Euro 2008'e dev adım

Norveç deplasmanında Euro 2008'de olup olmama maçına çıkan Milli Takım 1-0 yenik duruma düştüğü karşılaşmayı Emre'nin 31 ve Nihat'ın 60. dakikalarda attığı gollerle 2-1 kazandı. Son maçlar öncesinde rakibinin bir puan önüne geçen Türkiye çarşamba günü Bosna Hersek'le karşılaşacak. Galibiyet Türkiye'yi finallere götürecek.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Avrupa'da kişi başına en fazla gelir ve toprak düşen, uçsuz bucaksız, bir o kadar da pahalı, yine de yemyeşil, sakin, lakin durgun mu durgun bir şehirde, Oslo'dayız. Hava haliyle soğuk (en çok satan romanlardan birinin ismi 'Haziran'da Kar'!). Yine de fena değil. Asıl sorun beklenmedik inen 'Sisler Bulvarı'. Nereden bilelim ki, bu havayı kurtlar dışında milliler de severmiş. Maç öncesi tribünlerde zorla gaza getirilen 'sessiz çoğunluk' Norveçlilerle, tansiyon açısından zaten her daim hazır kıta olan müteyakkız Türkiye taraftarları hevesli. Sahadaki mücadele ise Nobel Barış ödülüne ev sahipliği yapan bir şehir için fazlasıyla gergin, sert ve dişli. Kim aksini bekliyordu ki zaten? Peki kim bu kadar iyi milli takım umuyordu sahada?
Stavrum'un dünkü röportajda maçın başına yaptığı vurguyu hatırlayarak başlayalım. Hagen-Hangelund ikilisinin tekinsizliğinden dem vurmuştu. Biz de 'bilmukabele' demiştik. Kaybettiği bütün maçlarda ilk golü yiyen taraftı Norveç. Hızlı girmek o yüzden önemliydi. Öyle de oldu. 3'te Hamit'in şutu açtı oyunu. Pozisyon yoktu ama 'açık ve yakın' tehlikeler Ay-Yıldızlılar'dan yanaydı. İlk 10 dakika boyunca bu oyun hâkimiyeti sürdü. Fakat 10 geçilirken Türkiye'nin direksiyon hâkimiyetine kötü (ve saçma) bir darbe geldi. Norveç, ceza sahasına ilk 'teşrifinde', 12'de Hagen'le taçtan seken topla (malum bizim için taçlar da tehlikeli duran top klasmanındadır) golü buldu. 12'de 12'den vurmuşlardı: 1-0.
Galip geldiği bütün maçlarda ilk golü atan taraftılar ve artık daha da (u)mutluydular. Üstelik bu esnada İbrahim Kaş sakatlanmış, Semih'i de ceza sahasında haksız bir ofsayt bayrağı avlamıştı. İşler sarpa sarıyordu yavaştan. Takım oynamak istiyor, lakin geri dörtlü her topta dökülüyordu. 23'te çizgide siper oldu Aurelio. Havalanan her top takımı korku tüneline sokuyordu. Anlaşıldı ki oyunu o bölgeden uzak tutmak şarttı. Denge de bu sayede kuruldu ve orta sahanın müthiş dominasyonu 31'de Emre'nin nefis şutuyla ödüllendirildi: 1-1. Artık kuzey rüzgârı millilerin arkasındaydı. Organize ve etkili oyun devre sonuna dek kesintisiz sürdü. Şut da vardı, orta da, baskı da, özveri de... 41'deki gibi ters toplar olmadıkça ve oyun rakip alanda kaldıkça işler tıkırındaydı. Keşke devre bir gol daha sunsaydı...
Carlosvari bir Gökhan
İkinci yarı daha da güzel açıldı. 5 dakika geçmeden bir şut, bir orta vardı cepte. Yeter ki orta saha iki ceza sahası arasını iyi arşınlasın ve de 53'teki gibi Carew arkaya sarkmasındı. Her şeyin iyi gideceği haberini veren ise 59'da delifişek Gökhan Gönül oldu. Geçen senenin ikinci lig topçusu Roberto abisi gibi indi sağdan, verdi Nihat'a. O da gerekeni yaptı ve ceza yayı üzerinden köşeyi gördü: 1-2.
Şimdi koz söyleme sırası millilerdeydi. Haestad'in 63'teki kafası da gösterdi ki, duran top mevzileri iyi tutulur ve takım yaslanmazsa Norveç'in ritmi daha da bozulacaktı. Topu havaya kaldırmak ilk hamlesi oldu Vikinglerin. Terim ise top tutmak için Yusuf'ladı orta sahayı. Fakat asıl olarak 70'i dönerken gelen Tettey'nin vuruşu gibi ribauntlara dikkat şarttı. Neyse ki oyunu iyi üfledi milliler. Sis kalktığında Norveç fiyorttan aşağı düşmüş, Türkiye uçağı ise kalkış izni almıştı çoktan.

NORVEÇ: 1
Opdal 5
Storbaek 4
(Rushfeldt 89) -
Hagen 6
Hangeland 5
J. A. Riise 5
Tettey 4
B. H. Riise 4
Haestad 4
(Skjelbred 68) 4
Pedersen 6
Iversen 4
(Helstad 84) -
Carew 5

TÜRKİYE: 2
Volkan 7
İ. Kaş -
(Gökhan 16) 8
Servet 7
E. Aşık 7
H. Balta 6
Hamit 6
Aurelio 7
E. Belözoğlu 8
Arda 6
(Tuncay 88) -
Nihat 7
Semih 5
(Yusuf 68) 6

GOLLER: Hagen (12) / E. Belözoğlu (31), Nihat (60)
SARI KARTLAR: Haestad / Volkan, Yusuf
Stat: Ullevaall - Hakemler: M. Merk, S. Glindemann, P. Henes