'Esami'si okunan Roberto Carlos'tu

Saatler Premiership'i gösterirken ama hava daha çok Ortadoğu'yu hatırlatırken geldik Saracoğlu'na. Pankartların birinde "Karşılıksız,,, ölesiye..." yazıyordu. Bazıları gelmemişti ama Kuzey Amerika'dan (ABD değil de neresiyse artık.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Saatler Premiership'i gösterirken ama hava daha çok Ortadoğu'yu hatırlatırken geldik Saracoğlu'na. Pankartların birinde "Karşılıksız,,, ölesiye..." yazıyordu. Bazıları gelmemişti ama Kuzey Amerika'dan (ABD değil de neresiyse artık. Kosta Rika?) bile gelen vardı. Ezginin Günlüğü'nün 20. yılı uğruna olduğunu umduğum 'Aşk Hiç Biter mi?' diyenlere kulak vermek gerekiyordu sonuçta. Bence 'Kara Deryalarda Bir Fenersin'ciler bu yolun sonunda doğacak güneşi görüyorlarsa mümkünse kalan arkadaşlarını da maçlara gelmeye ikna etsin. Çünkü, dünkü maç mesela, bir sezona değerdi.
Çok iyiydi Fenerbahçe. En azından belirli bölümlerde. Geçen sezon bir kez bile yenemedikleri ve ligin sağlam dişlilerinden Sivasspor'u ilk yarıda feci sersemlettiler. 37'de ceza sahası içinde bir Sivaslıya ilk defa rastgeldi top. Mehmet Yıldız'ın stoper tüketen gücü dışında 'Uygun adım' geriye marş marştı rakipleri. Bu baskı karşısında sadece sağlam durmaya çalıştılar, o kadar.
Fenerbahçe ise ilk 10 dakikayı idare-i maslahata bırakıp başladı oynamaya. 11'de arka arkaya iki akın yaptılar. Sezon boyunca yinelenecek 'Fenerbahçe nasıl oynasın' sorusuna cevap gibiydi. Net bir pozisyon çıkmadı belki, ama 'gidiş yolu' enfesti. Devamı da geldi üstelik. Gole kadar iki senenin belki de en iyi Zico takımını seyrettik. Geçen hafta yedek takımın hevesine, meyhanede sesi yükselen yan masaya nazire yapanlar gibi cevap verdiler. Daha pek ve daha coşkulu. En fazla aksayan Kezman'ın penaltı olduğu tereddüt yaratsa da faul olduğu kesin pozisyonunda, güzel oyunun ödülünü almayı beklediler.
Ama gol 30'da çok daha şık geldi. Roberto Carlos, bir futbol efsanesi olmasına vesile olan gollerinden birini attı. Uçarak ve kafayla.
Kezman'dan cılız girişimler
İlk yarıda ortalık sarı lacivert dışında toz pembeye de kesmişti. Mutluydu Kadıköylü. Ligin en ısırgan ekiplerinden biri karşısında diri ve uyumlu bir oyun oynanıyordu. Yine de sıkıntıları yok değildi. Oyun-pozisyon paritesi pek verimli değildi, Kezman düpedüz kötüydü ve stoperler ilk yirmi dakikada sarı kart görmüştü. İkinci yarı bakalım hangi perdeden açılacaktı? Bunu anlamak için 54'e kadar beklemek gerekti. O ana dek karşılık yoklamalarla geçen oyunda Sivas art arda iki net fırsatı yeni ihale kapmış hovarda müteşebbis gibi harcadı. Önce Murat'ın kafası, ardından topçu subay Mehmet Yıldız'ın direkte kalan vuruşu ve son sahne Volkan'ın dengesiz kurtarışı... Gollüktü bunlar ve diz dövdüren cinstendi.
Zico 90 dakika aynı onbiri zorlamasa, ya da Kezman biraz top tutsa, madem tutmadı, 66'da veya 78'dekini atsa o kadar zorlaşmazdı iş. Ama Sırp oyuncu çok cılızdı dün akşam ve Fenerbahçe de dakikalar geçtikçe takatten düşmeye başladı. Yine de işi kazasız belasız tamamına erdirmeyi başardılar. Görünen o ki Anderlecht maçını düşündüğü için, ilk yarıda prova niyetine iyi, ikinci yarı ise enerji tasarrufu adına vasattı Fenerbahçe. Bir sezonun maddi açıdan en önemli maçına hiç değilse 60 dakikalığına hazır gibiydiler. Peki o son 20-30 dakika... Orasını Belçika'da göreceğiz. Umarız Leon'un yerinde midye-bira keyfini Sarı-Lacivertliler yaşar.

FENERBAHÇE: 1
Serdar 6
(Volkan 61) 5
Önder 5
Edu 5
Lugano 5
R. Carlos 7
Deivid 6
(Ali 89) -
Deniz 7
Selçuk 5
Tümer 6
Alex 6
Kezman 4

SİVASSPOR: 0
Petkoviç 6
Abdurrahman 5
Murat 4
Sedat 4
Hayrettin 4
(Gurbanov 66) 5
Musa 5
Mohamed Ali 5
Devran 5
Yasir 4
(İlhan 46) 4
Balili 5
(Cvetkov 80) -
Mehmet 5

GOL: Roberto Carlos (30)
SARI KARTLAR: Edu, Lugano, Selçuk, Deniz / Abdurrahman, Balili, Hayrettin
Stat: Şükrü Saracoğlu - Hakemler: F. Aydınus, S. Ok, M. Gürses