Emre'ye neler oluyor?

Belözoğlu tepki çekti.


Radikal soruşturma

Milli maçta basın tribününe el kol hareketleri yapan Emre Belözoğlu eleştiriliyor. Attila Gökçe: "Kibri boyundan büyük." Deniz Gökçe: "Uluslararası biri böyle yapmaz." Metin Tükenmez: "Terim'in beden dili futbolcuları da etkiliyor..."

İSTANBUL - İsviçre maçından sonra konuk futbolcuların peşinde koşup çelmeyi takan, İngiltere'de Newcastle forması altında çıktığı Everton maçında rakip takımın siyahi oyuncularına hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında ırkçılık soruşturması açılan, sürekli sakatlandığı için forma bulamayan Emre Belözoğlu, 2000'lerin başında Türk futbolunun dünyaya sunduğu en önemli değerlerden biriydi. Ne var ki aradan geçen yedi yılın sonunda artık o futboluyla değil, yaptığı sorumsuzca çıkışlarıyla hatırlanır oldu. 2-2 biten Malta maçının son dakikalarında çok önemli bir fırsatı kaçıran tecrübeli oyuncu, teknik direktör Fatih Terim tarafından Macaristan maçında ilk 11'de sahaya sürülmedi. İkinci 45 dakika oyuna dahil olan Emre, ilk golün başlangıç pasını verdi ve genel olarak kendisine tanınan sürede takımı domine eden isim olarak göze çarptı. Ne var ki bu iyi oyununu aynı zamanda yaptığı çirkin hareketlerle de 'süslemeyi' başardı. Atılan ilk golün ardından basın tribününe dönüp el kol hareketleri yapan Emre bu tavrını ikinci gol sonrası da sürdürdü.
Peki bu hareketen altında yatan şey neydi? Belözoğlu'nun, hocası Terim'in basınla olan savaşına kendince 'katkı' yapması mı yoksa futbolcunun ırkçılık sorunları da dahil yaşadıklarından dolayı girdiği psikolojik durumun bir anlık öfke patlamasına dönüşmesi mi? İşte bütün bunları spor yazarlarına sorduk...
Attila Gökçe
Emre Belözoğlu'nun bir model olarak, kariyerinde izler taşıyan Fatih Terim'den etkilendiği muhakkak. Kuşkusuz Terim, Macaristan maçı öncesi öfkeli bir basın toplantısı yapmasa Emre'nin davranışları da böyle olmazdı. Ancak Emre'ye özel olarak bakıldığında teknik yaratıcılık açısından Galatasaray'daki futbolunun İtalya deneyimi sırasında törpülendiğini, robotik bir hale dönüştüğünü görüyoruz. Keza Premier Lig'de de henüz beklenen gelişmeyi gösteremedi. Malta maçında onu beğenenler vardı ama bence iyi değildi. Ama bu sineye çekilebilir bir şey, çünkü bu sezon forma şansı bulamadı, teknik kadro değişti vs. Bunlar performansla ilgili ve doğal karşılanabilir. Ama Emre'ye ilişkin doğal karşılanmayacak şey onun boyundan büyük kibri olması. Geçen sezon biliyorsunuz İngiltere'de ırkçılıkla ilgili bir suçlamanın muhatabı oldu, bunalımlı bir dönemden geçti. Eğer yaşadıklarından ders çıkarsaydı, İnönü'de önceki gece olağanüstü bir katılımla attırdığı golün ardından öfkeli bir fatura kesme olayına girmezdi. Biz belki basın olarak olaganüstü bir alınganlık gösterdik ama yine de zorla bulunan bir golün ardından bir Milli Takım kaptanından sergilenecek sevinç tablosu Emre'ninki gibi olmamalıydı.
Doğan Koloğlu
Emre'yi Galatasaray'da oynadığı dönemden çok iyi tanıyorum. İçine kapanık, az konuşan, pırıl pırıl bir çocuktur. Önceki gece yaptığı hareket yaşadığı birçok sorunun patlamasıdır. Olaylara onun penceresinden bakmaya çalışacağım. İngiltere'de ırkçılıkla suçlandı, neredeyse ceza alıyordu. Müslüman olarak İngiltere gibi bir yerde yaşamak zordur. Lakin ırkçılıkla suçlanan o oldu. O dönem tepkisel olarak sert bir demeci bile olmadı. Hep içine attı. Sezon başından bu yana sakatlıklar yaşadı. Menajerinin onu gözden çıkardığı konuşuldu. Fenerbahçe'den ve Galatasaray'dan teklifler aldı. Kafası iyice karıştı. Malta maçında ilk 11'de başladı ama Macaristan'a karşı yedekti. Sanki bir şeyleri yeniden ispatlaması gerekiyormuş gibi bir psikolojinin içine girince o hareketi yaptı. Bu tarz olaylarda kişinin gösterdiği tepkinin mantıksal bir sınırı yoktur. Emre gibi Milli Takım'a büyük katkı yapacak bir futbolcuyu biraz mazur görebilmeliyiz. Emre'nin Macaristan maçında üç puanı getiren adam olduğunu unutmayalım.
Deniz Gökçe
Emre'nin yurtdışı kariyeri zora girdi. Bir de sürekli sakatlığı var. Üstüne üstlük geçen sezon hakkında ırkçılık soruşturması açıldı. Bütün bunların psikolojik yükünü taşıyamıyor. Dolayısıyla bunalıma girmesi, bu tür reaksiyon vermesine neden olabilir.
Ama bence kendisine şunun anlatılması lazım, uluslararası bir oyuncu böyle davranamaz. Zidane'nın attığı kafa bile Zidane'a çok şeylere mal oldu. Ama Emre konusunda yaşanılan süreçte, basının eleştirilerinin dozu ve yaklaşımı da önemli.
Metin Tükenmez
Emre'nin Fatih Terim-medya gerginliğinde bilinçli olarak ön plana çıktığını sanmıyorum. Bir gerçek var ki Terim'in beden dilinden futbolcuların etkilenmemesi mümkün değil. Oyuncular, hocalarının yedek kulübesindeki davranışlarıdan düşünsel ipuçları alıyor. Dolayısıyla sahada bu tip durumlar yaşanıyor. Bu ikili İsviçre maçının da baş aktörleriydi. Macaristan maçı ve sonrası gördüğümüz tablo 'ders' alınmadığının göstergesi. Terim bu anlamda tutarlı!
Emre yapısal olarak hocalarından etkilenen bir futbolcu. Fatih Terim küçük yaşta onu Florya'ya getirdi ve bir anlamda Emre'yi şekillendirdi. Bu futbolcunun yurtdışında istikrarlı bir performans ortaya koyamamasının nedeni Terim gibi biriyle çalışma fırsat yakalayamadığı için galiba.
Mehmet Demirkol
Bu terbiyesiz adam 27 yaşında. Genç, ne yaptığının çok farkında olmayan bir çocuk değil. 11 yıldır uluslararası arenada. İki büyük ligde oynadı. 44 kez A milli. İsviçre maçında rakip kovalayan, İngiltere'de hakkında ırkçılık soruşturması açılan, nihayet sahada milli formayla ve kaptanlık bandıyla hareket çeken adam benim milli takımımın kaptanı. Özür diler mi? Dilese de ben kabul eder miyim? Eğer bu ahlak yoksunu adam, bir daha milli takım forması giyerse, onu çağıran da bu suça, bu terbiyesizliğe ortak olacak.
Eğer bu adama bir ceza verilmez üstüne de prim alırsa bu ahlak yoksunluğunu federasyon da üstüne alacak. Ya maçı kaybetseydik ne olacaktı? Kime çekecekti o hareketi, koridorda Macar mı kovalayacaktı? Yoksa 'mixed zone'da muhabir mi dövecekti? Onu İngiltere'de buradakinden beş kat fazla eleştiriyorlar. Yapabilecek mi oradaki basına aynı şeyi? Bekliyorum. Bir gün oynarsa görürüz herhalde.