Çırak kaçarken ustaya yakalandı

Dört yıl hoca-talebe ilişkisini birlikte yaşayan Terim ile Hagi'nin ilk düellosunda 'boynuz kulağı geçti' demek maçın özeti sayılabilir. Kurt futbolcu Hagi'nin dünkü karşılaşmadaki avantajı eski hocasının hedeflerini, kafasından geçirdiklerini bilmesiydi. Terim'in ise bu konuda fazla malumatı yoktu.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Dört yıl hoca-talebe ilişkisini birlikte yaşayan Terim ile Hagi'nin ilk düellosunda 'boynuz kulağı geçti' demek maçın özeti sayılabilir. Kurt futbolcu Hagi'nin dünkü karşılaşmadaki avantajı eski hocasının hedeflerini, kafasından geçirdiklerini bilmesiydi. Terim'in ise bu konuda fazla malumatı yoktu. Kurnaz Rumen maçın hemen başında meslektaşının en zayıf yönü olan savunmasını hızlı kontrataklarla yıpratmayı ilk plana aldı ve maç boyunca da bu karşı hücumlu futbolu sürdürdü. Aslında ev sahibinin de yumuşak karnı savunmasıydı. Yeşil-Beyazlıların bu zaafı son 10 dakikada iyice belirginleşti.
Transferi tartışmalara neden olan De Boer'in, her maçı yanında başka bir stoperle oynanan çaresizliği üzerindeydi. En iyi ikiliyi oluşturduğu Bülent'in kart cezalısı olması konuk ekibin defansının belini kırdı. Hagi de, eski hocası gibi gerektiğinde forveti işleyen 4-4-2 ile karşılaşmaya başladı. Rumen çalıştırıcı dört vatandaşını eşit miktarda sahaya yayarken, kaleci Vintila'nın önünde stoper Miu, orta sahada ikinci galibiyet golünü Frasineanu ve forvette Ganea Hagi ile birlikte takımın yarısını Rumenleştirdi.
Rumenler ve diğerleri
Bursaspor'da Rumenler'in dışında Ömer, Erman, Serkan savunmada, Yakup, Sertan orta alanda, Okan da forvette yer aldı. Gol yollarında sıkıntı çeken Terim, sakatlığı son anda düzelen Hakan Şükür'ün yerine Hasan'ı monte etti. Ne var ki, forvet oynama alışkanlığı olmayan Hasan sık sık pozisyonunu kaybedince karşılaşmanın başlarında hayli bitkin görünen Şükür'ü, rakip savunmanın ortasında bir başına bıraktı.
Fatih hocanın savunma kanatları iyiden iyiye belirlenmiş gibi. Prates ile Hakan Ünsal, sağ ve sol koridorları tapularına geçirdi. Hollandalının dün akşamki partneri Ömer uzun boyuyla hava toplarına hakimdi ama meşin yuvarlak yere indiğinde aynı performansı fazla tekrarlayamadı. Özellikle ilk golde Okan'la birebir kaldığı pozisyonda yanlış yer alması sonucu Sarı-Kırmızılılar ilk kez geriye düştüklerinde maçın henüz 6. dakikasıydı. İlk iki maçında sayı bulamayan Timsahlar maçın hemen başında yeni sezondaki ilk golüne böyle kavuştu. Altı dakika sonra Cim Bom, Batista ile eşitliğe, aynı pozisyonda iki kez yaklaştı. Brezilyalı, Vintila'ya takıldı. Ardından kafa şutu dışarıya çıktı. Bu dakikalarda Hakan Şükür-Hasan Şaş ikilisi rakip defansı zorlamaktan çok uzaktı.
Aslanların karşısına atılmış ilk Hıristiyanlar'ın yalnızlığı içinde bulunan Boğaz'ın Boğası, eski alışıldık hücum presini boşlayınca Timsahların savunması çok rahatladı. Bunun sonucunda düzgün toplar alan Yeşil-Beyazlı orta alan, hızlı forvetlerinin çapraz koşularıyla Mondragon'un kalesinde peşpeşe pozisyonlar buldu. Galatasaray bu yoğun baskıyı ancak 20. dakikada hafifletebildi. Ne var ki, iki dakika sonra Frasineanu'nun uzun metrajlı şutunu Kolombiyalı eldivenin kornere çelmesinden sonra gelişen pozisyonda ağlara giden top, ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Fatih hoca ikinci yarıya Volkan'ın yerine Arif'i alırken, Hasan da derin bir 'oh' çekip alışkın olduğu sol kanada geçti. 47'de Sarı-Kırmızılılar ender görülen bir organizasyon sonrasında eşitliği buldu. Ergün'le başlayan ve Hakan Şükür'ün rakip savunmayı karıştırmasıyla gelişen ve sonrasında Pinto'nun çaprazdan uzak vuruşuyla tabela 1-1'e gelirken Terim'in değişikliği de semeresini erkenden gösterdi. Bu devreye eski, hücum presli günlerini yeniden vizyona sokan Hakan Şükür, aynı tempoyu tüm ikinci yarıya yayamasa da, son 10 dakikada Aslan'ın, Timsahları domine ettiği pozisyonlarda çok etkiliydi. Frasineanu'nun 25 metreden süper füzesiyle ev sahibi 59'da yeniden öne geçti: 2-1. Bitime 10 dakika kala Sabri ilk eşitliği sağlayan Pinto'nun mükemmel vuruşunun benzeriyle skorun ikinci kez dengeye getirdi. Maç da bu skorla sona erdi.