'Bu işler ne zormuş lan'

'Bu işler ne zormuş lan'
'Bu işler ne zormuş lan'
Muğla 1. Amatör Kümesi'nde mücadele eden Bodrum Gümüşlükspor'un başkanlığını yapan sanatçı Nejat İşler, bu görevi üstlenme nedenlerini ve projelerini anlattı.

Amatörlüğü çok sevdiğini ve takımının profesyonel lige yükselmesine asla izin vermeyeceğini vurgulayan Nejat İşler, mevcut kulüp başkanları içinde en çok Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı beğendiğini söyledi. İşler, "En çok Aziz Yıldırım'ı seviyorum. Şike iddialarına gram inanmadım" dedi.

Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Nejat İşler'in röportajının bazı bölümleri şöyle:

- Sevdin mi yeni mesleğini?
- Çok.

- Ne kattı hayatına?
- Bazı günler 12-15 yaş ve A Takım aynı anda sahada oluyorlar. Boy sırasında, formalarıyla 100 küsur futbolcu düşün. Sakin bir şekilde oyunlarını oynuyorlar, gözlerini dört açmış hocalarını dinliyorlar. Disiplin içindeler, konsantreler. İnsan acayip mutlu oluyor, ağlayası geliyor.

- Bodrum’a taşınırken aklında böyle bir şey yapmak var mıydı?
- Hiç yoktu. Ama şimdi bakıyorum da başka bir köyde olsaydım, yanımda Akif Abi gibi kişiler olsaydı, çocuklar olsaydı yine bu işi yapardım. Yapılmayacak gibi değil ki, bırakılacak gibi de değil. 

- O zaman sonuna kadar devam mı?
- Umarım. Çok istiyorum. Nedenini de nasıl anlatırım bilmiyorum. Hababam Sınıfı’nı izlerken sadece gülen bunu anlayamaz, Hababam Sınıfı’nı izlerken ağlayan bunu anlar. 
"BU İŞLER NE ZORMUŞ" 

- Sıkı bir Fenerbahçe taraftarı olduğun zamanları düşün, başkan olduğunda futbola bakışın değişti mi?

- Sadece “Bu işler ne zormuş lan!” dedirtti. Uzaktan davulun sesi hoş geliyor. Oyuncular sahada nasıl insanlar olsunlar, hangi motivasyonla sahaya çıksınlar, nasıl bir takım olsunlar kısmını düşünmeye başladım. 

- Nasıl olmalarını istiyorsun?
- Saygı bu işin temeli. Eğer saygı duymazsan sana saygı duyulmasını bekleyemezsin. “Zeki, çevik ve ahlaklı”yı tabelada değil, sahada görmektir önemli olan. Rakibi ezmeyen, yenilgiyi kabul edebilecek olgunlukta, emeğe saygı gösteren, iyi insanlar... Lisanslı spor yapan biri kötü olamaz. - Futbolun eğlenceden öte ne anlama geldiğini anlamakta güçlük çekiyorum, sizin için ne anlama geliyor? 

- Eğlence. Ve eğlence ciddi bir iştir.

- Eğlencenin içine cinayet, kavga, faşizm nasıl giriyor?
- Büyük liglerden bahsediyorsun... Bunlar futbolun içine parayla giriyor. Yapay bir düşman yaratılıyor ve herkes oradan besleniyor. Taraftarlar da yaratılan düşmana, düşman olarak ayak uyduruyor. Ama her şeye rağmen direnen taraftar grupları da var.

"PROFESYONEL OLMAYACAĞIZ"
- Senin takımın bir gün profesyonel lige çıkarsa ne olacak?
- Öyle bir şey olmayacak. Profesyonel olmayacağız.

- Adamlar lig atlarsa ne yapacaksın?
- Takım bir gün profesyonel lige çıkarsa katılma hakkını satarız. Biz amatörden devam ederiz, gider başka bir takım kurarız.  Profesyonel ligde ilişkilerin bu şekilde kalması imkansız. Oraya gitsek biz palyaçoya döneriz. Profesyonelliğe giden oyuncu grubunu engelleyemeyiz. “Yolları açık olsun” deriz, bırakırız.

- Başkan olarak senin nihai amacın ne?
- Bu okulda yetişen bir çocuğu televizyonda izlemeyi çok isterim. Futbolseverler, halini tavrını beğendiği futbolcunun nerede yetiştiğini merak eder. Bizden bir topçu gitsin ve futbolu bizim gibi izleyenler bu çocuğun nereden yetiştiğini merak etsin. Gümüşlük amatörden geldiğini öğrensin isterim.

- Süper Lig’de oynayan örnek bir sporcu söyleyebilir misiniz?
- Burada yetişen bir öykü var aslında: Serkan Balcı. Yalıkavak’tan çıktı, Süper Lig’de Mersin İdman Yurdu’nda oynuyor. İlhan Cavcav, onu top oynarken gördü, kariyeri böyle başladı. Bu bir tesadüftü ama artık tesadüf olmasın istiyoruz. 

"BELEDİYE KALDIRILINCA TAKIMA BEN SAHİP ÇIKTIM"
- Nasıl başkan oldun?
- Buraya yerleştiğimden beri bu takımın taraftarıydım. Geçen yıl takımla maça da çıkmıştım. O sıralarda takımın finansını Gümüşlük Belediyesi sağlıyordu. Tüm belediyeler kaldırıldı, Gümüşlük de gitti; hepsi Bodrum’a bağlandı. Böylece para kalmadı. Takımla ilgilenen bakkal bir arkadaşım, “Takımı bu sene çıkaramayacağız herhalde” dedi. “Çıkarırız” dedim. Parayı aramızda topladık. Zor bir dönemdi, yalnız kaldığımızda kim yanımızdaysa onlarla devam ettik. Çocuklara yol paralarını bile veremeyebileceğimizi söyledik. Çocuklar, “Para sorun değil” dedi, hepsi oynadı. Hem de öyle bir oynadılar ki son maçı kaybetmeseydik şampiyon olacaktık. O dönemki yöneticiler, “Bu işler sen gelince oluyor. Ekibini kur, gel” dediler. Geldim. Daha çok yeni, bir yıl olmadı. 

- Hayali olarak bir transfer alsanız Ronaldo mu, Messi mi, Arda Turan mı olurdu?
Nejat: Ben Arda’cıyım. Hem aynı dili konuşuyoruz, çocuklarla iletişimi de iyi olur. Başarı odaklı değil de, hangisi çocuklar için daha çok işe yarar diye düşünürdüm.

- Şimdiki meslektaşlarından en çok hangisini seviyorsun?
- Aziz Yıldırım.

- Şike iddialarına inanmadın mı? 
- Gram inanmadım.  

AZİZ YILDIRIM ÇOK İYİ BİR BAŞKAN'


- Agresif olması seni rahatsız etmiyor mu?
- Agresif olabilir, o da onun tarzı. Türkiye’nin spor hayatına çok önemli katkılarda bulundu. Ben buna bakarım. Birçok başkan günü kurtarmaya çalışırken, o 20 yıl sonrasını düşünerek hareket etti. Avrupa’dakilerle yarışacak tesisler yarattı; bunların hepsini kulübün parasıyla yaptı. Bu çok önemli bir şeydir. Aziz Yıldırım çok iyi bir başkan! Onun yarattığı futbolcu fabrikasından bir sürü iyi çocuk çıktı. 

- Amatör ligin problemleri nedir?
- Üç büyük problem: Para, para, para! 4.’sü ilgi, 5.’si de görünmezlikten kurtulmak. 

- Parayı nereden alıyorsunuz?
- Esnaftan alıyoruz, kendimiz veriyoruz, çevremizden topluyoruz.

- Bu işe devam edersen bir gün Gümüşlükspor’un filmini çeker misin?
- Ben o filmi zaten her gün çekiyorum. Hikayeyi de yaşarken yazıyoruz işte... Değil mi Akif Abi? 

(Yeniyüzyıl)