Bu Kayseri 'Lazut'a zulüm geliyor

Geçen sezon bu zamanlardı. Trabzonspor, 10. haftada 20 Ekim akşamı Ankara'da Gençlerbirliği karşısında hezimete uğruyor ve 3-0 kaybediyordu. O yenilgi, Kuzeyliler için eşi benzeri görülmemiş bir...
Haber: HALİL YAZICIOĞLU / Arşivi

Geçen sezon bu zamanlardı. Trabzonspor, 10. haftada 20 Ekim akşamı Ankara'da Gençlerbirliği karşısında hezimete uğruyor ve 3-0 kaybediyordu. O yenilgi, Kuzeyliler için eşi benzeri görülmemiş bir gerilemeyi tetikleyecek ve ilk yarının geri kalan koskoca sekiz haftasından ancak ve ancak 4 puancık çıkarabileceklerdi. Ama takımın o sapır sapır dökülen haline rağmen yönetim, tüm sezon boyu Ziya Doğan'la yürümekte ısrar edecekti.
Bunun birinci sebebi, Doğan'ı dördüncü haftada kapının önüne koydukları Lazaroni'nin yerine getirmiş olmalarıydı. Doğan'ı göndermek, afallatıcı bir teknik direktör sirkülasyonu yaratmak demekti. Suni de olsa bir istikrar sürmeliydi. Bir de o Ziya Doğan, takımın başına geçtikten hemen sonra İnönü'de Beşiktaş'ın, Avni Aker'de de Galatasaray'ın hakkından gelmişti. Hesabındaki bu krediler, taraftar nezdindeki meşruiyetini kısa vadede sürdürmesi için yeterliydi.
Çekirdekten şaşmak yok!
Bu sezon bir batında tükendi tüm krediler. Yönetim yine de ağustostan beri 'İstikrardan yanayız, Ziya Doğan'ın arkasındayız' diye geveleyip durdu. Fakat buraların futbol jargonuna vâkıf olanlar iyi biliyorlardı bu sözlerin tefsirini. Mezarlıktan geçerken korkmamak için şarkı söyler ya insan, bu laflar da bu cinstendi işte. Başkan Nuri Albayrak ve arkadaşları, ne etseler takımın başaşağı düşüşünün önünü alamıyorlar, istifa baskılarına esir oldukça da 'sözde' bir destek çıkıyorlardı Ziya Doğan'a.
Korkunun ecele faydası yoktu. Sesi yüksek ama ikna dozu düşük bir destekti bu, yoksa bu kadar çabuk çatlar mıydı?. Şimdi Ersun Yanal'a kaldı işleri tekrar hale yola koymak. Hele durun bakalım, onun teknolojik futbol zekâsıyla yönetimin ben ne dersem o olur ağızlarının toplamından nasıl bir Trabzon çıkacak?
Şimalin kumpanyası, Yanal öncesi aralıktaydı şimdi. Dış sahalardan üç maçtır beraberliklerle dönüyorlar, Anadolu'nun ortasından üç puanı çıkarmak istiyorlardı. Kazanmaları için müsaitti de ambiyans. Sakindi stat, tribünler teröre tepki göstermede benzerleri kadar kırmızı-beyaz değildi. Santrayla birlikte söyledikleri İstiklal Marşı da düşük desibelde ve temkinliydi. '38 eşrafı'nın işi gücü yine çıt çıt çekirdek çıtlamaktı. Bir tek 89'daki golle ayağa kalkacaklardı.
İlk 45'te iki taraf da ikişer defa aşık attı filelerle. Kayseri, sırasını 6'da Mehmet Topuz'un frikiğiyle ve 37'de Gökhan Ünal'la savdı. Bu sezon ilk kez Trabzon'un üç direğinin arasındaydı Jefferson ama iki pozisyonda da yeterince hızlı refleks gösterdi. Kuzeyli hücumcular, 25'te Umut-Gökdeniz verkacı ve bundan iki dakika sonra Gökdeniz'in sağdan süratle akışıyla artırmak istedi tehdit düzeyini ama Kayseri savunması iyi refakat ediyordu onlara.
Soyunma odalarından döndükten hemen sonra çaprazda bomboştu Gökhan Ünal. Çok rahattı ama belli ki iyi değildi rahatlığın bu kadarı. Ne yapacağını bilemedi, atamadı altıncı lig golünü. 66'da Yattara, bir dakikada iki sarıya tamamladı kartlarını, ikincisi ağırdı. Yüklenecek bir taraf varsa Kayseri'ydi artık. Kemal, 81'de direğin dibinden vuramadı ama son nefeste attı üçlüğü. Üç maçlık bir kesintiden sonra tekrar kazandı Kayseri ve üst üste üçüncü sezonda Trabzon'a içeride yine puan vermedi.

KAYSERİSPOR: 1
Ivankov 6
Durmuş 5
Ali Turan 7
Ragıp 6
(Cangele 70) 6
Fatih 6
(Kemal 56) 7
Toledo 6
Saidou 7
Aydın 6
M. Topuz 6
Iglesias 5
(M. Eren 62) 6
Gökhan 5

TRABZONSPOR:0
Jefferson 7
Ferhat 6
Tayfun 6
Tolga 6
Mustafa 6
Hüseyin 6
Ayman 6
(Serkan 70) 6
Yattara 4
Ceyhun 5
(Celaleddin 89) -
Gökdeniz 6
Umut 4
(Ergin 65) 5

GOL: Kemal (89)
SARI KARTLAR: Fatih, Toledo, Cangele / Mustafa, Tolga
KIRMIZI KART: Yattara (66)