'Burada tarih yazılıyor...'

'Burada tarih yazılıyor...'
'Burada tarih yazılıyor...'
Bugün başlayan TEB BNB Paribas WTA Championships'te şampiyonluk adaylarından Viktoria Azarenka, İstanbul'daki turnuva sayesinde insanların tenise yöneldiğini belirtip "Bu tarihin parçası olmak bana gurur veriyor" dedi.
Haber: ONUR SALMAN / Arşivi

Bu sezon Türkiye ’ye veda edecek olan kadınlar tenisinin en önemli turnuvası TEB BNB Paribas WTA Championships İstanbul , bugün oynanacak maçlarla başlıyor. Bu yıl 43.’sü düzenlenen turnuvanın en büyük şampiyonluk adaylarından biri olan Victoria Azarenka ile maçlar öncesinde konuştuk.
Tenise nasıl başladın?
7 yaşındayken Belarus’ta Minsk’te tenise başladım. Annem bir tenis merkezinde çalışmaya başlayınca, ben de onu görmeye gittiğimde elime bir raket ve top veriyordu. Ben de duvarla annemi beklerken oyun oynuyordum. Oradaki antrenörlerden biri görmüş, beni bir çocuk tenis gurubuna davet etti ve her şey böyle başladı.
Kolay bir çocukluk geçirmedin. Şu an ise biraz daha rahatsın, ünlüsün. Bunu siyah ve beyaz olarak niteleyebilir miyiz?
Aslında bunu sadece beyaz olarak nitelemek lazım. Herkesin kendine ait bir hikâyesi vardır. Benim çocukluğum da kolay değildi. Mücadele etmem gerekiyordu. Ama ufak bir ülkeden çıkmak ve bu noktalara gelmek zaten kolay olamaz.
Koçun Sam Sumyk’la çalışmaya başladıktan sonra büyük bir gelişme gösterdin. Sam’den önce ne eksikti?
Sanırım Sam’le 3-4 yıldır çalışıyorum. Ondan önce 20 yaşımdaydım. Şimdi 24 yaşındayım. Tabii ki bir değişiklik oldu. Sam’le çok çalışıyoruz, bana çok fazla tavsiyeleri oluyor. Hep tenisimin üzerine koyuyorum. Sadece fitness olarak değil, daha büyüdüm, daha profesyonel oldum. İlişkimiz çok iyi. Ona bir arkadaş bir mentör olarak çok güveniyorum.
İstanbul ve turnuva hakkında ne söylersin?
Şehri gezme şansım pek olmadı ama her zaman bu şehrin tarihinden etkilendim. Her sene bir gelişim oluyor. Daha modernleşiyor. Sonuçta iki kıtayı bir araya getiriyor İstanbul. Benim için Asya kültürünü hissetmek harika. Turnuvaya gelirsek oda her sene daha fazla gelişiyor. Seyircinin ilgisi de çok keyif verici. Geçen sene büyük bir damga vurduk tenis sevgisi açısından, bu da çocukların daha fazla ilham alması için bir şans sunuyor. İnsanlar tenise yöneliyor. Bu da çok çok heyecan verici. Çünkü İstanbul’da yazılan bu tarihin bir parçası olmak bana gurur veriyor. Seyirci iki sene önceki turnuvanın ilk gününden geçen sene son güne kadar muhteşemdi.
Spor ve tenis dışında vazgeçemediğin bir şey var mı?
Müzik, dans etmek benim en büyük hobilerim. Dans etmek beni mutlu ediyor ve belki de yapmayı en çok sevdiğim şeylerin başında geliyor. Gülmemi sağlıyor.
Gençlere destek vermeye özen gösteriyorsun. Özellikle vatandaşların Ulyana and Ekaterina Grib’le özel olarak ilgileniyorsun.
Evet, gençlere destek vermeyi seviyorum. Özellikle Belarus’ta genç tenisçilere yardımcı oluyorum. Bu zaten görevlerimizden biri. Aldığımızı vermek, onlara ilham aşılamak.
Kortta çok tutkulu, kort dışında ise sakinsin. Hangisi gerçek Vika?
Sadece bir Victoria Azarenka var. Ben her zaman olduğum gibiyim. Kortta her şey çok ciddi. Çok fazla şaka kaldırır bir yer değil kort. Uzun süre antrenman yapıyorsun, devamlı topa vuruyorsun, bir hedefin var. Ve o hedefleri gerçekleştireceğin yer kort. Kort dışı ise normal bir insanım. Keyif aldığım şeyleri yapmayı seven biriyim.

‘Favorim Avustralya Açık’

Bütün Grand Slam’leri kazanmak istiyorum. Ama favorim Avustralya Açık. Bunun sebebi orada iki kez mutlu sona ulaşmış olmam değil. İlk kez Avustralya’ya gittiğimde atmosferi, insanların spor sevgisi ve sıcaklıkları beni çok etkilemişti. Hâlâ da etkiliyor.
X
‘Barça’yı tutuyorum’

Her türlü spor müsabakasını seyretmeyi çok seviyorum. Basketbolu, futbolu hatta boksu bile. Sonuçta bir atlet olarak diğer atletlerin neler yaptığını merak ediyorum. Basketbolda Los Angeles Lakers çünkü Kobe Bryant’ı çok seviyorum. Futbolda ise Barcelona’yı tutuyorum.
Rekabetimizi seviyorum
Serena ile rakabetimizden çok memnunum. Hatta bu çekişme içerisinde yer aldığım için gurur duyuyorum. Aramızdaki maçlar her seferinde daha da ilginç bir hale geliyor.

Çığlık meselesi


Belaruslu raketin en hassas olduğu konu ‘çığlık’ meselesi. Kortta Maria Şarapova ile birlikte rakiplerinin sesinden en çok şikâyetçi olduğu oyuncu olan Vika bunu sorduğumda “Orada dur. Kortta sesi çıkan sadece ben değil. Bütün oyuncular için geçerli bu” diyerek konuyu kısa kesti.