Bu lig mi hiç bitmesin?..

Hafta sonu oynanan maçlar öncesi görmüşsünüzdür; Lig TV yeni bir reklam kampanyasıyla ('Futbol aşkım') huzurlarımıza çıkıyor. Tema belli;
'Turkcell Süper Lig hiç bitmesin'in yeni türevi. Yine 'erkeksi' bir dünya sunuluyor ve yine kadınların, bu dünya içinde ayakbağı olduğu ima ediliyor.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Hafta sonu oynanan maçlar öncesi görmüşsünüzdür; Lig TV yeni bir reklam kampanyasıyla ('Futbol aşkım') huzurlarımıza çıkıyor. Tema belli;
'Turkcell Süper Lig hiç bitmesin'in yeni türevi. Yine 'erkeksi' bir dünya sunuluyor ve yine kadınların, bu dünya içinde ayakbağı olduğu ima ediliyor. Bir genç kız, eski erkek arkadaşından bahsediyor ve 'Ya ben ya da futbol' dedim, diyor ve arkasından ekliyor: O, futbolu seçti... Yani bakar mısınız tercihe, ne kadar da kutsal bir seçimde bulunmuş. Çünkü futbol her şeyin üzerinde.
Ekranda bu yeni kampanyanın filmleri dönerken cuma gecesi haftanın açılış maçında üç, ertesi gün cumartesi üç maçta yedi, pazar günü de beş maçta iki gol atılıyor. Altı golün atıldığı Konya-Denizli maçında ortalamayı yükselten durum ise kaleci Süleyman'ın performansından kaynaklanıyor. Dokuz maç 12 gol... Ama ondan kötüsü yeniden açılan puan farkı.
Birinciyle ikinci arasında yedi, üçüncüyle arasında ise sekiz fark var. Bu da arz talep yasaları gereği piyasayı öldürecek bir tablo. Oysa Lig TV, bu ligin pazarlamasını, var olan seyircinin elde tutulmasını, üstüne üstlük üzerine yeni sayılar eklenmesini istiyor. Ama ortada ne futbol, ne gol, ne de heyecan verici bir rekabet var. Bunlar işin ekonomik yönüne ilişkin olumsuz veriler. Bir de ülkenin genel psikolojisi ve bunun tribünlere yansıması var. Gaziantep'te, Kırmızı-Siyahlı taraftarlar, yaşadığımız vahşi coğrafyanın son kurbanı Hrant Dink'in ölümünün ardından ortaya çıkan kaosa 'Hepimiz kardeşiz' pankartıyla cevap veriyor. Ama aynı coğrafyada, aynı gün başka bir kentte oynanan maçta, bir katile arka çıkan sloganlar sarıyor stadı. DHA'nın haberinden alıntılıyorum: "Afyonkarahisar Atatürk Stadı'nda oynanan Afyonkarahisar-Bozüyükspor karşılaşmasının ilk yarısında bir grup taraftar, 'Hepimiz Ogün'üz, hepimiz Türk'üz' sloganı attı." Evet, Türkiye'de bir grup futbol taraftarı, bir katile övgü düzüyor. Ve biz bu ülkede, futbol üzerine konuşmaya, yazmaya, heyecan duymaya devam etmeye çalışıyoruz...
İnsan hayatı mı futbol mu?
İyimserliğiniz ağır basıyorsa Gaziantep'teki görüntü, bir nebze de olsa ümidin yeşerebileceği konusunda bir umut ışığı oluyor. Ama ya kötümserseniz?.. Eh, bu durumda acı gerçekler sizi bekliyor. İşin kötüsü, sezgileriniz de gerçeklerin gerçek olduğu konusunda ikna edici veriler sunup duruyor.
İki hafta kadar önce Başbakan Erdoğan'la birlikte Bolu Dağı Tüneli'ni işletmeye 'açıyormuş' gibi yapan Romano Prodi'nin ülkesine futbolun şiddetli yönü damgasını vurdu. Olayları biliyorsunuz; Catania ve Palermo takımları arasında oynanan 'Sicilya derbisi' sonucu çıkan arbedede bir polis hayatını kaybetti, bütün liglerde futbol müsabakalarına ara verildi. Ve tanıdık bir tablo: Gözaltına alınan Catania taraftarlarının dokuzu henüz 18 yaşını doldurmamış çocuklardan oluşuyor. İçişleri Bakanı Giuliano Amato, "Futbolu tatil etme pahasına da olsa, şiddetin kökünü kazıyacağız. Bu insanların, taraftarken katile dönüştüklerinde, kurtulamayacakları anlamaları lazım".
Vurgu ilginç, 'Futbolu tatil etme pahasına'. Biz ise daha çok 'futbolsuz bir hayat'a vurgu yapıyoruz. Ben de futbolsuz bir hayatın sıkıcılığına inanıyorum. Ama şurası da bir gerçek ki, bu oyundan katil çıkarma maharetimiz, İtalya'dan aşağı kalır değil. En kötüsü de Ogün Samast'ın ve azmettiricisi Yasin Hayal'in, birer eski amatör futbolcu oluşu. Merak ediyorum, acaba Afyonkarahisar taraftarları işin bu yönüne mi vurgu yapmak istediler?..