'Dört dörtlük' Beşiktaş

'Dört dörtlük' Beşiktaş
'Dört dörtlük' Beşiktaş
Kartal hız kesmiyor. Siyah-Beyazlılar zorlu Bursaspor deplasmanını 3-0'lık galibiyetle geçerek 'Dörtte dört'le liderliğini sürdürdü.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Bundan iki yıl kadar önce, ortada ne 3 Temmuz ne de Gezi varken, “Hesaplaşmadan hesap sorulmaz” diye bir yazı yazmıştım (ilgilenenler için http://kisalt.com/6q3). Futbolda adaletin ertelenmesi, üstünün kapanmasının tarihçesi vardı o yazıda ve başrolü de Bursaspor- Beşiktaş sorunsalı alıyordu. Bu aralar başkanlar vesilesiyle ortalık yumuşadı. Bu iyiye işaret. Ama sadece unutarak adaletin geleceğine inanmak zor. Umarım ilk sorunda bozulmaz bu kırılgan anlaşma. 

Kartal'dan G.Saray'a gözdağı


Bunlar bir yanda dursun, biz maça bakalım. Süper Lig’in potansiyeli en yüksek eşleşmelerinden biri bu. Tempo da vaat ediyor, iyi futbol da. Peki beklentilerin altından kalkabildiler mi? Sonda da, başta da aynı şeyi söylemek lazım: Beşiktaş müthişti ve neredeyse her şeyi doğru yaptı. Bursaspor ise o çok kötü ilk yarıdan sonra maçı döndüremeyecek bir haldeydi. Sezonun en beklentili maçında taraftarını hüsrana ittiler. 

Oysa ev sahibinin başlangıcı hırslı ve hızlıydı. Ama Beşiktaş müthiş bir top hakimiyetiyle hemen kırdı bu baskıyı. Aslında ilk gol ilk pozisyondan geldi. 14’te Gökhan-Olcay-Almeida üçlüsü, üç adımda gole ulaştı. Kimseyi şaşırtmadı bu gol. Çünkü saha içi üstünlüğü golü çağırıyordu. Gol sonrası Bursaspor yoğunlaşması arttı. Hatta 24’te Batalla’nın ofsayta takılan kafası sonrası tribünle birlikte bir kalkışma harekâtına giriştiler. Ama buna da iyi karşılık verdi Kartal. Diriydiler, topa sahiptiler ve ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlardı. 29 dönümündeki Fernandes ve Olcay’la başlayan atak bunun ibret vesikasıydı. Yetmedi bir de 37’de kornerden ikinci golü bulunca çok rahatladı Beşiktaş. Haklarıydı. Sahada seyirciyi bile susturan net bir oyun vardı ve basketbol olsaydı Daum mola alırdı. Nitekim çok geçmeden devre oldu ve Yeşil-Beyazlılar üzerine yeniden düşünme şansı yakaladı. Düşünmeliydiler, çünkü koca devre boyunca pozisyona benzeyen tek hamleleri, 45+1’de, o da bir defans hatasıyla Pinto’nun önüne düşen topu kontrol edememesiydi. 

Şu an ligin en iyisi

İkinci devrede Biliç kontrol kalemini devreye sokar dedik. Ama takımı arkadan tutsanız gene esecek gibi oynuyordu. Daha 50 dönülmeden dört kez gol korkusu yaşadı Bursa tribünleri. Üstelik ikisi penaltı kokuyordu. Yetmedi 52’de Olcay ve Almeida adeta golü heba etti. Rakip ise seyretmeye devam ediyordu. Daum Kazım’ı almıştı ama bir kaç Kazım lazımdı Alman teknik adama. Çünkü rakip bu ligin şimdilik en iyi takımı olduklarını ispat edercesine rahattı. 64’te Escude adeta bunu tescil etmek için attı üçüncü golü: 0-3. Aynı zamanda maçın bittiği andı bu. 

Nasıl oldu da bu kadar kolay kazandı Beşiktaş? Sanırım sorunun cevabından önce takdirleri Biliç’e sunmak lazım. İşte galibiyeti getiren dört temel element: Toprak: Escude-Sivok ikilisi adeta birbirinin temel harcı gibiydi. Su: Tek defansif orta saha da olsa Hutchinson iki kişi gibi her topa yetişti. Akışkandı. Ateş: Diri ve yakıcı orta saha, Fernandes ve Oğuzhan’ı bile pres gücüne kattı. Hava : Artık sadece tempo değil top da yapabilen havalı bir takım olduklarını ispatladılar.
Sözün özü Siyah-Beyaz değil bembeyazdı Beşiktaş. Bu oyunu oynayabildikleri her maçı kazanırlar. Bu çok açık görülüyor.

CANLI ANLATIM İÇİN TIKLAYIN