Drogba: Belli ki 'kütüğü Londra'da'

Drogba: Belli ki 'kütüğü Londra'da'
Drogba: Belli ki 'kütüğü Londra'da'
Futbol kariyerinin en güzel günlerini geçirdiği o yerde, Stamford Bridge'te her türlü övgüye layıktı Drogba. Öyle de oldu. Maçtan önce de sonra da, alkışladılar, ödüllendirdiler, pankartlarla yüreğini okşadılar, şarkılarla duygulandırdılar. Futbol adına güzel anlardı bunlar. Ama tüm bunlar şu merakımızı gidermiyordu. Afrika'nın Koca Aslan'ı nasıl oynayacaktı? Bu bir jübile miydi onun için, yoksa son bir gövde gösterisi mi? O yüzden ayrı bir gözle izledik onu. her anını not ettik.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Futbol kariyerinin en güzel günlerini geçirdiği o yerde, Stamford Bridge’te her türlü övgüye layıktı Drogba. Öyle de oldu. Maçtan önce de sonra da, alkışladılar, ödüllendirdiler, pankartlarla yüreğini okşadılar, şarkılarla duygulandırdılar. Futbol adına güzel anlardı bunlar. Ama tüm bunlar şu merakımızı gidermiyordu. Afrika ’nın Koca Aslan’ı nasıl oynayacaktı? Bu bir jübile miydi onun için, yoksa son bir gövde gösterisi mi? O yüzden ayrı bir gözle izledik onu. Her anını not ettik. 

Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim. Kötüydü Drogba. İlk yarıda beş dakika geride kaldığında üç kez topla buluşmuştu, ikisi santraydı. Hatta ilk yarı boyunca topu olumlu kullandığı iki an vardı. Biri 3’te Sneijder’i kaçırdığı pozisyon, ikincisi 28’de degajdan gelen kontrol edip atak başlattığı top. 7’de pres yaparken gördük ama devamı gelmedi. 13’te ceza sahasında ilk kez topla buluştu. 15’te bir de röveşata denedi ama cılızdı. 22’de kendi top kaybıyla başlayan rakip atağında kendi yarı sahasına gelmeyen tek oyuncu oydu. 30’da ilk defa defansa geldi ve ceza sahasında Cahill’in topunu kesti. Dakikası dolmadan yayıncı kuruluş zuma yaptı ona. Yorulmuş gibiydi. 33’te Terry’nin ceza sahasında topla buluşmasına çok kızdı ama o da adamını (Ivanoviç) kaçırmıştı. Gene de neredeyse tüm duran toplarda ve rakip kornerlerde geriye koştu. 35’te solbekte Lampard’a atılan pası kesti ve güçlü fiziğiyle rakibine üstünlük kurdu. 36’da kendisine yapılan faulü 40 küsur metreden dağa taşa attı. 

İkinci yarıda 54. dakikaya kadar oyunda yoktu. 55’te bir top ezdi. 67’de bir de sarı kart gördü. Bir futbol deyimi olarak değil gerçekten de olumlu kullandığı top sayısı üçü bulmadı Drogba’nın. 90 artıda bir pozisyon yakaladı. Onda da kötü vurdu. Haksızlık etmeyelim, takım da kötüydü, ama bu maçta herkesten çok onu izliyorduk ve aylardır onun gibi biz de bu maçı bekliyorduk. Olmadı. 

Tamam o bir futbol ikonu. Dünyanın her köşesinde tüm futbolseverler ona saygı duyuyor. Ama bu maç öyle bir maç değil. Hazırdan yemeye gelmezdi. Sanırım şunu bilmesi lazım tecrübeli oyuncunun. Yaşadığımız topraklarda birikimi ‘sıfırlamak’ çok zaman almıyor. Bir süre sonra o da ‘kendi hakkında gereğini yapmak’ zorunda kalabilir. Öyle ya da böyle...