@ubuget

Diyarbakır'dan Rio'ya koşuyor!

Diyarbakır'dan Rio'ya koşuyor!
Diyarbakır'dan Rio'ya koşuyor!
Bu Amed'den Rio'ya uzanan bir azmin hikâyesi. Mayınlarla döşenmiş hayat yolunda Diyarbakır'ın Uzunova Köyü'nden Brezilya'ya uzanan bir başarı hikâyesi! Söz olimpiyatlardan açılınca Nesim'in gülümsemesi ahizenin ucundan bu tarafa çok kuvvetli ve buralarda çok rastlamadığımız bir samimiyetle geliyor.
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL- Görme engelli milli atletimiz Nesim Öner Seul’deki Dünya Oyunları’nda aldığı dereceyle 2016 Rio Olimpiyatları’na katılmaya hak kazandı. Nesim’in koşuyla tanışması lise yıllarına dayanıyor. Mayınla o talihsiz buluşmaysa bundan 12 yıl evvele, daha ‘çocuk aklı’ yıllarına. Amcasıyla birlikte hayvanlarının yanına koşuyor on yaşındaki Nesim, içlerinden bir tanesi kaybolmuş çünkü. Amcası onu aramaya koyuluyor, Nesim de hayvanların başına nöbete. Gözü yerdeki demir parçasına ilişiyor… On yaşındayken mayın nedir bilir miydiniz? O da bilmiyor. Bir taş vuruyor o demir parçasına, sonrasını çok hatırlamıyor. Uzunova Köyü’nden, Kulp’a, oradan da Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne uzanan, üç ayı yatakta geçen bir yıllık uzun bir tedavi süreci. Başıboş mayın bir kol ve neredeyse iki gözünü alıp gidiyor.

GÖRME ENGELLİ OKULU BENİM İÇİN ŞANSTI
‘Tedavi nedeniyle bir sene okulu gidemedim, eski okulum da beni almıyordu, onlar da ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Ertesi sene Diyarbakır’da bir görme engelliler okulu açıldı. Bu benim için bir şanstı’ diyor genç atlet. ‘Sevinmiştim en azından okuluma devam edebilecektim. Çünkü artık herhangi bir şey için bir fırsatım olduğunu düşünmüyordum.’

Kendine benzer sorunlara sahip insanların olması Nesim’e yalnız olmadığını düşündürmüş. ‘Okuldaki herkesin görme problemi olduğunu fark edince daha iyimser olmaya başladım çünkü psikoloji olarak kötü bir dönem geçiriyordum’ diyor. Lakin tedavisi sadece vücuduna sürülen merhemlerle sınırlı kalmış Nesim’in. Zihninde açılan yaralar için bir plan yapılmamış, ailesininki dışında psikolojik bir destek almamış.



YENİ NESİMLER OLMASIN
Peki köyünde hâlâ mayın var mı? ‘Oradaki mayınlar hâlâ orada bir yerde var olmaya devam ediyorlar,  diyor Nesim. Nerede oldukları çok belli değil. Belli bir zamandan sonra yerlerinden kayabiliyorlar. Bir Nesim daha hatta daha da kötüsü olabilir, ölümle de karşılaşılabilir’ diye uyarıyor .  

MAYINLAR İÇİN ÇALIŞMA YOK!
Bölgedeki durum vaziyeti şu sözlerle özetliyor: ‘Bizim bölge halen mayınla döşeli. Hiçbir şekilde bir çalışma da yok hatta görüp söylenildiği zaman bile imha edilmiyor aynı şekilde bırakılıyor. ‘Karışmayın’ deniliyor ve etrafı çitlenmeye çalışılıyor. Çocuklar bilmiyor, ben de bilmiyordum ama oynamıştım o zamanlar...’

2017’YE KADAR TEMİZLENECEK İNŞALLAH!
Nesim Öner zamanı el verdikçe ‘Mayınsız Türkiye’ girişimiyle ortak projelere katılıyor. Daha önce Mayınsız bir Türkiye diye bir koşu düzenlemişler. 'Ottawa Sözleşmesi’ne göre 2014’e kadar temizlenmesi gerekiyordu, şimdi 2017’e kadar uzatıldı. Bakalım artık 2017’ye kadar ne olacak?’ diye soruyor Öner. ‘Hem huduttaki hem de bizim orası gibi kırsal kesimde olanların temizlenmesi gerekiyor. Böyle bir sözleşme var, inşallah temizlerler’ diyerek temennisini dile getiriyor.



LİSE SONDAKİ HALK KOŞUSU
Lise sondayken şehirde bir yarışma vardı, kendime güvendim ve ‘Koşabilirim’ diye düşündüm. güvendim kendime. ‘Güzel koştum ve 20. oldum’ diye anlatıyor Nesim Öner koşu macerasının ilk metrelerini. Beden eğitimi öğretmenin teşvikiyle antrenmanlara devam etmiş. Bedenindeki eksikleri azmiyle kapatmış, aynı yarış seneye bir daha gerçekleşmiş ve ‘eksiksiz’ vücutlarıyla yarışmaya katılan rakipleri arasında bu kez ikinci olmuş Nesim. Ardından görme engelliler şampiyonası ve milli takım serüveni başlamış. 

ART ARDA GELEN BAŞARILAR
Bu yıl Dünya Oyunları’nda (Seul’de 3. olmuş) aldığı dereceyle de 2016 Olimpiyatları’nın yolu açılmış. Kariyerinde Avrupa üçüncülüğü, Avrupa şampiyonluğu (2014) Londra Olimpiyatları’na (2012) katılmak gibi birçok başarı var. Şimdiki hedef önce Katar’daki Dünya Şampiyonası sonra 2016’da Brezilya-Rio’da gerçekleşecek yaz olimpiyatları. Öner, Kayseri’de ‘Katar’ için çalışıyor ve ‘en iyi derecemi koşarsam madalya alacağımı düşünüyorum’ diyor.

GALATASARAY’IN DESTEĞİ
‘Sarı kırmızı’ destek bundan üç sene önce 2012 Olimpiyatları akabinde ulaşmış. Başarılı atlet desteğe minnettar: ‘Onlar olmasa emin ol ki yapamazdım bunları, çünkü yaptığımız maddi açıdan çok pahalı bir iş. Vitamin alman gerekiyor, gıdanı tam alman gerekiyor. Ayakkabılar çok pahalı onların ödenmesi gerekiyor. Zaman zaman kamp sorunumuz da oluyordu. Galatasaray bunların hepsini halletti ve ben  daha iyi antrenmanlar yapmaya ve daha iyi koşmaya başladım.


               NESİM EN BÜYÜK DESTEKÇİLERİNDEN BİRİNİN OYUNCU ECE DİZDAR OLDUĞUNU SÖYLÜYOR

AİLE DİYARBAKIR NE DÜŞÜNÜYOR
‘Ailem ilk başlarda tedbirli yaklaşıyordu’ diyor. ‘Tedirginlerdi gidersen bir şey olur diye. Tabi şimdi artık onlar da başarılar geldikçe, Nesim git antrenmanları aksatma falan diyorlar. Arkadaşlarım da çok destek veriyor. Yapabileceğine inanıyoruz  ve yapıyorsun da diyorlar. Antrenman arkadaşlarım da öyle. Hepsinin desteğini hissediyorum.'

BENDEN HABERDAR OLDUĞUNUZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM
Biz onu hiç görmesek de o gene devam edecek ama yine de bilinmek istiyor: ‘Yaptığımız iş gerçekten zor bir iş, ama ne yazık ki göz önüne alınmıyor. Maalesef böyle. Biz her şartta mücadelemize devam ediyoruz tabi!’ Hedefi kendisi gibi gençler yetiştirmek. 'Belli bir yaştan yeni sporcular çalıştıracağım, gelecek yıl üniversite mezunu olacağım. İnşallah atandığım zaman yeni çocukları yeni olimpiyat sporcularını çalıştırmaya başlayacağım’ diyor. Beden Eğitimi- antrenörlük bölümü son sınıfta 22 yaşındaki Nesim. Bırakmaya daha var ama diyecek oluyoruz. O çok önceden hesaplamış bile. ‘2028’e kadar yolu var, uzun süre koşacağız’ diyor gülerek. 


DİYARBAKIR’DA RİO BEKLENTİSİ BÜYÜK
Şehirdeki beklentiyi konuşuyoruz son olarak. ‘Beklenti büyük herkes madalya bekliyor’ diyor. Nesim. ‘Her yere gittin madalya getirdin, artık olimpiyatlardan da bir madalya getir, bir zahmet’ diyorlar. Gülüyor bunları anlatırken. ‘Alnımızın hakkıyla  güzel bir dereceyle alıp getireceğiz inşallah’ diyor. ‘Elimizden geleni yapıyoruz, rakiplerimiz çalışıyor biz de çalışıyoruz’ diye ekliyor. Madalyayı bile isteyenler varmış. ‘O kadar koşuyorum, madalyamı bile isteyen arkadaşlar var bana vereceksin diyorlar!’