Derbinin galibi yok

Süper Lig'de oynanan derbide, Fenerbahçe ile Beşiktaş 2-2 berabere kaldı. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki karşılaşmada Beşiktaş'ın gollerini, Sergen'le 1-0 öne geçmesine karşın, Fenerbahçe Hooijdonk'un iki golüyle skoru 2-1'e getirdi. Ahmet Hassan'ın son dakikalarda kaydettiği gol maçın skorunu belirledi.
Fenerbahçe: 2-Beşiktaş: 2
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Genç bir takımdı; yüzer gezer sonuçlar almaları normaldi. Maç içinde gol atamadıklarında, delişmen yanları dezavantaja dönüşüyor ve nihai sinir harbinde, genellikle yenik düşüyorlardı. İki ezeli rakip arasındaki 307. randevu öncesinde gazete sayfalarına yansıyan Mircea Lucescu imzalı Fenerbahçe analizi, işte böylesi veriler içeriyordu. Yani bir başka deyişle terazinin 'tecrübe' kısmında Beşiktaş vardı. Oturmuş, kendini hem içeride, hem de dışarıda tartmış ve kanıtlamış bir Beşiktaş...
İşte bu tecrübeliler korosunun kaptanı konumundaki Tayfur maçın 10. dakikasında kendi ceza sahası önünde Aureilo'yu düşürürek, rakibinin belki de elindeki tek 'gerçek' silahı harekete geçirdi. Haftalardır süren suskunluğunu bozmak için topun başına geçen Van Hooijdonk, sağını alabildiğine boş bırakan Cordoba'yı kolayca avlayabileceğini düşündü ve Kolombiyalı kalecinin ağına düştü. İkili arasındaki bir sonraki buluşma 37. dakikadaydı. Hollandalı bu kez daha kapalı bir açıdan şansını denedi, soğukkanlılık abidesi çift yumrukla tehlikeyi savuşturdu.
Oyunun hakimi Fenerbahçe
Nedeni gençlik midir yoksa saha avantajı mıdır, bilemeyeceğim ama ilk 45 dakika daha çok Siyah-Beyazlıların alanında oynandı. Ama bu oyun üstünlüğünün pozisyona dönüştüğü anlar, yukarıda naklettiğim iki serbest vuruştan öteye gitmedi. Beşiktaş'ın bu yarıdaki cevapları ise aynı isimden geldi. 12'de İbrahim'in soldan uzun ortasında ortasında Sergen'in kafasına tam oturmayan top, kaleci Recep'in ellerinde eridi. 28'de ise maçın en heyecan verici hareketini izledik. Organize Beşiktaş atağında Ronaldo, sağdan kaçan Tayfur'u topla buluşturdu; kaptanın ortasına Sergen'in sol ayağıyla yaptığı vuruşta genç Recep meşin yuvarlağı son anda kontrol etti. Böylece fazlasıyla sert geçen ve hakem Serdar Tatlı'nın bol bol sarı kartına başvurduğu ilk 45 dakika golsüz kapandı.
Gollerle açılan ikinci yarı
Maçta ikinci perde gollerle açıldı. 53'de Tomas, Tümer'i düşürdü. Topun başına geçen Sergen Yalçın, klas bir vuruşla ve 'amiyane' tabiriyle ağların üzerindeki tozları aldı. Pierre van Hooijdonk'un cevabı çok geçmeden geldi. 62'de Tuncay'ın soldan ortasında golü atmak onun için kolaydı. Gençlik ayağa kalkmıştı bir kere. 68'de yine aynı isimler sahnedeydi ve Fenerbahçe galibiyeti yakalıyordu. Tuncay'ın soldan havalandırdığı top üst direğe çarpıp yere düştü. Hemen biten Hollandalı, skoru lehlerine çeviriyordu.
Aslında Lucescu'nun planı bence yerindeydi. Yarı başında öne geçecekler, skor korunacak, 70. dakika civarında da Pancu ve Ahmet Hassan sahaya sürülerek fark açılacaktı. Ama nedense tecrübe, attıkları golün 'üstünü yatamadı.' 60'lı dakikaları istediği gibi geçiremeyen ve kalesinde iki şok gol gören Siyah-Beyazlılar, hocalarının planını sekteye uğrattı. Ama eksik parçalar sonradan yerine oturdu. 84'te kazanılan serbest vuruşta Tümer'in soldan yüksek ortasında Ahmet Hassan kafayla skora eşitlik getirdi.
Bilindiği gibi hafta 2-2'lik Galatasaray-Malatyaspor beraberliğiyle
açılmıştı. Cumartesi gecesi seriyi sürdüren Diyarbakırspor-Trabzonspor mücadelesi oldu. Son nokta ise Şükrü Saracoğlu'nda konuldu.
Genel temayül elbette Fenerbahçe'nin kazanmasıydı. Medyanın bilinçaltı, ligdeki heyecanın erken bitmemesi için Sarı-Lacivertliler'in kazanmasından yanaydı. Gerçi bu sistemde beraberlik, mağlubiyetle eşdeğer elbet ama kayıtlara göre yine de Beşiktaş 15. haftaya da 'namağlup' unvanını koruyarak giriyor. Dün basketbol liginde Beşiktaş, lider Tuborg Pilsener'in yenilmezlik unvanına son verdi ama futbolda bu sıfat, hâlâ onların...