Bursa'dan yine büyük tarifesi

Bursaspor'un her şeyi Hagi. Tribünler onun adını ilahı bir varlıkmışçasına saygı ve coşkuyla çığırıyor. Rumen sihirbaz, büyüsünü gol atma yollarında geliştirdiğinden takımı savunmada bir türlü bekleneni veremiyor.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Bursaspor'un her şeyi Hagi. Tribünler onun adını ilahı bir varlıkmışçasına saygı ve coşkuyla çığırıyor. Rumen sihirbaz, büyüsünü gol atma yollarında geliştirdiğinden takımı savunmada bir türlü bekleneni veremiyor. Ayrıca, Bursaspor'un dün akşama kadar oynadığı maçlarda, toplam beş golde kalması bunun en belirgin örneğiydi. Timsahlar, 1-0 geriye düştükten sonra ikinci yarının başında eşitliği sağlayıp ardından 2-1 üstünlük sağlayarak gol bulma şanssızlıklarını bir dece de olsa yenmeyi başardı. Ama son dakikalarda yedikleri golle yine sahadan gülerek ayrılamadılar.
Aslında Hagi ve talebeleri sezona iyi futbol oynayıp, onun gerektirdiği hasılatı toplayamadıkları maçlarla, klasmanın hayli gerisine düştüler. Örneğin 2-2'lik Galatasaray maçında, iki kez öne geçmelerine rağmen, Hagi, eski takımına karşı galibiyeti devam ettirememişti. Bursa Atatürk Stadı'nın 'Teksas Tribünü' bizim Radikal ile özdeşleşmiş durumda. Bir tarafta 'Radikal Timsahlar', hemen yanı başında 'Papazçeşmeli Radikaller', açtıkları pankartın şenliğinde tezahüratlarını sürdürüdü. Aradaki tek fark, bizim logodaki mavi-beyazın yerine onlarınki yeşil-beyazdı.
Basın Tribünü: Çalışmışlar
Karşılaşmaya Hagi de, Daum'da 4-4-2 düzeniyle başladı. Ev sahibi ekipte, forvette Ganea, Okan'la fazla alışverişi olmamasına rağmen, özellikle ilk yarıda daha etkiliydi. Ne var ki, iki golcüden Rumen'in kıskançlığına rağmen takımını öne geçiren golü 'kral' olanı attı. Fenerbahçe'inin kornerden öne geçtiği gol Basın Tribünü'nde 'evet, evet... çalışılmış' olarak nitelendirildi. Ne var ki Sarı-Lacivertlilerin eşitliği sağlayan golünde, antrenmanda çalışılmışlık değil, Hollandalı yıldız Van Hooijdonk'un fırsatçılığı vardı.
Timsahlar'dan Erman'ın kafası dışarı çıkarken kronometre 5. dakikayı gösteriyordu. Bundan üç dakika sonra yine Yeşil-Beyazlıların geliştirdiği atak kornere çıkarken; 9'da Kanaryalar'ın zayıf görünen göbeğinden gedik bularak dalan Yakup'un vuruşu, genç kaleci Recep'in ellerinde eriyordu. Bu dakikalarda, İstanbul temsilcisi hem göbekten hem kanatlardan açıklar vermeye başladı. Alman hoca, geriye çekilmenin yararlı olmadığını anlayınca forvetteki Hooijdonk ve Serhat'ın yanına Rebrov ve Tuncay'ı da ileri sürerek 4-2-4'e döndü. Ne var ki forvetteki kalabalık orta alanı etkileyince Sarı-Lacivertli ekibin kontraları saman alevi misali parlayıp söndü. Bu dakikalarda Selçuk'un orta alandaki ağır oyunu, rakibin işini kolaylaştırırken Fatih, savunmadaki arkadaşları Luciano ve Tomas'ın boş bıraktığı alanları doldurmakta zaman zaman güçlük çekti.
28'de Fenerbahçe öne geçti. Petkov'un sağ kanattan kullandığı köşe atışında, ön direğe gelen topu Selçuk kafayla kaleye gönderdi. Vintila'nın son anda tokatladığı top, üst direğe çarptıktan sonra Van Hooijdonk'un önüne düştü. Hollandalı yıldız futbolcu topu plase bir vuruşla filelere gönderdi: 0-1. 32'de Yakup'un sağ kanattan orta şut karışımı vuruşunda, üst direğe çarpan top auta çıktı. Karşılaşmanın ikinci yarısına da hızlı başlayan ekip Bursaspor oldu. Orta alan üstünlüğünü elinde tutan Yeşil-Beyazlı ekibin, atakları 56'da sonuç getirdi. Yakup ile önce beraberliği yakalayan Bursaspor, 78'de Okan ile öne geçti. Fenerbahçe ise ikinci yarının başlarında Bursaspor karşısında istediği futbolu oynayamadı. Fenerbahçe, 88. dakikada Van Hooijdonk ile beraberliği yakaladı.