Dortmund'da hesaplar 'Alman usulü'


Brezilya asıllı milli oyuncu Aurelio doğduğu ülkenin takımına karşı ilk defa mücadele etti.

Dostluk maçında gol yok

Tugay Kerimoğlu'nun milli takıma veda ettiği maçta Ay-Yıldızlılar dünya devi Brezilya ile Almanya'nın Dortmund şehrinde karşı karşıya geldi. Sambacılar en önemli yıldızları Ronaldinho ve Kaka'yı ikinci yarıda sahaya sürdü. Çekişmeli geçen dostluk maçında gol sesi çıkmadı.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Türkiye-Brezilya: 0-0
STAT: Signal Iduna
HAKEMLER: Florian Meyer, Sönke Glindemann, Mike Pickel
TÜRKİYE: Hakan Arıkan *** - Hamit ***, Emre **, Gökhan Zan **, İbrahim Üzülmez - Aurelio **, Sabri **, Tugay **** (Yıldıray 10 ***
(Nuri 75), Arda * (S. Kurtuluş 46 **), Tuncay ** (Gökdeniz 66 **) -
Umut * (C. Kazım 62 *)
BREZİLYA: Doni *** - Maicon **, Naldo ***, Alex Costa ***, Marcelo *** - Edmilson ** (Gilberto Silva 82), Josue *, Robinho * (Ronaldinho 46 *), Diego * (Mineiro 70 *) - Elano * (Kaka 60 *), A. Alves (Jo 75)*
GOL: Yok

Dünkü karşılaşmayı sadece bir maç olarak gören kaç kişi vardı
acaba? Bir kere hangi Brezilya maçı sadece Brezilya maçı oldu ki? Yıllarca olmak istediğimiz futbol ekolüyle oynarken 'bir topun peşinde koşan 22 kişi' klişesine düşülür mü hiç? Üstelik büyüyünce olmak istediğimiz futbolculardan birini yolcu edeceksek?
'Sahalarımızda görmek istediğimiz' oyunculardan biri olarak Tugay'dan artakalanlar futbol kültürümüzün tortusu sanki. Daha 17 yaşındayken parlayan 'harika çocuk'. Aynı sene içinde A, ümit, olimpik ve ordu milli takımı nda oynayıp rekor kırmış bir yıldız. Sonra Türkiye'nin spor kültürüne emanet edilmiş ve patinaj çeken bir kariyer. Meğer o patinaj kariyerinin enfes finali öncesi gaza yüklenmeden kaynaklanırmış. İngiltere'ye gittikten beri nüfus cüzdanında başka şeyler yazıyor: 30'undan sonra geliştikçe gelişen ve olgunlaşan bir adam. Letonya maçında büyük bir ayıbın parçası olarak yuhalana yuhalana bıraktığı formayı son kez giydi dün. Biz de buna karşılık bir İngiliz takımının kaptanını bir avuç seyirciyle uğurladık. Hem de onca kampanyaya rağmen . Her veda buruktur. Tugay da buruktu sanırım. Biraz kahır da birikmişti sanki...
Maça dönelim. Aklımızda 2002 Dünya Kupası'ndan miras bir fotoğraf karesi var. Denilson'un tepesine binmeye koşan altı Ayyıldızlı. Yani futbolumuzun kısa öyküsü. Hırs bol, arzu tramvayı tam yol, lakin rasyonalite kısıtlı. Rakip ise incesaz. Yine de oyun dengeli. Daha önceki üç rauntta olduğu gibi diş gösteriyor Kırmızılılar. 17'de 'rakibin aynadaki aksi' Aurelio ceza sahası çeperinden vuruyor. 26'da Hamit kendi frikiğini tamamlayıp direği tutturuyor. Umutlanıyoruz, çünkü Tugay'ın yerine giren Yıldıray'ın ve Tuncay'ın önderliğinde mahir ve çalışkan bir takım var sahada.
Samba-halay kardeşliği
Ronaldinho, Kaka, Gilberto Silva ve Adriano'suz olunca Brezilya da 'The Brezilya' değil haliyle. Tamam, Diego, Robinho, Edmilson'lu bir takıma rütbe-i tenzil reva görmek aymazlıktır. Yine de dünkü sambanın ilk yarıdaki kapasitesi, çiftetelliden biraz halliceydi sadece, ki bu durum uzunca bir süre sadece teorik düzeyde kaldı. Pratikte ise kora kor, hatta Türkiye'ye meyleden bir oyun seyrettik. Hele de Yıldıray, Tuncay ve Sabri'yle... Gol yoktu, olmasındı. Nasılsa oyun da tatmin ediyordu, rakip de.
İkinci yarıda Ronaldinho'nun da apolet desteğini de alınca Brezilya mahir bir açılış yaptı. İlk beş dakikadan üç pozisyon çıktı. Yine de en gole benzeyeni 55'te Umut'un yakaladığı ribaunttu. Dunga son yarım saatte Kaka'yı da aldı oyuna. Artık rakibin mazeret kâğıdına sığınacak bir kaçışı da kalmadı böylece. Türkiye basbayağı oynuyordu. 72'de neden ıslıklandığını anlamadığımız Ronaldinho şöyle bir tık-tıkladı, tutmadı. Son bölümde ise oynamayanların resmi geçidi başladı. Nuri, Kazım, Gökdeniz ve bir sürü Souza, Silva, Carlos... Ama bu anlarda bile oyun güzel geldi.
NOT: Prensip olarak oyuncu tercihlerine karışmamalı. Ama hazırlık maçıysa bu, İbrahim Üzülmez , Emre yerine Volkan Yaman ve Toraman'ı görsek daha iyi olmaz mıydı? Bir sonraki maça daha aylar varken hem de.



Tugay'ı kaptanlar Hakan ve Rüştü uğurladı
  • Gecenin adamı Tugay Kerimoğlu, Dortmund'da ilgi odağıydı. Maç öncesi Milli Takım eski teknik direktörlerinden Sepp Piontek'in yanı sıra ve eski milli kaleci Rasim Kara, Tugay'ı tebrik etti. Futbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Affan Keçeci de tecrübeli oyuncuya bir plaket verdi. 10 dakika sahada kalan Tugay yerini Yıldıray Baştürk'e bırakırken, kendisini kenara kadar gelen kaptanlar Hakan Şükür ve Rüştü Reçber uğurladı.
  • Gecenin bir diğer önemli olayı da Brezilya doğumlu olan Marco (Mehmet) Aurelio'nun sambacılara karşı maça ilk 11'de başlamasıydı. Aurelio, Real Madrid'in genç yıldız adayı Marcelo'yla samimi görüntüler sergiledi. Maçtan önce Barcelona'dan arkadaş olan Rüştü'yle süper yıldız Ronaldinho da, birbirlerine sarılarak sohbet etti.
  • Alman televizyon kanalı özel yayın nedeniyle karşılaşmanın 20 dakika geç başlamasını talep etti. Gecikmeli başlayan karşılaşmayı tam 82 ülke televizyonunun canlı verdiği açıklandı. Dortmund'un 82 bin kişilik Signal İduna Park Stadı'nda oynanan karşılaşmayı yaklaşık 20 bin civarında taraftar izledi.
  • Türkiye Futbol Federasydonu'yla Ülker Grubu arasında dün bir sponsorluk anlaşması imzalandı.