Dertlerde boğulursun, gezsen Anadolu'yu

'Avrupa fatihi' sıfatına pek alışık değil Fenerbahçe. Bugüne dek Hayaller Kahvesi'nde hep günün spesiyalini istediler ama paşa çayıyla yetindiler. Buna karşın ligde de bildiklerini okuyup, istediklerini hep aldılar.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

'Avrupa fatihi' sıfatına pek alışık değil Fenerbahçe. Bugüne dek Hayaller Kahvesi'nde hep günün spesiyalini istediler ama paşa çayıyla yetindiler. Buna karşın ligde de bildiklerini okuyup, istediklerini hep aldılar. Ta ki bu yıla kadar. Karşımızda Misak-ı Milli sınırları haricinde istediğini alan ve bu maharetlerini bir türlü istediği formatta lige yansıtamayan bir takım var. Dün akşam Manisa karşısında da aynı dertlerden mustariptiler. Kapalı defanslar karşısında çilingir çıkarmakta yine sıkıntı çektiler. Oysa Manisa'nın demode 'adam adama'sını çözmek o kadar da zor olmamalıydı. Ve Zico'nun bir de B Planı artık oluşmalıydı...
Alışık olmadığımız bir tempo
Maçı Borbiconi'nin daha dakika dolmadan attığı şut açtı. Manisa'nın şevkli oyunun uyarı ateşiydi bu. 3'te bu sefer Metin Akan sızdı araya. Hızlı ve seri geliyordu ev sahibi. Sarı Lacivertlilerin cevabı ise açık ve net oldu. 6'da Alex'in 'serbest asistine' Aurelio kafayı güzel uzattı: 0-1. Bu golle tam hesaplar yeniden yapılıp ve B planları ortaya çıkacakken 10'da Şener'in düzgün vuruşu beraberliği tekrar konsolide etti. Böylece oyun resetlendi ve her şeye sıfırdan, pardon 1-1'den başlamış olduk. Bu hızlı çekim oyun sadece 15 dakika sürdü. Süper Lig'in bir tık üzerindeki bu tempo belli ki maçın başına özgüydü. Erken gol hevesi/planı bitince kontrol panelleri açıldı. Hamleler ince eleniyor, mücadele sıkı dokunuyordu artık. Oyundaki tempo molası 31'de önce Aurelio şutu, sonra Deivid plasesiyle bitti. İndirme-bindirme harekâtı başlatmıştı Fenerbahçe. Çok pozisyon üretmiyorlardı belki, ama yüklenmeye başlamışlardı. Devreyi bu şablonla kapattık. Aklımızda, ikinci yarı için Sarı Lacivertliler adına yeni bir şeyler bulunmazsa Manisa istediğini alır öngörüsü vardı.
Filmin ikinci yarısı ilk bölümü de aratır bir tonda başladı. Manisa oyunu soğutup, son bölümde kontra yumruklar kollayacağını daha ilk yarıdan belli etmişti zaten. Bu yüzden asıl maharet artırıcı önlemlere başvuracak taraf konuk ekip olmalıydı. Oysa Fenerbahçe 'nasılsa atarız' makamında ve düşük tempodaydı. Son yarım saate girilirken, oyunun kendi lehine büküldüğünü gören Giray Bulak atik davrandı ve Zelenka-'Nizo' ikilisini aldı oyuna. Artık kontra mancınığı kurulmuştu. 64'te Kezman, gol sorununun artık psiko-patolojik hale geldiğini gösteren bir pozisyonu boşa harcadı. Fenerbahçe belli ki gol yollarında başka çarelere başvurmak durumundaydı. Çok geçmeden Sırp forvet teoride 10 kişi oynattığı takımını, 77'de gördüğü kırmızı kartla pratikte de yalnız bıraktı. Böylece Manisa atı alıp Üsküdar'a doğru yola çıkmıştı bile. Son bölümde oyun hafiften kıpırdandı ama gollük bir durum yoktu.

NOT: Geçen seneki maçı hatırla(t)madan geçmeyelim. Sponsoruyla mutlu mesut bir evlilik kurmuş olan lider Manisa en yakın takipçisi Fenerbahçe'yi de devirmeyi planlıyordu o günlerde. Sezon başından beri eleştiri yumağında debelenen Deivid'in üç golü hem maçı Sarı-Lacivertlilere getiriyordu, hem de Brezilyalıya biraz olsun nefes aldırıyordu. O Deivid bu sene Fenerbahçe'nin en flaş ismi. Manisa ise sponsoru tarafından terk edilmiş ve karalar giymiş halde.

* * * * *
V. MANİSASPOR: 1
Bülent.. 6
Ferhat.. 6
Dvornik.. 7
Ümit.. 6
Borbiconi.. 6
(Nizamettin 62).. 5
Kalabane.. 5
Şener.. 7
Uğur.. 5
(Zelenka 63).. 4
Selçuk.. 6
Rafael.. 5
Metin.. 4
(Güven 90).. -
FENERBAHÇE: 1
Volkan.. 6
Önder.. 5
Yasin.. 6
Lugano.. 5
R. Carlos.. 6
Deniz.. 5
(Appiah 88).. -
Aurelio.. 6
Vederson.. 5
(C. Kazım 74).. 5
Deivid.. 4
Alex.. 5
Kezman.. 4

GOLLER: Şener (10) / Aurelio (6)
SARI KARTLAR: Ümit, Nizamettin / Yasin, Alex
KIRMIZI KART: Kezman (78)
Stat: 19 Mayıs Hakemler: B. Gezer, B. T. Akkın, E. Sezertam