Denedik, ama başaramadık

İngiltere ile Şükrü Saracoğlu Stadı'nda karşılaşan Milli Takım yıllardır beklediği galibiyete yine ulaşamadı: 0-0.Beckham, ilk yarıda penaltı kaçırdı.

Bu sonuçla İngiltere grup liderliğini koruduğu için Milli Takım, 12. Avrupa Şampiyonası'na ancak baraj maçlarını kazanabilirse katılabilecek.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Son bir haftayı 'Ferdigate' skandalıyla geçiren İngiltere, Türkiye'ye ayak bastığında, teknik direktörleri Goran Eriksson, "Artık futbol konuşmanın zamanı geldi" demişti. Dün Saracoğlu'nda, futbolun alfabesini yazanlarla, yaklaşık yüz yıldır güzel konuşmak, güzel cümleler kurmak isteyen ama bu hedefine ancak son on yılda ulaşabilenlerin mücadelesi vardı. Futbola ait özlemi, açlığı henüz doyma noktasına gelmeyen Türkiye, sadece Sunderland'deki 2-0'ı değil, 31-0 şeklinde özetlenebilecek tarihi hesabı da kapatmak istiyordu. Kağıt üzerinde bütün koşulların kendisinden yana göründüğü maça, Ay-Yıldızlılar son derece tutuk başladı. İki kanadı, özellikle de solu akıllıca kulanan İngiltere, soğuk duş etkisi yaratacak bir gol peşindeydi.
Uyanışın ilk hamlesi
Nihat'ın 17. dakikada gelen yumuşak dömivolesi, Türkiye adına uyanışın ilk hamlesiydi. Sonrasında ise fizik ve tekniğin mücadelesi vardı. Bu dönemin akılda kalan hareketlerinin başında Emre'nin Beckham'a 'incesi' geliyordu. Ama yine de ilk 45 dakikanın ilk önemli gol pozisyonuna 'Made in England' etiketi vardı. 20'de Rooney, 40'da Scholes çok önemli fırsatlardan yararlanamadılar. Ama maçın asıl tarihi anı 37'de geldi. 2002 Arjantin-İngiltere maçının ardından, Pierluigi Collina bir kez daha beyaz noktayı Britanyalılar adına gösterdi. Topun başına gelen Beckham bu kez Sunderland'in aksine boşluğu dövdü. 1986 Meksika'dan beri tatilde olan 'Tanrının eli' atış anında Beckham'ı bu kez ayağından çekip yere indirmişti. Devre, sahanın en hantal futbolcusu görünümündeki Sergen Yalçın'ın çok kötü kullandığı frikiğin auta gitmesiyle son buldu. Onuncu maçın ilk yarısını da kaparsak, toplamda tam 855 dakika tarihin çöplüğüne yuvarlanmış ve Türkiye hâlâ İngiltere ağlarına bir gol yollayamamıştı.
Eriksson'ın isteği oldu
İkinci yarının ilk onbeş dakikasında Türkiye'nin doldur-boşalt oyunu vardı. Bu bölümün en kaydadeğer yanı Hakan Şükür'ün Collina'yı kandırma çabası sonrası gereksizce gördüğü sarı karttı. Ayrıca James'in koruduğu kaleye yağan maddeler seyirci sabrının ancak bir saat kadar olduğunu da gösteriyordu. Sonrasında teknik direktör Şenol Güneş, eteğindekilerin hepsini sahaya döktü; önce Tuncay'ı, sonrasında İlhan'ı soktu. Eriksson bu hamleye, Haskey-Vassell değişikliğiyle yanıt verdi.
70'te Türkiyenin en güzel organize atağı geldi. Verkaçlarla İngiltere ceza sahasına inen Fatih Akyel'in ortasında Hakan vurdu; yazık, korner. 73'te Eriksson, Rooney'i de kenara çekerek Dyer'i oyuna sürünce elini belli etti: Maçı 0-0'a bağlamak. Ergün'ün kavisli şutu, Tuncay'ın direği yalayarak dışarı giden vuruşu ve Nihat'ın benzer özelliklere sahip şutu dışarı çıkınca, Eriksson'ın istediği oldu. 10 maç geride ve hâlâ golümüz yok. Şimdi bir kez daha eleme turundaki rakibimizi bekleyeceğiz.