Bu Fener '4' çeker!

Bu Fener '4' çeker!
Bu Fener '4' çeker!
'Marsilya Fatihi' Feenrbahçe Süper Lig'te de yoluna devam ediyor. Sarı Lacivertliler evinde Gençlerbirliği'ni 4-1 mağlup ederek puan cetvelinde 2. sıraya yerleşti.
Haber: Bağış ERTEN / Arşivi

Bu memlekette futbol seyretmenin insanı zorlayan yanları var. Her hafta bir dilemma çözmek durumundasınız. 'Haftanın maçı' diye oturuyorsunuz sofraya. Güzel bir futbol ziyafeti derdindesiniz. Ama rol çalan çalana. Bu sefer hakemden dertli Fenerliler. Geçen haftadan sonra hiçbir şeye tahammülleri yok.

Oysa rakip Gençler de öyle. Geçen hafta ardışık üç hakem hatasından gol yediler. Canları çok acıdı. Ama kimse onları konuşmuyor. Oysa rakiplerinin sesi o kadar gür ki başkasını duymak mümkün olmuyor. Onca isyana rağmen Fenerbahçeliler de mutsuz. Onlar da gündemin sömürü nesnesi olmaktan yakınıyorlar. Neydi o şarkı: "Sussan olmuyor, susmasan olmaz. Dil dursa 'hakem' bey, tende can durmaz." Ve biz neredeyse maç kadar bunları da izlemek durumunda kalıyoruz. Yazık!

Fenerbahçe maça Aykut Kocaman'ın maç öncesi erken gol isteğini tekzip edercesine tutuk başladı. Bunu sanırım Gençlerbirliği de pek beklemiyordu. 8'de Jimmy Durmaz'ın kornerden gelen kafası dışında onların da golü pek düşündükleri yoktu. Fakat bir süre sonra vaziyete uyandılar. 13'te Cristian'ın şutunda penaltı itirazını da atlatınca yavaş yavaş saha parselizasyonunu yapmaya, rakip yarı alana da 'kadastro götürmeye' başladı Alkaralar.

Tam da bu anlarda buldular golü. 20'de şık bir duran topta, Azofeifa'nın nefis asisti Aykut Demir'in dokunmasıyla kaleyi buldu: 0-1. Sonrası ise bir kaosa döndü. Yunus Yıldırım'la maça başladı ev sahibi. Onun kararlarına takıldıkça tribünün ahengi de maçın ritmi de gitti. Ne zamanki sakinleşti ortalık, hem tribünler hem de oyuncular sahaya odaklanmaya başladı. Nitekim karşılaşma ancak ilk yarının son beş dakikasında dengelendi. Düşünün Sarı-Lacivertliler ilk kombine atağını 40'ta Stoch'la buldu. İlginçtir, o ritme çıkar çıkmaz gole kavuştular. 44'te Kuyt nefis kaçırdı Sow'u ama Senegalli pastan da güzel vurdu: 1-1.

Yeni devreyi yeni bir başlangıç olur umuduyla izlemeye başladık. Bu haftanın en vaatkâr maçı daha iyi olmalıydı. Hevesli başlayan ev sahibi oldu. Topa daha fazla sahiptiler artık ve pas kanallarında akışkanlık başlamıştı. Gençler de geniş alanlara topu taşıyıp zaaf kolluyordu. Velhasıl maç olması tutturması gereken makamı yavaş yavaş buluyordu. İlk 15 dakika geçilirken karşılıklı iki gol provası geride kaldı. 56'da 'Kasımda röveşata başkadır' kampanyası kapsamında Sow'un vuruşunu Ramazan iyi çıkardı. 63'te ise nefis bir Meireles golü izledik. Sert bir faulü hızlı başlattılar ve Portekizli nefis vurdu: 2-1. Eğer hakem kararlarına takılsalardı olmayacaktı o gol. Bunu da söylemeden geçmemek lazım. Bu gol Gençlerin ayarını bozdu. Hemen ardından 66'da bir tane daha geliyordu Sow'la. Son haftaların 'Flash Gordon'u kaleyi tutturamadı bu kez.

Oyundaki temposunun ev sahibi lehine büküldüğünü gören Fuat Çapa hem oyuncu değişikliğikleriyle dengeyi sağlamaya çalıştı ama Fenerbahçe 73'te bir de Kuyt'la gol daha buldu ve oyunun gidişatına hükmetmeye başladı: 3-1. Konuk ekip için artık için ne zaman kalmıştı, ne de enerji. 78'de bir de Hasan Ali Kaldırım çabasıyla Sezer golü gelince maç için yeterlilik önergesi vermek kaçınılmaz oldu: 4-1.