Bu gerilimi durduracak yok mu?

Bu gerilimi durduracak yok mu?
Bu gerilimi durduracak yok mu?
12 Mayıs'ta Fenerbahçeli Burak Yıldırım, Galatasaray derbisi sonrası öldürüldüğünde "Şiddete son" denilmişti. Ancak sükûnet uzun sürmedi. Trabzonspor ve Fenerbahçe yönetimleri, açıklamalarına bakılırsa fair play istemiyorlar...
Haber: BURAK KURU - burak.kuru@radikal.com.tr / Arşivi

Sporumuzdan bir türlü eksik olmayan şiddet ancak ölüm getirince ‘barış’ tahsis etmek akıllara geliyor. Bu barış ise bir sonraki gerginliğe kadar sürebiliyor ancak. Hatırlanacağı gibi 12 Mayıs’ta oynanan Fenerbahçe- Galatasaray maçından sonra evine dönmekte olan Sarı-Lacivertli taraftar Burak Yıldırım, metrobüs durağında üzerinde Sarı-Kırmızılı forma bulunan Yusuf O. tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Bu cinayet sonrası artık tribün terörüne bir son verilmesi ifade edilirken herkes hemfikir olmuştu.
Ancak ne yazık ki toplumun büyük kesimi tarafından benimsenen ‘tribün terörüne son’ durumunun ısrarla karşısında duran bir grup var: Futbol takımı yöneticileri...
Aralarındaki husumet yıllardır süren, 3 Temmuz 2011’de başlayan şike soruşturması sonrası ise adeta ‘kan davalılar’ haline gelen Fenerbahçe ve Trabzonspor yönetimleri bu konuda başı çekiyor. Bordo-Mavili kulübün yeni başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun göreve gelmesiyle birlikte ise bu ilişki yerini ‘kötü yazılmış mafya filmleri diyalogları’na devretti. Kulüpler Birliği Toplantısı’na katılmayan Fenerbahçe’yi de temsil eden Kayserispor Başkanı Recep Mamur’a yönelik ifadeleri basına yansıyınca bir yerde ‘kavgaya davet’te bulunan İbrahim Hacıosmanoğlu’na Sarı-Lacivertli yönetim barış ruhuna katkıda bulunmak için susmak yerine “Hayhay” diyerek cevap verince tehdit boyutu artan açıklamalar izlemeye devam ettik.

‘Gömülecek yer’ tartışması

Önce Hacıosmanoğlu ile başlayalım. Kulüpler Birliği Toplantısı’nda Kayserispor Başkanı için “Seni gömecek yer bulamam” dediği iddia edilen Hacıosmanoğlu, daha sonrasında yaptığı açıklamada, “Ben o cümleleri Kayserispor Başkanı Recep Mamur için kullanmam ama Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım hak ettiği için ‘Emek Hırsızı’ lafını kullanırım” demişti. Fenerbahçe Kulübü ise yaptığı açıklamada ‘kısa süreli başkanlık’ ve ‘adamlık’ konulu bir metinle cevap verdi Bordo-Mavili başkana: “‘Kısa süreli başkanın bu açıklamaları, tarafımızdan önce lafa bakılıp sonra adama bakılması suretiyle değerlendirildiği için kayda değer bulunmamış ancak ve sadece kendisi hakkında birden fazla dava açılması zorunluluğunu getirmiştir” denilirken Şike Soruşturması’na Bordo-Mavili yöneticilerin de karıştığı hatırlatıldı.
Bunu takiben de İbrahim Hacıosmanoğlu önce sözlü açıklama yaptı: “Bu zat-ı muhterem önce askerliğini yaparak gidip adam olacak, sonra karşımıza gelip konuşacak. Siteden açıklama yapmayacak. ‘Emek hırsızı Aziz Yıldırım’ın vekâleti ile Kulüpler Birliği’ne başkan seçiliyor’ dedirtmem. Biz kısa süreli başkanlık yapabiliriz ama onurlu adam gibi başkan oluruz.” Ardından benzer açıklamayı resmi siteden yaptı. Burada da ‘kısa süreli başkanlık’a atıfla ‘Fenerbahçe’nin yeni başkanı’ ifadesi kullanıldı: “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ’ün kurduğu Büyük Türkiye Cumhuriyeti’ne en önemli ve kutsal vazifesini yerine getirmemiş ‘Fenerbahçe’nin Yeni Başkanı’, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimlerini kullanmakta ısrarcı olmamalı. Aldığı sahte çürük raporu sonrası, yürüyüş konusunda zaman zaman kendi aklı bile karışan bir zihniyetin, bırakın spor kulübü yönetmesini, spor alanlarının yanından bile geçmemesi gerekir.”
Futbolda şiddeti tırmandıran unsurlar arasında hep önemli bir yer tutan ancak hiçbir zaman bu sorumluluğun gerektirdiği gibi davranmayan yöneticilerin şiddete meyyal diline en azından şimdilik taraftarların kulak asmıyor görünmesi ise tek tesellimiz...

Ya yönetmelik ne diyor?


Peki futbol yöneticilerinin birbirlerini mafya filmi setindeymişçesine diyaloglarla tehdit etmesi ve o kulüp taraftarlarını birbirlerine düşman etmesine yönelik bir kanuni yaptırım var mı? Futbol Disiplin Talimatı’na göre var. Mesela Sportmenliğe Aykırı Açıklamalar başlıklı 38. maddede bu anlatılmış. Taraftarları birbirlerine düşürmeleri de dahil olmak üzere “Basın ve yayın organlarına sportmenliğe, spor ahlakına veya fair-play anlayışına aykırı açıklamalarda bulunan; açıklamaları ile TFF’nin saygınlığını zedeleyen, futbolun değerini düşüren, sporda şiddet veya düzensizliği teşvik eden, taraftar eylemlerine sebebiyet verebilecek mahiyette beyanlarda bulunan, spor müsabakalarının taraflarını, müsabakalardaki görevlileri, spor kulübü veya federasyon yöneticilerini rencide edecek ya da bu kişilere husumet duyulmasına neden olabilecek şekilde açıklamada bulunan” diye belirtilen harekette kulüp yöneticilerine 21-45 gün arası hak mahrumiyeti cezası öngörülüyor. Bunun yanı sıra bir de 15 bin ile 75 bin TL arasında para cezası verilebileceği ifade ediliyor.
Kurumlar görev başına!
Ayrıca aynı maddede, bu açıklamaların kulüplerin resmi internet siteleri ve kulüp televizyonları üzerinden isim belirtmeden bile olsa yapılması halinde kulüplere 50-150 bin lira arası para cezası verilmesi gerektiği yazılıyor. Son dönemde yaşanan bu gerilime rağmen ilgili kurumların neden harekete geçmediği ise ayrı bir muamma.

Bakan Suat Kılıç medyayla buluşacak


Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, önümüzdeki sezon öncesi özellikle şiddeti önlemeye yönelik fikir alışverişinde bulunmak üzere spor medyasıyla buluşacak. Bakanın bu buluşmada futboldaki şiddetin önüne geçilmesi için ne tür önlemler alınabileceği ve basının bu konuda ne tür katkılarda bulunabileceği üzerine toplantıya katılanlardan görüşlerine başvurması bekleniyor. Buluşma muhtemelen gelecek pazartesi günü gerçekleşecek.