Çaykur Rize fotokopi çekti

Özellikle yabancı teknik direktörlere yazılan ve 'Bak Lucescu, dinle Lorant' ifadeleriyle dolu spor yazarları ihtarlarının spor yazınımızın en boş ve manasız metinleri olduğu malum.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Özellikle yabancı teknik direktörlere yazılan ve 'Bak Lucescu, dinle Lorant' ifadeleriyle dolu spor yazarları ihtarlarının spor yazınımızın en boş ve manasız metinleri olduğu malum. Ama dün gece, maç öncesi basın tribününde dağıtılan takım kadroları listesi Herr Daum'un en azından Can Bartu'nun sızlanışlarına kulak kabarttığını gösteriyordu. Sinyorun hafta boyunca tv'de ve gazetesinde, "Yahu sol kanatta Mahmut Hanefi diye bir oğlan var, niye onu oynatmıyorlar" uyarısını Alman teknik adam ciddiye almış ve ümit milli oyuncuyu ilk onbirde sahaya sürmüştü.
Rizespor kanadında ise Hikmet Karaman Chuckwu, Tetteh ve Sedlak gibi gole dönük üç ismi yanında oturtarak elini erken belli etmişti; en azından beraberlik...Bu dengelerle başlayan maçta topla oynama hakimiyeti ve oyun üstünlüğü Fenerbahçe'deydi ama serinkanlı ve ne yaptığını bilen taraf da Rizespor'du. Diri görünümüyle sahaya iyi yayılan ve kapılan her topla kontra atağı deniyen konuk ekip, oyunu pek de çirkinleştirmeden planını uyguladı. Bu plan 10. dakikada soldan inip topu boş kaleye yollayan Yusuf'la sekteye uğruyordu ki Koray devreye girdi ve meşin yuvarlağın ağlarla buluşmasına izin vermedi. Bu aslında Fenerbahçe taraftarını koskoca 45 dakika boyunca heyecanlandıran biricik pozisyondu. Bir de 32'de kazanılan serbest vuruşta Van Hooijdonk topun başına geçtiğinde sarılacivertli tribünler hareketlenmişti. Ama uzaktı ve yağmur çiseliyordu; vuruş da dışarı gitti.
Fenerbahçe'nin bireysel arayışlarına karşın kollektif zekaya daha yakın taraf konumundaki Rizespor'da ise son vuruş eksiklikleri göze çarpıyordu. Sinyor Bartu'nun adamı Mahmut Hanefi ise ilk 45 dakikaya damgasını vurdu; Bol bol ense yaparak, bir kafa vuruşuna imza atarak ve bir sarı kart görerek...
Gemiler 1-1 batıyor
Fenerbahçe ikinci yarıya iki değişiklikle başladı; Mahmut Hanefi'nin yerine Rebrov, beyaz formanın yerine çubuklu forma girdi. Konyaspor karşısında sahaya adım attıktan sonra kaydettiği 2 golle Daum'un "Dahi" sıfatını daha bir tescil ettiren Rebrov, dün de formasını ıslatalı 5 dakika olmadı ki soldan enfes bir şutla kaleyi denedi; top kaleci Murat'ın ellerinden kornere çıktı. Akabinde Okan Öztürk'ün vuruşu reklam panolarını döverken önümüzdeki bir grup Rizeli yönetici "Ah be" çığlıklarıyla stadın sessizliğini bozuyordu. 60'da Daum soldaki bir taşını daha yerinden etti ve Petkov'un yerine Aurelio'yu oyuna sürdü. Kaptan Ümit'in 65'deki düzgün vuruşu, bir başka sonuçsuz gol girişimiydi. Gerçi "Atamayana atarlar" derler ama Fenerbahçe pek de fırsatları cömertçe harcamadığı maçın 67. dakikasında golü kalesinde görüverdi. Murat Sözkesen enfes bir sağ kavisle Recep'i mağlup etmeyi başardı. Sonrasında geçen sezonun görüntüleri ortaya çıktı. Panikle gol arayan bir takım ve aynı paniği hisseden tribünler...Ne var ki aranan kan çabuk bulundu ve 67'da Semih skoru eşitledi. Geçen hafta Akçaabat Sebatspor 1-1, bu hafta Rizespor yine 1-1... Fenerbahçe'nin iki haftadır Karadeniz'de gemileri fena halde batıyor.