Dünya kupasına damga vuran kaleciler

Dünya kupasına damga vuran kaleciler
Dünya kupasına damga vuran kaleciler
Futbolun en büyük uluslararası organizasyonu Dünya Kupası, 12 Haziran-13 Temmuz tarihlerinde Brezilya'nın evsahipliğinde düzenlenecek.

ANKARA (AA) - Dünya kupaları tarihinde, elde edilen zaferlerde forvet oyuncularının gölgesinde kalan kalecilerden oluşan en iyi ilk 11 şöyle:

Ricardo Zamora (İspanya)
Hem Barcelona'nın, hem de Real Madrid'in efsanevi oyuncusu Zamora, Dünya Kupaları'nda her ne kadar fazla forma giyme şansı bulamasa da oynadığı maçlarla adını uluslararası futbol tarihine yazdırmayı başardı.
Zamora, İspanya'nın dünya kupalarında ilk kez boy gösterdiği 1934'teki organizasyonda, takımının ilk 8'e kalmasını sağladı. Bu turnuvanın galibi evsahibi İtalya ile oynanan çeyrek final maçında mükemmel bir oyun çıkartan Zamora, 1-1 biten maçta sakatlandı ve ikinci maçta oynayamadı. Zamora, sahada veya özel hayatında her zaman gündemde olan bir karakter oldu. 1920 Olimpiyatları'nda rakibine yumruk atan futbolcu, vergi ve sigara kaçakçılığıyla suçlanmıştı.

Lev Yashin (Eski Sovyetler Birliği)
1960'lı yıllarda savunmayı gol çizgisinden organize ederek futbolda devrim yaratan "Altın Top" ödüllü Lev Yashin, kariyeri boyunca 150 penaltı atışı kurtardı.
Eusebio tarafından, "Yüzyılın emsali olmayan kalecisi" olarak nitelenen Yashin uzun boyu, atletik yapısı ve müthiş refleksleriyle, birçok otorite tarafından halen gelmiş geçmiş en iyi kaleci olarak yorumlanıyor.
Yashin, 1958, 1962 ve 1966 dünya kupalarında forma giydi.

Gordon Banks (İngiltere)
Gordon Banks, 1966 Dünya Kupası'nı kazanan İngiltere'nin en önemli ve takıma en çok katkı sağlayan futbolcuları arasındaydı. Ancak Banks, 1966'daki performansıyla değil, Brezilya'ya karşı 1970 yılında oynanan maçtaki müthiş kurtarışıyla hatırlanıyor. Banks'in, Pele'nin kafayla kale direğinin hemen dibine gönderdiği şutu kornere çelişi, dünya kupalarının gelmiş geçmiş en iyi kurtarışı olarak hala hafızalarda.

Dino Zoff (İtalya)
Dünya kupasını kazanan en yaşlı futbolcu unvanına sahip Zoff, kupa 1982'de İtalya'ya gittiğinde 40 yaşındaydı. Paolo Rissi tarafından dünya kupası kadrosundaki en önemli oyuncu olarak görülen Zoff, 1970'li yıllarda, bin 142 dakika boyunca gol yemeyerek uluslararası bir rekora imza attı. Zoff, Paolo Maldini'den sonra Serie A'da en çok forma giyen ikinci futbolcu unvanına da sahip.

Sepp Maier (Eski Batı Almanya)
Çevikliği nedeniyle kendisine "kedi" lakabı takılan Maier, 1974 yılında şampiyonluğu kazanan kadro dahil, 4 Dünya Kupası organizasyonunda ülkesini temsil etti. Genel olarak ciddi yapısı ve saha içindeki profesyonelliğiyle bilinen, ancak garipsenebilecek davranışları da bulunan kaleci, kulüp bazında kariyerinin büyük bölümünü Bayern Münih'te geçirdi.

Ubaldo Fillol (Arjantin) Arjantin'in, 1978'deki dünya kupası zaferinde çok büyük rolü bulunan Fillol'un, kariyerindeki en iyi performansı, Hollanda ile oynanan final maçında sergilediği söylenir. Olağanüstü kurtarışlara imza atan, ancak aynı zamanda kolay gol yeme lüksünü kendisinde gören kaleci, dünya kupalarına takımıyla birlikte 3 kez katıldı ve ülkesinin formasını 58 kez giydi.

Jean-Marie Pfaff (Belçika)
Pfaff, Belçika'yı, 1980 yılındaki Avrupa Şampiyonası'nda finale taşıyan futbolcu olarak kabul ediliyor.
Belçika'nın yarı finale çıktığı 1986'daki Dünya Kupası'nda sadece Diego Maradona'ya boyun eğen kaleci, sempatik tavırlarıyla hatırlanıyor. Pfaff, çok sevildiği ülkesinde adını bir dönem "De Pfaffs" adlı televizyon programıyla duyurmaya devam etti.

Rinat Dasayev (Eski Sovyetler Birliği)
"Demir Perde" lakaplı Dasayev, Yashin'in veliahtı olarak kabul ediliyor. 1982'deki eski SSCB kadrosunun önemli isimlerinden biri olan Dasayev, bu yılki organizasyonda, özellikle İskoçya maçında yaptığı kurtarışla hatırlanıyor. Dasayev, ülkesinin 1986 ve 1990 dünya kupaları kadrosunda da yer almıştı.

Sergio Goycochea (Arjantin)
1990 Dünya Kupası'nda takım arkadaşı Diego Maradona'nın gölgesinde kalan Goycochea, Nery Pumpido'nun yedeği olarak geldiği turnuvada yaptığı kurtarışlarla ülkesine kahraman olarak döndü.
Oynadığı 6 maçta sadece 3 gol yiyen El Goyco, hem Yugoslavya ile oynan çeyrek final, hem de İtalya ile oynanan yarı final maçlarında yaptığı penaltı kurtarışlarıyla adını futbol tarihine yazdırdı.

Oliver Kahn (Almanya)
2002 Dünya Kupası'ndan sonra "Altın Top" ile ödüllendirilen kaleci, final maçında Brezilyalı oyunculara uzun süre geçit vermedi, ancak yaptığı bir hatayla rakip takımın evine kupayla dönmesine olanak sağladı. Futbolcu, her ne kadar bu hatayla hatırlansa da ülkesinin futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmayı bildi. Altın Top ödüllü tek kaleci Kahn, Almanya'da 8 lig şampiyonluğu, bir UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve bir Avrupa Şampiyonluğu gördü.

Gianluigi Buffon (İtalya)
Buffon, kariyerindeki en büyük başarısını, ülkesinin şampiyon olduğu 2006 Dünya Kupası'nda yaşadı. 2006'da 453 dakika boyunca gol yememe başarısını gösteren Buffon, formasını giydiği Juventus ile de birçok başarıya imza attı.