'Bunun adı ikinci Pendik faciası'

'Bunun adı ikinci Pendik faciası'
'Bunun adı ikinci Pendik faciası'
Fenerbahçe'nin Kadıköy'de Molde'ye 3-1 mağlup olduğu karşılaşma, 14 Aralık 1999 tarihinde Pendikspor'a 2-1 yenilerek Türkiye Kupası'ndan elendiği maça benzetildi.

Milliyet Gazetesi'nden Ercan Güven'in, '2. Pendik faciası' başlıklı yazısı şöyle:
"Bunun adı “İkinci Pendik Faciası”dır... İlki 16 yıl önce Türkiye Kupası’nda, ikincisi dün Molde karşısında Avrupa macerasında.
Sanki yıllar sonra Pendik’ten Norveç’e şişme botla... Resmen “battı” Fenerbahçe . Boğuldu.

Oysa karşısında ne yıldız ne de müthiş bir taktik vardı... Sadece görevini iyi yapan adamlar.
Efendim, Molde Fenerbahçe’nin onda biri değerindeymiş... Liberosu 40 yaşında, hocası yardımcıymış.
Hepsi Van Persie’nin formasını almaya çalışacakmış!
Pereira rakip hocanın kravatını istesin şimdi.
Rakibin hangi kategoride olduğunu ballandırmadan önce, muhtemel bir mağlubiyetle Fenerbahçe’nin düşeceği kategoriyi iyi hesaplaması lazımdı birilerinin.
Çünkü Fenerbahçe her an herkesi yenebileceği gibi, her rakibe yenilecek bir takım. Ruh olmazsa beden işe yaramaz. Hele dirençli, disiplinli, fizik gücü yerinde bir takım kafayı savunmaya takar, kanatları kapatır, topun arkasına on kişi geçerek şansını kontrataklara bırakırsa, sakın para yatırmayın Fenerbahçe’ye!
Eğri oturup doğru konuşalım. Lig başlayalı bir ay olmuş, Avrupa macerasına merhaba deniyor, üçüncü bir santraforu olmadığından yakınan Pereira büyük planı 4-4-2’den 4-3-3’e dönme nedenini santrafor eksikliğine bağlıyor. Sow gitmiş, eli kolu bağlanmış. Bir santraforu sakatlanırsa ne yaparmış?
Yahu arkadaş, “ne istedin de almadılar sana”!..
Şimdi mi yakınma zamanı.
Sen Nani ile, Van Persie ile, Fabiano ile, Volkan’la, Ozan’la, Caner’le yakınıyorsan karşındaki ne yapsın?
Asıl sorulması gereken sen ne istediğini biliyor musun acaba?
Gelelim futbolculara...
Başkan Aziz Yıldırım kusura bakmasın; Van Persie de eleştirilir... Maçın başındaki fırsatlardan birini ağlara yollayamıyorsa eleştirilir. Aralarındaki mesafeyi ayarlayamayan, topu ileri uzatamayan, boş alana kaçamayan futbolcuların hepsi eleştirilir. Nani hariç; o gayret etti hiç olmazsa. Kızdı. Yenilmeyi hazmedemedi.
İşin en acıklısı Fenerbahçe’nin tepkisizliğiydi. Molde on kişi kaldıktan sonra bile değişmedi bu ölü toprağı.
Aslında bizim eleştirimiz pek önemli değildir. Tabela en büyük eleştiridir. Tabela diyor ki; F.Bahçe balonu delinmiştir.
Norveç’teki maça da kimse heveslenmesin. Galatasaray ’ın, Tromsö skandalını yerinde görmüş biri olarak, Kasım ayında o coğrafyada 90 dakikayı donmadan tamamlayana madalya verirler.