Çift standart yetmez, dört beş altı olsun

Geçen sezon futbolcu ve teknik adamların hakemi tartaklaması nedeniyle yarıda kalan Manisaspor-Sakaryaspor maçı, su dolu pet şişe yağmuru altında oynanıp bitirilen Galatasaray-Fenerbahçe müsabakası...
Haber: TANIL BORA / Arşivi

Geçen sezon futbolcu ve teknik adamların hakemi tartaklaması nedeniyle yarıda kalan Manisaspor-Sakaryaspor maçı, su dolu pet şişe yağmuru altında oynanıp bitirilen Galatasaray-Fenerbahçe müsabakası ve bu sezonun ilk haftasında seyircilerin sahaya dalıp sporculara saldırması (bunun üzerine o sporcuların bazılarının da seyircilere saldırması!) nedeniyle tamamlanamayan Trabzonspor-Sivasspor karşılaşmasında olanları ve bunlara verilen cezaları karşılaştırın, ölçüp tartın. Bu kararlar silsilesinden herhangi ikisi arasında bir tutarlılık bulmak mümkün mü? Trabzon-Sivas maçının tekrarı kararı, halkı 'milli refleks göstermeye' çağıran Genelkurmay bildirisi misali, 'linç serbest' ilanı anlamına gelmiyor mu? Bülent Demirlek'in maçı tatil kararının çiğnenmesi, bizzat hakemliğin rüşdünü ayaklar altına almıyor mu? Trabzonspor yöneticilerinin karar mercilerini tehdit etmeleri ve Federasyon'a seçimde verdikleri desteğin kefaretini istemeleri, başlıbaşına bir skandal değil mi?
Hukuk dengelere tabi
Türkiye futbolunda hukukun tamamen kulüplerin güç dengelerine ve pazarlıklara tabi olduğu, apaçık görülüyor. Gerçi onların da gönlü biraz çabuk geçti ama, hukuksuzluktan-standartsızlıktan yılan Vestel'in Manisa'daki sponsorluğundan çekilmesini bir uyarı atışı sayalım. Ligimiz, imkân olsa, vallahi tam UEFA'nın el koyacağı, askıya alacağı bir ligdir.
Bu ligin 30+ derecelerde oynanan ağustos etabı sona erdi. Avrupai İstanbulluların üçü de berabere kalarak puan kaybetti. Zaten dokuz maçın altısı berabere.
Akıcı maçlar: Beşiktaş-Kayseri biraz İngiliz usulü, Manisa-Galatasaray ise sereserpe tokuştular. Kafaya oynadığı son iki sezonda altı İstanbul deplasmanından 5 yenilgi bir beraberlik (yine: 2005'te Beşiktaş'la 0-0) çıkartabilen Kayseri-spor, İnönü'de Beşiktaş'ı 0-0'a razı etti. Güvenliydiler, kafaya oynamaya devam edebileceklerini gösterdiler. Retorikte Aykut Kocaman'ın tahtını tehdit eden bir teknik direktörleri de var. Beşiktaş hâlâ Giunti'siz.
Asabiyet tabloları: Giray Bulak, 72'de oyuna soktuğu Yiğit Gökoğlan adlı terütazeyi ilk hareketinde azarlayıp, 13 dakika sonra da
oyundan alarak, kendince 'disiplin' gösterdi. Sezonun ilk golünü yiyen Galatasaray'da da futbolcular birbirlerine şarlayıp durdular. Bol kırmızı kartlı haftada, hiddetini Ankaragücü'nden bildiğimiz Sedat Bayrak daha ilk yarıda ısrarlı söylenme sonucu ikinci sarıyı görerek, çizgisini sürdürdü.
Hakan Şükür 241. golünü atarak lig tarihinin altın ayakkabısını devralırken; Fenerbahçe, lig tarihindeki 900. galibiyetini almaya gittiği Gençlerbirliği OFTAŞ deplasmanında 441. beraberlikle iktifa etti. Orta sahasına rezerv oyunculardan bir modül takan sarı-beyaz Fener, Deniz Barış'ın kıymetini artık iyice anlamış olmalı. Kezman sinirden kaynarken, birçok Fenerli Semih duasında. Tiride şükreden derviş misali, iki mütevazı oyuncu takviyesini öpüp başına koyan OFTAŞ, hücum kapasitesini bir 'tık' geliştirdi ve güven kazandı.
Bursa-Trabzon, birbirlerini bırakmadılar. Bursa'nın oyunu, Bülent Korkmaz'ın tişörtünün deseni gibi benekli. Sivas yine iyi gidiyor. Konyaspor ve Ankaragücü, erkenden koparabilecekleri maçlarda, 90'da yedikleri gollerle 2-2'ye razı oldular. Konya'da Denizlispor, Koca Kamerun millî takımının hâlâ hizmetlerine ihtiyaç duyduğu Süleymanou Hamidou'nun biri elle iki uzun degajından bulduğu pozisyonlarda Yusuf'un dokunuşlarıyla olmadık bir puan aparttı. Ankara derbisinde 2 fark geri düşen Gençlerbirliği, kanadını belâlı bir qırıq gibi harmanlayan Burhan
Eşer'in hücumu hareketlendirmesi, penaltı yaptırtması ve asistiyle, beraberliğe yapıştı. Ankaragücü, 7 golünün altısını ilk yarıda, dördünü ilk devrenin son çeyrek saatinde attı; Gençlerbirliği 6 golünün beşini son yarım saatte.
Kalecilere dikkat!
Üç sezondur 'en çabuk teknik direktör değiştiren takım' ödülüne el uzatan Rizespor, ilk yarıda İstanbul Belediyesi karşısında birkaç kez geri düşmekten kurtulduğu maçı, üç golle kazandı. Üç beraberlikli Konyaspor'la beraber, galibiyetsiz iki takımdan biri olan Ankaraspor, transferle kendini geliştiren Kasımpaşa'ya yenilerek en alta düştü.
Ağustos etabının bir güzelliği, yerli-yabancı, gösterişli kaleci performansları izlemiş olmamız. En azından güzel enstantanelikler. Yeni Latin Amerikalılar'dan Vega bu hafta Bursa'nın puanında baş hissedar olurken, birkaç tek kollu plonjon pozu da verdi. Karamürselli Hakan Arıkan da atik bir karşı-karşıya kalecisi olarak Beşiktaş'ın iç saha ihtiyaçlarına çok uygun.