Doğum günü pastasına üç gol...

Çekirdekçi taraftar, futbol literatürümüzde pek olumlu anlamda kullanılan bir terim değil. Ancak mevcut yasaklar, Türk futbol seyircisinin tamamını o noktaya götürecek anlaşılan.
Haber: EFKAN BUCAK / Arşivi

Çekirdekçi taraftar, futbol literatürümüzde pek olumlu anlamda kullanılan bir terim değil. Ancak mevcut yasaklar, Türk futbol seyircisinin tamamını o noktaya götürecek anlaşılan. İnönü Stadı'nda maç öncesi sanıyorum her 10 kişiye bir çekirdekçi düşüyordu. 'Bozuklara çekirdek' lafı gırla... Paranızı kapıda kaptırmayın, çekirdek alın yani. Ancak bu tabloya karşın Beşiktaş taraftarı 'çekirdekçi' olmadığını dün kanıtladı (Tüm çekirdekleri maç sonrasına sakladılar sanırım). 132 desibel sese ulaştığı söylenen siyah-beyazlılar dün yine formdaydı, bir de rakip takıma edilen onca küfür olmasaydı!
Maç öncesi İstiklal Marşı okunurken ilginç bir görüntü dikkatimizi çekti. Tribündeki güvenlik görevlileri esas duruşta marşa eşlik ederken bir grup taraftar aradaki telleri aşarak eski açıktan maratona geçiyor. Taraftar telleri aşıyor, güvenlik görevlilerinde tık yok. Milli marşa bu kadar saygı, pes vallahi!
Bursa gibi zor bir deplasmandan üç puan çıkaran Beşiktaş, 'denizi geçip çayda boğulmamak' misali evinde puan kaybetmemek için erkenden bastırdı. Ancak Ankaragücü ilk dakikalardaki baskıyı çabuk bertaraf etti. Hakan Kutlu, son yıllarda gördüğümüz en iyi futbol oynayan Ankaragücü'nü ortaya çıkarmış. İnönü'de ileride sürekli iki adam (Jaba ve Bebbe) bırakarak katı savunmayı değil, golü düşündüklerini gösterdiler. Aslında savunmacı olmayan iki stoperleri de (Andre Da Silva solbek, Kirita orta sahadır) sırıtmadı.
İbrahimler uyumsuzdu
Beşiktaş Delgado'nun önderliğinde (Arjantinli, Türkiye'ye geldiğinden bu yana en verimli dönemini yaşıyor), topu ayağında gevelemeyen tek pasa dayalı bir futbol sergiledi. Adam eksiltmeler ve verkaçlarla birçok pozisyona girerlerken, konuk takımsa kaptığı toplarla hızlı çıktı. Böyle olunca tempolu bir ilk 45 dakika izlendi. Birçok gol pozisyonu olmasına karşın ilk gol bir duran toptan geldi. 36'da Murat Erdoğan'ın Serdar Özkan'ı düşürmesiyle kazanılan serbest vuruşta Tello topu sol köşeden ağlarla buluşturdu. Devrenin sonlarındaysa soldan çalımlarla dip çizgiye inen İbrahim Üzülmez'in orta-şut karışımını kaleci Serkan çeldi, topu önünde bulan Serdar Özkan farkı ikiye çıkardı.
Beşiktaş'ın hücum hattı iyiydi ancak savunması için aynı şeyi söylemek zor açıkçası. Savunmanın göbeğindeki iki İbrahim, Toraman ve Kaş, ismen uyumlu, adam paylaşımında uyumsuzdu. Böyle olunca Jaba ilk yarı çok net üç gol pozisyonuna girdi. Ancak perşembenin gelişi çarşambadan belli. Konuk ekipte Bebbe, 52'de köşe atışında iyi yükselerek kafayla farkı bire indirdi. Aslında Ankaragücü beraberliği de yakalayabilirdi, oynadıkları futbolla bunun sinyallerini verdiler. Ancak 67'de Delgado'nun yaklaşık 25 metreden sert şutu kaleci Serkan'a gelmeden sekince skor 3-1'e geldi. Gol sonrası 'İyi ki doğdun Matias' tezahüratı, başarılı oyuncu için en az gol kadar güzel bir hediye olsa gerek.
Maç da o dakikada bitti aslında. Kalan dakikalarla ilgili akılda kalıcı tek şey, galibiyetin sevincini yaşaması gereken Beşiktaş taraftarının, Ankaragücü ve 'kankası' Bursaspor için yaptığı gereksiz kötü tezahüratlardı.

BEŞİKTAŞ: 3
Hakan 5
S. Kurtuluş -
(Ali 8) 6
İ. Toraman 5
İ. Kaş 5
İ. Üzülmez 5
S. Özkan 7
Cisse 6
Delgado 8
Tello 7
(M. Sedef 77) -
Nobre 5
Bobo 5
(Koray 83) -

ANKARAGÜCÜ: 1
Serkan 4
Elyasa 5
(Yasin 74) -
Kirita 6
Da Silva 6
İlkem 5
Cem 6
İbrahim 5
(Burak 74) -
M. Erdoğan 6
M. Duruer 6
(M. Özkan 83) -
Bebbe 6
Jaba 5

GOLLER: Tello (36), S. Özkan (45), Delgado (67) / Bebbe (52)
SARI KARTLAR: Nobre / M. Erdoğan, İlkem
Stat: İnönü - Hakemler: B. Demirlek, S. Kaya, İ. Köse