Denizi geçtiler, yine 'çay'da boğuldular

Sıkıcı mı sıkıcı, sıradan mı sıradan, 'laf ola beri gele' düzlemindeki maç, geceyi daralttı. Zaten donuyoruz oturduğumuz yerde, hiç olmazsa 'futbol ısıtsın' istemimizi kaale alan da olmadı ki... Ertuğrul Sağlam'ın...
Haber: ASENA ÖZKAN / Arşivi

Sıkıcı mı sıkıcı, sıradan mı sıradan, 'laf ola beri gele' düzlemindeki maç, geceyi daralttı. Zaten donuyoruz oturduğumuz yerde, hiç olmazsa 'futbol ısıtsın' istemimizi kaale alan da olmadı ki... Ertuğrul Sağlam'ın sahadaki Beşiktaş'ı yine tek kesicili, orta üçlü bu kez Serdar Özkan, Delgado ve Mehmet Sedef'ten oluşuyor. İleride ise Bobo ile Mert Nobre. Dikkatinizi çekti mi bilemiyorum! Mert Nobre'nin forma giydiği çoğu maçta Beşiktaş 'gol' sorununu aşamıyor ya da aşana kadar 'göbekleri çatlatıyor.'
Savunma bloğunun önünde tek futbolcu olduğunda da Beşiktaş'ın hücum gücü doğal olarak artıyor, dün gece de öyle oldu, ama özellikle ilk yarıda fiziksel yetersizlikler olası 'gol'ün gelmesine olanak tanımadı, Beşiktaş adına. Önce kaptan İbrahim Üzülmez, ardından da 'Türk Vatandaşı' Mert Nobre'nin vuruşları Beşiktaş'ı gole yaklaştırdı ancak Çaykur Rizespor'un kalesinde David Gonzales adında bir 'panter' vardı. Buna karşın, özellikle Mehmet Sedef'in sol kanattan bindirmeleri ve ardından gelen ortaları nerede ise 'mükemmel'e yakındı. Ancak Beşiktaş'ın Koray Avcı adında bir dezavantajı vardı saha içinde, sadece dün gece için geçerli değil tabii ki bu gerçek! Savunmada sorun, hücuma çıkarken sorun, ayağını uzattı sorun, topa vurdu sorun...
İkinci yarı 'sürpriz'le başladı
İlk yarıda Nobre'nin attığı gol ofsayt olduğu için geçersiz sayılınca tribündeki homurtu arttı. Beşiktaş yandaşı yengiyi getirecek gol geciktiğinde hakemle oynamayı oldum olası sever, buna futbolcular, özellikle de İbrahim Üzülmez zemin hazırlayınca daha da ilginç boyutlar kazanır! İlk yarı golsüz, olaysız konuk Rizezpor'un 'silik' oyunu ile noktalandı. Karşılaşmanın ikinci bölümü ise 'sürpriz' ile başladı. Rizespor'un gol umudu Zafer Biryol durdu Leandro, Beşiktaş defansının şaşkın bakışlarına aldırmadan golünü kaydetti.
Panik yersizdi yersiz olmasına da Ertuğrul Sağlam golden on dakika sonra Mehmet Sedef'i alıp yerine İbrahim Akın'ı koydu. Bana öyle geliyor ki, yerli teknik adamlar genelde aynı yanılgıya düşüyor; 'ümidini' yitirmiş futbolcuları 'kurtarıcı' olarak oyunun arta kalan 'zor' dakikalarında sahaya sürerek! Beşiktaşlı futbolcular Marsilya maçının fiziksel ve zihinsel yorgunluğunu mu yaşıyorlar? Benim yanıtım elbette ki, 'hayır.' Zira, onlar Marsilya karşısında da bir şey oynamadılar, sadece iki gol attılar! Mert Nobre yerini genç Batuhan'a bıraktı ancak bana kalırsa bırakması gereken başkaları, sadece sonradan vatandaş olan futbolcu ile olmaz! İlginç olanı; Mert Nobre'nin oyundan çıkmasının sadece iki dakika sonrasında Delgado'nun skoru eşitlemesi oldu. Ve kısmen ısınmaya başladık oturduğumuz yerde. Genç Batuhan'ın buna katkısı fazlaca oldu doğrusu. Çocuk nasıl istekli, nasıl koşturuyor, sahadaki 'miskinlerin' yanında kalitesi hemen fark ediliyor.
Ben Saffet Susiç'in yerinde olsam, bitime sekiz dakika kala o golü kaydedemeyen Emrah Eren'i 'kızılcık sopası' ile marizlerdim! Oynuyor gibi yapan, buna karşın oynamayan Beşiktaşlı futbolculara verilecek cezaya ise karışmam. Bu yönetime, bu teknik direktöre bu futbol çok bile!

BEŞİKTAŞ: 1
Rüştü 6
A. Tandoğan 5
İ. Toraman 5
Baki 5
İ. Üzülmez 4
S. Özkan 4
(Burak 84) -
Koray 6
Delgado 7
Mehmet 5
(İ. Akın 63) 4
Nobre 5
(Batuhan 70) 4
Bobo 4

ÇAYKUR RİZE: 1
Gonzalez 7
Gökhan 6
Suat 6
Kürşat 7
Ergün 6
Emrah 5
Serhat 6
Cumhur 6
Victoria 6
Leandro 6
Zafer 4
(Ribeiro 74) 5

SARI KARTLAR: Koray, Ali, Baki / Cumhur, Kürşat, Serhat
GOLLER: Delgado (73) / Leandro (51)
STAT: İnönü HAKEMLER: Z. İpek, M. Yılmaz, M. Sönmez