Doğal yaşam ne olacak?

Otomobil sporuna gönül verenler, doğal olarak bugünlerde sadece Türkiye Rallisi'ne odaklanmış durumda. Yarışın bazı etapları cüzi de olsa para ödenerek izlenecek, aşırı yağış nedeniyle parkurda sorunlar var, sponsor bulundu ancak bu kez de isim hakkında sorunlar yaşanıyor...
Haber: ASENA ÖZKAN / Arşivi

Gündem, Türkiye Rallisi...
Otomobil sporuna gönül verenler, doğal olarak bugünlerde sadece Türkiye Rallisi'ne odaklanmış durumda. Yarışın bazı etapları cüzi de olsa para ödenerek izlenecek, aşırı yağış nedeniyle parkurda sorunlar var, sponsor bulundu ancak bu kez de isim hakkında sorunlar yaşanıyor... Tüm bunları bir yana bırakıp, bir de madalyonun diğer yüzüne bakalım. Bilgisayarıma bir elektronik mesaj düştü. İsterseniz, hep birlikte okuyalım:
"4 Ocak 2003 cumartesi günü Radikal Gazetesi'nde yayımlanan "Otomobile bir el atalım" başlıklı yazınızı okuduk. Geçtiğimiz yıllarda Anadolu Rallisi adıyla düzenlenen ve Türkiye'nin uluslararası tanıtımına da katkısı olduğu belirtilen ralli ile Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF Türkiye) olarak biz de farklı açılardan ilgileniyoruz. 2001 yılında düzenlenen Anadolu Rallisi, Düzlerçamı Alageyik Üretme İstasyonu'nun ve Yaban Hayatı Koruma Sahası'nın içinden geçmiş, ralli, nesli tükenmekte olan ve uluslararası anlaşmalar gereği korumakla yükümlü olduğumuz alageyiklerin ölümlerine, yaralanmalarına ve düşük yapmalarına neden olmuştur. 2001 yılındaki çalışmalarımız ve tepkimiz sonucu, 2002 yılında yarış Düzlerçamı bölgesinde yapılmamış, fakat bu sefer de yarış Olimpos Milli Parkı sınırları içinden (yaklaşık 3.5 km'lik kısmından) geçecek şekilde düzenlenmiştir.
Bu yıl ise yarış, 27 Şubat-2 Mart 2003 tarihleri arasında Antalya'da Türkiye Rallisi adı altında düzenlenecek. Doğal Hayatı Koruma Vakfı olarak bu konudaki kaygımız, yeni bir adla ve yeni bir parkurda yapılacak olan rallinin yine Olimpos Milli Park sınırları içinden geçecek olmasıdır. Uzun yıllardır doğa koruma konusunda çalışan bir sivil toplum kuruluşu olarak, ülkemiz için iyi bir organizasyon yapmaya çalışanlara engel olmak istemiyor, tam tersine Türkiye'nin kendi koyduğu kanunlarla koruma altına aldığı alanlara ve türlere sahip çıkmasını istiyoruz. Konuyu bir de doğa açısından değerlendirmenizi diliyor, en kısa zamında konuyla ilgili görüşmeyi umuyoruz."
Deniz Şilliler Tapan (WWF Türkiye İletişim Müdürü)
Bir Sibirya anısı
Hem otomobil sporuna ilgi duyacağız hem de doğal hayatı korumaya özen göstereceğiz! Sizi bilmem ama ben bu işin içinden çıkamıyorum. Aklıma Sibirya'da yaşadığım bir olay geliyor: Camel Trophy'nin popüler olduğu 90'lı yılların başı, yukarı Rusya'nın 'tenha' diyebileceğimiz bir bölgesi, sarı sarı Land Rover'lar, çok sayıda ülkeden bir o kadar da gazeteci, ellerinde fotoğraf makineleri... O da ne? Bir anda karşılarında, ormanın içinden çıkan 'çevreciler' beliriyor. Her yaştan yüze yakın insan. Ellerindeki dövizlerde ne yazdığını aktarmama gerek yok, sanırım. Olayın bu yanını da irdelememek, 'yansız gazetecilik' ilkeleri ile bağdaşmaz. Ortak bir çözüm bulanmalı ama ne? Yarış da önemli doğal yaşam da. Ama en önemlisi yaşam...