderir gidermez eve yeni yaşınan Hollandalı Marlijne ile maçı izlemek için Copacabana'ya doğru yola koyulduk.

Brezilyalı yok denecek kadar az
Hollanda'nın rakibi Brezilya'ydı ama sokaklarda Brezilyalılar o kadar da fazla değildi. 10 kişiden 5'i Arjantinli, 3'ü Hollandalı, 1'i Alman diğeri de Brezilyalı'ydı. Dünya Kupası'na ev sahibi olduğu bir ülkede en azından 3.'lük derecesi için heyecanlanan Brezilyalılar olmalı diye düşünüyordum ama hiç de durum öyle gözükmüyordu. FIFA'nın kurduğu taraftar alanına doğru ilerlerken, Meksikalı, Perulu, Kolombiyalı, Arjantinli, Almanyalı ve haliyle Hollandalılar vardı ve kalabalığın çoğunu oluşturmaktalardı. Maçı izleyeceğimiz alana girdik ve maçı beklemeye başladık 2 Hollandalı, bir Şilili ile.

Klasik Müzikle maça başlanır mı?

Maçın başlamasına 1 saat vardı ve maç öncesi dev ekranda maçın heyecanını yaşamak için herhangi bir şey izletilmiyordu. Sadece eğlenen insanlar ve sahnede insanları coşturmaya çalışan bir sunucu. İnsanları eğlendiremiyorlardı da. Verdi'nin reklamlara jingle olmuş parçasını çalarak Brezilyalılar'ı nasıl eğlendirmeyi düşündüler anlamlandıramadım. Maçın başlamasına 5 dakika kalan ekranda sonunda futbola dair bir şeyler görebilmeye başlamanın sevinci içim sardı.

" Almanya 7 attı, biz de 8 atarız"

Tünelden sahaya çıkan futbolcular arasında Neymar yürürken görülünce büyük çığlıklar koptu. Ha keza aynı şey David Luiz ekrana geldiğinde de devam etti. Ancak Brezilyalılar'ın çığlıkları sadece bu iki oyuncu içindi. Ancak heyecanlarını dindiren Hollanda'nın golü gecikmedi. İlk gol gelir gelmez alanda tanıştığım Hollandalılar'dan Ferdie ile konuştuğumda, "Almanya 7 attı biz de 8 atarız" diye özgüven dolu açıklamalar yaptı. Hemen ardından Blind'in golü gelince Brezilyalılar çöktü diyemeyeceğim çünkü onlar Almanya karşısında olduğu gibi Hollanda karşısında da takımlarına güvenmiyorlardı. Fakat şunu söyleyebilirim ki, Arjen Robben'in penaltı pozisyonunu dışarıda olduğu iddiasıyla, ikinci golün de ofsayt olduğunu göstermek amacıyla iki pozisyonu da tekrar tekrar ekranlara getirdiler. Thiago Silva'nın henüz 3. dakikada kırmızı kart görmediğine şükretmeliler bence yoksa Ferdie'nin 8 gol duası gerçek olabilirdi. Maçın galibi Hollanda oldu, biraz da beklenen oldu. Ama Brezilyalılar sanki 2 maçta 10 gol yememişler gibi sambayla eğlenmeye devam ettiler. Bu dünya kupasında anladım ki bu ülkede samba futboldan baskın geliyor.

"Biz Brezilya değiliz"

Maç sonrasında ev yolunda Almanlarla konuştum. Kendilerinden çok eminlerdi: "Arjantin'e 4 atarız" diyenler çoğunluktaydı. Kroos ve Klose'nin gol atacağını düşünen Chris yine en insaflısıydı: "Biz kazanalım gerisi yalan" cevabını verdi. Arjantinli Jose de kazanacaklarını düşünüyordu tabi ki ama Almanya'nın Brezilya'ya 7 gol attığını hatırlatıp zor olmayacak mı dediğimde, "Biz Brezilya değiliz. O kadar gol takım değiliz. Zor maçlar yapıp geldik finale ve kupayı alacağımızı düşünüyorum. Hem bizim Messi'miz var" yanıtını verdi.

Kupayı kim kazanırsa kazansın, biz futbolseverler Brezilya'nın ev sahibi olduğu bu turnuvayı, hikayesi gerçekten bol ve güzel olan bir kupa izlemiş olarak hatırlayacağız.