'Ekibe haksızlık yapılıyor'

'Ekibe haksızlık yapılıyor'
'Ekibe haksızlık yapılıyor'
TRT Spor Kanal Koordinatörü Ersin Küçükbarak, Euro 2012'deki yorumcu eleştirilerinin gerçeği yansıtmadığını belirtip "Gelen tepkiler sizinkilerden farklı" diyor.
Haber: BURAK KURU / Arşivi

Sosyal medyanın hayatımızın merkezine yerleşmesi sonucu her konuyu öncelikle burada ele alır olduk. Fikrini söylemek isteyenler artık daha görünür şekilde eleştirilerini ve övgülerini ilgili makama ulaştırabiliyor. ‘Sosyal medya’nın yıldızı Twitter da anlık tepkileriyle adeta ‘reyting ölçer.’ Tepki verilen olaylar arasında en yoğun şekilde etkileşim yaratan ise hiç kuşku yok ki başta futbol olmak üzere spor müsabakaları. 

Geçen ay vuku bulan Euro 2012 esnasında futbol üzerinde dönen tartışmaların ağırlıklı kısmı maç yayınları hakkındaydı. Eleştirilerin hedef tahtasındaysa yayıncı kuruluş TRT ve onun spikerleri / yorumcuları bulunuyordu. Yıllardır TRT yayınlarında yorumculuk yapan spor yazarı Ömer Üründül’e bu yıl deneyimli teknik direktör Hikmet Karaman da eklendi. Karaman geçen haftalarda Hürriyet gazetesindeki mülakatıyla kendini eleştirenlere ‘aba altından sopa’ göstererek yanıt verirken bize de TRT Spor Kanal Koordinatörlüğünü yürüten ve 25 yıldır bu kurumun çalışanı olan Ersin Küçükbarak’a mikrofon tutmak düştü.
Devlet bürokrasisi içerisinde aldığımız izinler sonucu bir araya geldiğimiz Küçükbarak ile söyleşinin kimi kısımlarında nezaketi elden bırakmadan münazara havasına girdik. Eleştirilecek noktaları eleştirip övülmesi gereken kısımlarda da “Zaten sizin göreviniz” demem Ersin Bey’de “Böyle yaparsanız olmaz” infiali yaratsa da birbirimize derdimizi anlattık en azından. Kendisi reytingin vazgeçilmezliğinden dem vururken devlet televizyonu oldukları için böyle bir kaygıları olmamaları gerektiğini karşıt görüş olarak sundum. Ama iki taraf da birbirini ikna edemedi. Karşınızda Ersin Küçükbarak... 

Euro 2012 boyunca yorumcu eleştirileri hat safhadaydı. Ömer Üründül ve Hikmet Karaman’ın yanı sıra spiker hataları da konuşuldu. 
Vatandaş görüşünü ifade ediyor ama memnuniyet ifade eden binlerce mail de var. Bu nereye bakmak istediğinize bağlı. Yorumcuların performansından son derece memnunum. Ömer Üründül yılların spor yazarı. Hiç maç kaçırmaz, tahlilleri de isabetli birisi. Pek çok insan da böyle düşünüyor. Çoğunluğun eleştirdiği durumuna katılmıyorum. Olumlu görüş belirten binlerce insan var. Hikmet Karaman için de aynısı geçerli. Reyting rekorları kıran insanlar için bile ne eleştiriler var. Eleştirileri referans alırsanız o adam berbat bir yorumcu olarak kabul edilir.
Burada yazılar mı referans alınacak yoksa başka kriterler mi? Final maçını milyonlarca insan izledi. İnternete yansıyan eleştirel görüş bunların belki binde birini bile bulmaz. 

TRT’nin asli görevi, özel televizyonlardan farklı olarak eğitici bir yan da barındırması. Oysa futbol ağırlıklı ve reytinge göz kırpan bir spor anlayışı göze çarpıyor. Bu eğilimler nereden kaynaklanıyor? Niye sanki reytingi gözetiyor gibisiniz? 
Reyting sanki alerjik, hatta biraz itici bir kavram gibi soru kurgunuzun içinde. İzlenirlik diyerek yumuşatalım. Elbette, her televizyon izlenmek ister, kapalı devre yayın yapmıyoruz. Futbol kaçınılmaz.
1) Arz talep ilişkisi. Seyirci istiyor.
2) TRT, Türk futbolunun Lig TV’den sonra ikinci en büyük sponsoru. B paketini alarak önemli kaynak sağladı. Bu anlamda Sayın Genel Müdürümüze hem futbolseverler hem de futbol camiası adına teşekkür ediyorum. Şifreli kanalda sadece aboneler izliyor. Biz milyonlara yaşatıyoruz.
3) Böylesi büyük yatırım yapıp futbolu vermezseniz neden vermediğiniz sorgulanır. Sonuçta kamu kaynağı yönetiyoruz. Rasyonel davranmak gerekiyor. Biz futbol ve futbol dışı spor branşları arasında denge kurduğumuzu biliyoruz. Bocce, kano, wushu, kick boks, golf , dağ ve yol bisikleti hatta oryantringde canlı yayınlar yaptık. 

Geçen sezon Lig TV mantığında hazırlanmış, oradan alınmış gibi duran ‘En unutulmaz 20 kendi kalesine gol’, ‘En iyi 20 kafa golü’ gibi yeni olmayan programlar sunuldu. Özgün şeyler bulunacak mı? 
Bunlar, Lig TV’ye özgü değil. Dünyanın her yerinde yapılıyor. Geçen sezon bütün Türkiye futbol bitti derken biz Anadolu’yu karış karış gezdik, fırsat eşitliği prensibi çerçevesinde 20 bin gencimize kapı araladık, Türkiye’nin futbol prensini seçtik. S’portreler programıyla rol model olan sporcularımızı anlattık. 

Elinizde sınırsız bir arşiv var. Bundan daha efektif faydalanıp daha farklı programlar yapılacak mı? 
Arşivleri kesinlikle önemsiyoruz. Bir Zamanlar programı bu arşivlere dayalı yapımdı. Şu ana kadar arşivden pek çok görüntü kullanıldı ancak yeterli görmüyoruz, kesinlikle o eski tatları ekrana taşıyacağız. 

Geniş bir konsorsiyumla ve geniş bir katılımla yeni bir TRT Spor zihniyeti için adım atılamaz mı? Her kesimin fikri alınıp daha farklı bir persfektife yönelinemez mi? 
TRT Spor zihniyetini halk takdir ediyor zaten. Seyircimize kesinlikle kulak verdik ve veriyoruz. Onların önerilerini her ortamda not alıyoruz. Sonuçta varlık sebebimiz onlar. 

Bugün NTV Spor’da yayımlanan spor belgesellerini andıran programları geçmişte TRT yayımlardı. O politikaya dönülemez mi? 
Belgesel yayımladık ve yayımlayacağız. Prensip olarak Türk sporcularını göstermek istiyoruz. Bu yüzden daha masraflı olmasına rağmen kendimiz programlar ürettik yurt dışından almak yerine. Belgesel kuşağımız , hatta spor filmleri kuşağımız olmasını planlıyoruz.


10 spikerle 600 maç TRT geleneği hâlâ sürüyor. Euro 2012 gibi büyük turnuvalarda spiker kendini yetiştiriyor. En iyi yetişme yeri turnuva bizce.
Sezonda 10 kişilik spiker kadrosuyla 600 maç anlatıyoruz. Büyük bir özveri ve özel sektör disiplini içerisinde çalışıyoruz.
Bazı yapımlarımıza UEFA bile “Ne gereği var” dedi. EURO 2012 öncesi 16 ülkeyi gezip tek tek program yaptık. Ki bu yapımları UEFA bunları bize verdiği halde.
Son dönemde bakın gazetelerde ne kadar çok TRT Spor mahreçli haber var. Gazetecilik refleksimiz de var artık.
TRT olarak vatandaşın sözlerine çok önem veriyoruz. Mutfağımızda bütün eleştirileri değerlendiriyoruz. Yeni turnuvada daha iyi olmak için notlarımızı aldık. Yeni turnuva daha iyi olacak.
Organizasyonu alırken en önemli şey yayın garantisi. Federasyonlar yayın garantisi vermemiz isteğinde bulunuyor. O kadar yayın saatimiz elbette yok ama onların isteğini elimizden geldiğince karşılamaya çalışıyoruz.

Pek çok gaf yapıldı TRT spikerleri ve yorumcuları Euro 2012’de eleştirilirken ağırlıklı olarak sosyal medyada maç anlatımlarında yaptıkları hatalar konuşuldu. Deneyimli spiker Levent Özçelik’in İngiltere kaptanı John Terry’yi Fransız efsane Thierry Henry’yle karıştırması tartışıldı. Yunanistan-Rusya maçında yorumcu Hikmet Karaman ile birlikte spiker Yalçın Çetin’in üçlü averajı hesaplayamayıp gruptan çıkan takımı izleyiciye anlatamamaları olay oldu. Yine Ömer Üründül’ün yorumları eleştirilere maruz kalmıştı. Turnuvada görev alan spikerlerden Alper Bakırcıoğlu ve Taha Can da eleştirilerden nasibini almıştı.

‘O çok çalışkan birisi’
Ersin Küçükbarak, Hikmet Karaman’ın çok çalışkan birisi olduğunu belirtip eleştirileri haksız buluyor: “Son derece kaliteli bir hoca. Turnuvanın ilk maçında İtalya’nın final oynayacağını öngördü. Yorumcumuz olarak gelmeseydi zaten orada o maçları yerinde izliyor olurdu. Yorumculuk genel anlamda zor bir meslek. Pozisyonları kesmeyeceksiniz, spikerle uyum içinde olacaksınız, oyunu okuyup öngörülerde bulunacaksınız. Hikmet hoca, ilk defa denedi, 8 ayrı spikerle çalıştı. 16 saat yol yapıp 2 saat uyku sonrası yine yorum yaptı. Gaziantep’in hocası olarak gittiği deplasmanlarda bile sevgiyle karşılanan bir insan. Dolayısıyla sokağın barometresi de farklı şeyler söylüyor. Daha iyisini hak ediyor.”
Burada TRT için yorumculuk yapan Ömer Üründül ve Hikmet Karaman herhangi bir ücret almamış. Ücret konusunda geçmiş dönemde yaşanan eski futbolcu yeni milletvekili Hakan Şükür polemiğini örnek gösteren yönetici “Para versek kızılıyor, vermesek yine tepki oluyor” serzenişinde bulunuyor.

Ömer Üründül’e bu tepki niye?
“Türkiye’nin üçüncü olduğu 2002 Dünya Kupası, Galatasaray’ın UEFA şampiyonu olduğu final ve eleme maçları, yine Galatasaray’ın Süper Kupa’yı aldığı maç gibi pek çok başarıda yorumları vardı. O dönem her şey toz pembeydi, şimdi neden kötü? Söylediğim, ne o zaman her şey süperdi, ne de şimdi her şey çok kötü. Denge, nezaket ve saygı kaybedilmemeli...”

2000 saat olimpiyat!
Hep eleştiri yapmayalım. Biraz da olimpiyat hazırlıklarından bahsedelim. Küçükbarak görülmemiş bir hazırlık içerisinde olduklarının altını çiziyor: “Önceki turnuvaların aksine TRT Spor tamamen olimpiyat yayımlayacak. Gelen bütün görüntüler seslendirilip internet sitemizden 6 ayrı kanalda yayımlanacak. Kim ne isterse onu izleyecek. İstediği sporu seçecek. TTNet üzerinden ‘tivibu’dan yayımlanacak. 3D yayın olacak. 2000 saatin üzerinde bir yayın gerçekleştireceğiz. 100-150 saat yayından nerelere geldik. Ve kadro artmadan bu kadroyla yapacağız. Şu anda hazırız.”

‘TRT Şeş’e görüntü var
TRT’nin bünyesindeki bütün kanallara spor bültenleri ve programları hazırladıklarını anlatan yönetici, büyük iş başardıklarının altını çiziyor. Görüntü haricinde metinleri de gerektiği zamanlarda yazdıklarını belirtiyor ancak Türkçe dışındaki dillerde yardımcı olamıyorlar. Malum TRT, Türkçe dışında dillerde de yayın yapıyor. Kürtçe yayın yapan ‘TRT Şeş’i sordum: “Bizde Kürtçe bilen olmadığı için sadece görüntü olarak yardımcı olabiliyoruz onlara” dedi.