Deli horon ve Tatangalar

Haftanın maçı, Avni Aker'deki müthiş git-gel. Beşiktaş, 45 dakika kadar, sakin ve şuurlu oynuyor rolündeydi. İkinci yarıda yeşil alanları halka açtılar...
Haber: TANIL BORA / Arşivi

Haftanın maçı, Avni Aker'deki müthiş git-gel. Beşiktaş, 45 dakika kadar, sakin ve şuurlu oynuyor rolündeydi. İkinci yarıda yeşil alanları halka açtılar; zaten 'durmanın ne kârı var' şiarıyla koşturan Trabzonspor, geniş çayırlarda rahat galoplar buldu. Ankara takımlarından transfer ettiği oyunculardan üç gol iki asist. Umut Bulut, iki haftadır attığı beş golle (sonuncusu diz altıyla), krallık yarışına dahil oldu.
Fenerbahçe, her zaman Cannes-Van gibi kafiyeli olmasa da, Avrupa'da hayal kırıklığını bir mahalli yenilgiyle pekiştirme geleneğini sürdürdü. Tuncay hariç mağlup tertibi koruyarak, bunun için önlem de almıştı zaten. Daum'un şablonunu özleyenler var. Dört maçtır 1-0 kazanan Antalyaspor, ikinci devrenin klasmanında 12 puanla lig lideri. Trabzon 11, Konya 10 puanla takip ediyor. Onları uzun süre skorca mutsuz eden ama iç tutarlılığı olan oyunlarında ısrar etmenin ödülünü alıyorlar. Beşinci golünü atan Ali Bilgin ve iki gollü Volkan'la, ligin skorca da en etkili kanatlarına sahipler. Yılmaz Vural, böbür böbür.
En ölümcül periyot
Kolombiyalı duayen kaleciler, Cordoba ve Mondragon, haftanın dikkat çeken oyuncuları. Galatasaray, Mondragon'un istikrarına muhtaç; gerek eski, gerek orta kuşak, gerek genç yıldızların haftası haftasına uymuyor. Denizlispor, ikinci devredeki ilk puanını aldı. Onların da beyaz Brezilyalısı Julio Cesar dikkat çekici. 'Horoz', gollerinin üçte birini (6), ikinci devrenin ilk çeyrek saatinde attı. Bu hafta en ölümcül periyot buydu zaten. Sadece Trabzon'un vurgunu değil. Antalya, Gençler, Konya, Ankaragücü, Ankaraspor, bu periyodda kritik sayılar attılar.
Başaltından alt-orta sıralara, dört eşleşmede takımlar emsallerine çattı. Gençler-Kayseri maçından, seviyesine uygun bir gerilim yansıdı. Gençler'in golleri şıktı (Ekstraları olan bir oyuncuya dönüşen Engin, sıfıra yakın yerden bir Aykut Kocaman vuruşu yaptı; Isaac beklenmedik bir incelikle burnunun dibindeki kalecinin üzerinden top aşırttı). Ama kırmızı görüp eksik kalınca, kaliteli rakipleriyle beraberliğe razı oldular. Gökhan Ünal dönüyor! UEFA yarışına kaydolma sınavını, iç saha klasmanında küme düşme hattından kurtulamayan Sivas'ta galip gelen Konyaspor kazandı. Konya'nın ilk golünde Neca'nın, beraber çapraz koştukları rakibinin ayaklarının arkasından, direk dibine yuvarladığı ters top, mükemmel. Ankaragücü-Antepspor ve Rize-Ankara eşleşmeleri de, alt-ortalardan biraz daha güvenli basamaklara yükselme maçlarıydı. Bu dörtlünün kazananı, Ankaragücü oldu. En az berabere kalan Rize'yle en çok berabere kalan Ankaraspor, berabere kaldılar. Bu arada iki haftadır görülmeyen beraberlik, üç defa geri döndü.
Sakarya artık en dipte
Erciyesspor, önemli eksiklerine ve Manisaspor'un artık bir dala tutunma azmiyle yüklenmesine rağmen kazandı ve haftalar sonra son sıradan kurtuldu. Orada artık, evinde Bursa'ya yenilen Sakaryaspor oturuyor.
Bursa, ilk devrede eski imparatoru Biyediç'in yönetimindeyken yendiği komşusunu, bu sefer de unutulmaz İntertoto koşusundaki kadroda yer almış eski emektarı Şaban'ın yönetimindeyken geçti. Pancu'nun kısa mesafeden gelen ortaya uyduruverdiği rövaşata, şıktı.
Bordo-Mavi'ye 1989-90'da coşkulu bir oyun oynatan Belçikalı hoca Braems'in (ön adıyla ve her bir harf özenle telâffuz edilerek: 'Urbain' diye anılırdı) Trabzon'un fahri hemşehrisi ilan edilmesi ne tatlı. 'Bana bak ha ey çarşı/Sakın olmayasın dostluğa da karşı' pankartı ne şirin. 'Hepimiz Türküz'ü, Hrant Dink'in kaybına ve acısına dönük bir 'tanımayruz' sloganı olarak dillendirmeye devam etmeleri, ne kadar maneviyat bozucu. Bu ufunetlerini alacaksa, bütün derbiler onların olsun!
'Aykut'lar ölmesin'
Sakaryaspor'un taraftar grubu Tatangalar, insaniyetin, medeniyetin, can kıymeti bilmenin anlamını hatırlatmaya çalışıyorlar. Beyaz adamın
açgözlü gaddarlığından dehşete kapılan bir Kızılderili reisinin soylu hayretine çağırıyorlar herkesi. Geçen hafta İstanbul deplasmanı yolunda trenden düşüp ölen 17 yaşındaki Aykut'un acısını unutmamak gerektiğini, çünkü 'hiçbir puanın, hiçbir şampiyonluğun, hiçbir başarının, oğlunu kaybeden bir annenin bir damla gözyaşından daha değerli olmadığını' duyurdular geçen hafta içinde. 'Bugünden itibaren; bir daha hiçbir ana yüreğinin evlat acısı ile yanıp kavrulmaması amacıyla, geçmişten gelen düşmanlıklara, oluşan husumetlere 'Dur!' demeye karar verdik' dediler. Ve bu işi, en büyük hasımlarından biriyle, Bursasporlularla başlattılar; onları bu yasaklı deplasmana atkıları, formalarıyla gelmeye davet ettiler ve ağırladılar. Bunu devam ettirsinler; hepimiz Tatangayız.