Cüneyt Çalıcıoğlu: Özelleştirme olsa bile TJK yerini korumalı

Cüneyt Çalıcıoğlu: Özelleştirme olsa bile TJK yerini korumalı
Cüneyt Çalıcıoğlu: Özelleştirme olsa bile TJK yerini korumalı
Türkiye Jokey Kulübü yeni başkanını 22 Şubat'ta seçecek. Başkan adaylarından Cüneyt Çalıcıoğlu, "Atçılığın önünü açmak için yeni yasalar şart" diyor

RADİKAL - 22 Şubat'ta yapılacak olan Türkiye Jokey Kulübü (TJK) kongresinde TJK başkanlığına aday olan Cüneyt Çalıcıoğlu Radikal’e konuştu. İnsanların atçılığa ve at yarışlarına olan ilgisinin azaldığını söyleyen Çalıcıoğlu, at yarışlarının özelleştirilmesi ile ilgili, ‘Özelleştirmeyi kazanan şirket daha çok kazanmak için masrafları kısıp ve yarış ikramiyelerini azaltabilir. Bu durumda sektörün harmonisi kaybolabilir. Bir patronaj sistemiyle bir özelleştirme olsa bile TJK yerini muhafaza etmeli’ dedi. Çalıcıoğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Türkiye’de atçılık ve at yetiştiriciliğin son durumu nedir?
Türkiye at yetiştirirken dünya standartlarını yakalamaya çalışıyor. Ancak coğrafi sebeplerden dolayı bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Amerika’da at yetiştirilen çiftlikler minimum 500 dönümken bizde ortalama at bir at çiftliği 100 dönüm civarında. Bu at yetiştirirken bir dezavantajdır. Çünkü at doğa ister, arazi ister, çim ister. Bunlar sağlanmazsa ne kadar iyi bir at olursa olsun o attan verim alınamaz. Ancak diğer noktalarda dünya standardında atçılık yapıyoruz. Mesela veterinerlik hizmetimiz dünya standartlarında. Ama alt yapı eksikliğimiz var. Jokey ve antrenör eksiliğimiz bulunuyor. 11 hipodromuda çalışacak kalifiye eleman eksikliğimiz had safhada. Özellikle seyis eksikliği sıkıntı yaratıyor. Bu altyapı eksiklikleri ivedilikle her şeyin başında giderilmesi gerekilen eksiklikler.

Son dönemlerde at yarışı ve at yetiştiriciliğine ilgi azaldı bunun sebebi nedir?

Atçılık ve at yarışı bir gönüldaşlık işidir. Diğer sporlardan farklı olarak atçılıkta duygusallık vardır. Sokaktaki adam çok sevdiği bir at varsa, ‘o benim atım’ der. Biz TJK olarak hep kamu yararını gözettiğimiz için büyümeyi kontrollü yaptık. Biz de çok rahat bir dağıtım sistemiyle kolayca 6-7 bin ganyan bayisi dağıtarak hızlı büyüyebilirdik. Ancak biz kamu yararını gözeterek büyümeyi esas aldık. Olayın kumar boyutunu ikinci plana atarak at yarışını görsel bir şölen olarak aktarmaya çalıştık. Dolayısıyla biz kendimizi futboldan hep ayırıyor ve uzaklaştırıyoruz. Eğer yeni bir yönetimle başa gelirsek doğru ve sıcak bir iletişimle at sevgisini insanlara tekrar aşılamayı düşünüyoruz. Mevcut devam eden sosyal projelerimiz bulunuyor. Bunları artırmayı düşünüyoruz. Özellikle sosyal medya yoluyla yeni yaş gruplarına at sevgisi aşılamayı hedefliyoruz. Bu uzun soluklu bir mücadele olacak. Bu mücadelenin meyvesini seneler sonra alacağız ama neticede kamu yararına çalışan bir kurumuz.

Sizce medya atçılığa ve at yarışlarına yeteri kadar ilgi gösteriyor mu?
Medya hem atçılığa hem de at yarışlarına sadece bahis gözüyle bakıyor. Görsel ve yazılı basın işin görsel şöleniyle yeteri kadar ilgilenmiyor. Biz kendi kanallarımızda işin görsel tarafını vermeye çalışıyoruz. Ancak ulusal basının atçılığa bakış açısı son derece dar. Ben doğru bir iletişimle bu ilginin artacağını düşünüyorum. Esasında atçılıkta anlatacak çok hikaye, gösterilecek çok resim ve seyredilecek muhteşem mücadeleler var. Ancak medya bunlardan tamamen uzak kalıyor. Biz arkadaşlarımızla beraber reklam ve tanıtımla, özellikle sosyal medya ile medyanın da atçılığa daha çok ilgi göstermesini sağlamaya çalışacağız. Dünyada at yarışları ve atlarla ilgili bir sürü film çekildi. Bu filmler Türkiye’de de ilgiyle izlendi. Elimizde çok fazla hikâye olmasına rağmen bu tarz filmler bizde yapılmıyor. Atla ilgili yapılacak filmleri veya projeleri desteklemeye hazırız. Bizim amacımız atı yarıştırırken en hızlı atı, yani şampiyonu bulmaktır.

TJK’nın özelleştirilmesine nasıl bakıyorsunuz?

Özelleştirme Türk atçılığının ufkunda görünüyor. Ama bana göre TJK’da bir özelleştirme hemen olmaz. Özelleştirme Türk atçılığı için olumlu sonuçlar çıkartabilir ama bu konuda bir takım belirsizlikler var. Özelleştirmenin birinci hedefi kârı artırmaktır. Özelleştirmeyi kazanan şirket daha çok kazanmak için masrafları kısabilir ve yarış ikramiyelerimin miktarını azaltabilir. Bu durumda sektörün harmonisi kaybolabilir. Kimse bu durumdan memnun olmaz. Özelleştirme ile gelecek başarısızlıklar ülke ekonomisini de olumsuz etkiler. Çünkü biz kesintiler adı altında devlete yılda 600-700 milyon TL kaynak akıtan bir kulübüz. Bunun için hata yapmamak lazım. Olmuyorsa zorlamamak lazım. Sonuç olarak gönüllü olarak hareket eden bir sürü atçı var. Zorlandığı takdirde bu gönüllüler sektörden kaçabilirler. Onlar kaçarsa at sayısı azalır ve hipodromlarda da yarış koşuları azalabilir. Bu azalan koşular müşterek bahisi ve ciroyu etkiler. Dolayısıyla ülke ekonomisi kaybeder. Bu nedenle dikkatli çalışmak lazım. Dışardan bir patronaj sistemiyle bir özelleştirme olsa bile TJK yerini muhafaza etmeli.

Başkan seçilirseniz ilk icraatınız ne olacak?
Ben ve arkadaşlarım tarafından atçılıkla ilgili mevcut sorunlar defalarca konuşuldu ve irdelendi. Bizler Türk atçılığının sağlam adımlarla ilerlemesini ve büyümesini hedefledik. Ben ve arkadaşlarım bu onurlu göreve Türk atçılığın kendi sağlam politikalarıyla ilerlemesi için talip olduk. Kısa vadeli projelerle atçıya yaklaşmaya çalışacağız. Hızlıca çözmemiz gereken sorunları çözeceğiz. Hipodrom dahilinde yaşanan at sakatlıkları, pistlerin elverişsiz durumu, ahırlar durumu ve atların gezinti alanlarındaki eksiklikleri gidermeye çalışacağız. Uzun vadede ise etkin bir bürokrasi ile kötü sürprizlere, özelleştirmenin olumsuzluklarına karşı mücadele vereceğiz. Bunları yaparken Türk atçılığı için ortak akılda buluşmak çok önemli. Ben ve yönetim kurulum, ortak akılla TJK’ya olan sorumluluklarımızı yerine getireceğiz. Türk atçılığı geçmişe dönük büyük problemler taşımıyor. Örneğin borcu yok, ayrıca atçılıkla ilgili yasal düzenlemeler de mevcut. Ancak bu yasaların yeniden düzenlemesi lazım. Örneğin Türk atçılığı hâlâ ilk Anayasa zamanında hazırlanmış 6132 sayılı at yarışları kanunu ile ayakta duruyor. Bu yasa o günün şartlarına göre hazırlanmış bir yasa. O günden bu güne çok zaman geçti. Şartlar değişti. Atçılığın önünü açmak için yeni yasalar şart.