Cim-Bom umutlandı

UEFA'nın kararıyla Dortmund'da oynanan maçta Galatasaray, Juventus'u 2-0 yenerek ümidini son maça taşıdı. Galatasaray bu galibiyetle puanını altıya çıkardı.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Galatasaray, Westfalen'deki son randevusundan mutlu ayrılmıştı. 2 Mart 2000'de, mekanın 'gerçek' sahibi Borussia Dortmund'u 2-0'la üzen Cim Bom, böylece UEFA şampiyonluğuna uzanan önemli bir virajı da almış oluyordu. Dün o dönemden kimi izler vardı Sarı-Kırmızılılar'ın kadrosunda. Başta Fatih Terim ve Dortmund ağlarını havalandıran iki isimden biri olan Hakan Şükür olmak üzere... Ama aynı ruh var mıydı? Maç öncesi, işte bunu iddia etmek çok zordu.
Juventus, 1996-97 sezonunda Şampiyonlar ligi ilk turunda grup liderliğini garantilemiş ve Torino'daki son maçta, Fenerbahçe'yi ağırlamıştı. Yedek oyuncularını sahaya süren Siyah-Beyazlılar'ın, bir tür 'hatır-gönül' şikesine soyunacağı kanaati vardı, çoğumuzda.
Ama o maçtan 2-0'lık galibiyetle ayrılmıştı İtalyan devi. Dün benzer bir hava vardı Westfalen'deki Juventus onbirinde. Marcello Lippi, Alessandro Del Piero, Lilian Thuram ve Nicola Legrottaglie gibi yıldızlarını İtalya'da bırakırken David Trezeguet, Pavel Nedved ve Gianluigi Buffon gibi isimleri de yedek kulübesinde, yanına oturtmuştu.
Bu dengeler ışığında başlayan mücadelenin ilk dakikalarında Galatasaray'ın pozisyon üretmeyen oyun üstünlüğü vardı. 11'de Sarı-Kırmızılıların kullandığı ilk korner atışı, Juventus adına bulunmaz bir fırsata dönüştü. Boş alanı kateden Di Vaio, bire bir kaldığı pozisyonda topu Mondragon'a nişanladı. Aynı Di Vaio, 23'te Miccoli'nin soldan ortasında meşin yuvarlağı bir kez daha Kolombiyalı eldiveninin üstüne vurdu. Bu iki ölümcül gol girişime Galatasaray'ın verdiği en etkin cevap ise 14'te soldan inen Ergün'ün pasında, Hakan Şükür'ün auta giden vuruşuydu. Bu pozisyon, Letonya maçının ikinci golünün tıpkı basımıydı ama bu kez sonuç alınamadı.
İlk yarının genel karakteri içinde, bire birlerle delinemeyen Juventus defansını aşma yolunda Galatasaray, uzaktan şutları denedi. Berkant, Petre ve Prates'in girişimleri, Chimenti'nin ellerinde eridi. Bir de Cim Bom adını bir şans anından bahsetmek gerekiyor: 29'da Miccoli'nin frikiği, direkte patladı...
Kral, kafasını kullandı
İkinci yarı 'umuda yolculuk'la başladı. 47'de gelişen atakta Hasan Şaş-Hakan Ünsal 'ortak' imzalı sol kanat bindirmesinin ardından yapılan ortada kafayı vuran 'kral', kendine has bir golle 'Westfa Yen'in tribünlerini ayağa kaldırdı. Golün ardından Juventus'un özellikle cepheden gelen beraberlik arayışları vardı. Ama bütün bu girişimlerde Mondragon kalesinde devleşti ve Siyah-Beyazlılar'a fırsat tanımadı. 80'de Berkant, Juve defansının ofsayt zannıyla durduğu pozisyonda kaçırdığı golle, kariyerinin belki de en büyük fırsatını harcamış oldu. 84'de bu kez Sabri, Berkant'a özenen isim oldu. Son sözü yine Hakan Şükür söyledi: 2-0.
Bu sonuçla Galatasaray, UEFA'nın kestiği sürgün cezasını üç puanla tamamlarken ikincilik umutlarını San Sebastian'a taşımış oldu. Malatya karşısında sonuç vermeyen 'revizyon' sözcüğü ise, Juventus önünde,
'tarihi' değer taşıyan ilk galibiyetle dün daha bir anlam kazandı. Ayrıca Cim Bom, Westfalen'den bir kez daha mutlu ayrıldı.