Fakat fotoğrafta Nobre de var!

Galatasaray'ın keyfi yerinde. Yavan maçlar oynayan hemşerilerinden çok daha tempolular. Rotasyonu daha iyi işletiyorlar (Carrusca bile sandıktan çıktı, Hasan Şaş'ın bile gönlü yapıldı). Fener ve Beşiktaş'ın rakipleri, yüklü transfer alımlarıyla takviye yapıp toparlanmış takımlardı.
Haber: TANIL BORA / Arşivi

Galatasaray'ın keyfi yerinde. Yavan maçlar oynayan hemşerilerinden çok daha tempolular. Rotasyonu daha iyi işletiyorlar (Carrusca bile sandıktan çıktı, Hasan Şaş'ın bile gönlü yapıldı). Fener ve Beşiktaş'ın rakipleri, yüklü transfer alımlarıyla takviye yapıp toparlanmış takımlardı. Ankaraspor'da, Galatasaray'dan 10 gün önce gelmiş üç oyuncu sahada. Rizespor'un 14 oyuncusunun altısı 'dört büyük' atığı, bunlardan
ikisi 'iade' (Fahri, Kürşat). Yerli-yabancı bütün Brezilyalılarını oynatan Fenerbahçe, 'sahaya yayılmak'tan, kendi ceza alanı önünden rakip ceza alanına kadar her noktada mutlaka bir eleman bulundurmayı anlıyor sanki! Kulübede ihtiyarlayan Semih ne olacak?
'Komplo var' çığlığı
Fenerbahçe-Rize maçını yöneten Bünyamin Gezer, en haşin kaç çatan, en kahhar bakan hakem mansiyonuna adaydır. Hakemlerle ilgili asıl olay, seyircilerini Fener-Rize'den biraz daha az esneten Ankaraspor-Beşiktaş maçından. 90+3'te, Ankaraspor'un yeni Slovak kale görevlisi Senecky, Tello'nun arka direğe ortasını elinden kaçırıp çizgiden içeri düşürmek suretiyle saçma sapan bir gole sebebiyet verdi. Ne var ki yardımcı hakem Adil Sinem, Beşiktaş'ın bu ikramiyesini iptal etti. Sebep? O topa zıplayan Nobre'nin topu elle oynadığını zannetmişti. Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, derhal 'Komplo var!' ve "Beşiktaş yumruğunu bir vurursa!" hamlesi yaptı. Maksat, yiten iki puanı, hiç değilse sezon boyu sürecek gözdağı mücadelesinde bir mevzi kazanarak telâfi etmek.
Adil Sinem'in yanlış kararında, işin içinde Nobre'nin olmasının da payı yok mu? Elleriyle kollarıyla daldığı pozisyonlarda, TCK 313 lisanıyla söylersek 'halk arasında endişe, telâş ve huzursuzluk yaratan' Nobre'nin sabıka kaydı, hakemi huylandırmış olmalı. Bir hakem, sahaya çıkarken muhatap olacağı futbolcuların sicilini, 'GBT'sini kafasından silmeli aslında... Silebilir mi? Her hakemin, sahada 'işini kolaylaştıran' ve pek o kadar kolaylaştırmayan oyuncularla ilgili (ön) yargıları oluyor. 'Futbol hayata benzer' deyip duruyorsak, bu insani hakikati de bir nebze dikkate almalı değil miyiz? Nobre'nin yerinde o topa hamle eden Aykut Kocaman olsaydı, gol verilirdi belki de...
'Teknolojik' futbol
Olay ister istemez, hakem hatasının video kaydıyla kanıtlanması halinde kararların değiştirilebilmesine dair tartışmaları akla getiriyor. Premier League, tüzelkişilik olarak, en azından gol kararlarıyla ilgili
olarak 'video kanıtı'nın gündeme getirilmesini talep ediyor FIFA'dan. Hatta icabında ihtilâflı pozisyonlarda maç esnasında filmi baştan oynatıp karar vermecesine! (Arsene Wenger, "Gece maçlarında sahayı hâlâ meşalelerle aydınlatmaya kalkmıyoruz, o halde teknolojinin bütün imkânlarından yararlanmaktan niye sakınıyoruz?" diye soruyor.) Endüstriyel futbolun Şehinşâhı, FIFA Başkanı Sepp Blatter, kafasına saksı düşmüşçesine 'futbolun insani çehresinden' dem vurup, "Ben burada olduğum sürece böyle bir şey olamaz" diyor. Gerçi FIFA, tamamı çizgiyi geçtiği anda öten bir elektronik çiple donatılmış bir top üzerinde çalışmaktan geri kalmıyor. (Vedat Yüksel'i bu da kurtarmayacaktı!) Ama Premiership'çilerin istediği gibi, oyunu durdurmaya veya bitmiş maçın skoruna müdahaleye, "Asla" diyorlar.
İstanbul Belediye, dağ başındaki evinde yaptığı üçüncü maçı da sıfıra karşı kazanarak, ilk dörde yerleşti. Bülent Korkmaz'ın sadece teknik direktörlüğünü değil bir nevi kayyumluğunu da yaptığı Bursaspor'u yendiler.
Holosko'yla gelen 100. gol
Ziya Doğan, tekrarlanacak Sivas maçına mahsuben, Trabzonspor'u ligin 'gizli lideri' ilan etmişti. Bu hafta yasaklı Avni Aker'de Ankaragücü'yle yenişemeyince, Oftaş'ı yenen Sivas'ın gerisine düştüler. Sivasspor da Belediye gibi 'takım' sıfatı taşıyan takımlardan. Vitrinde giderek artan bir teşhir hevesiyle sergiledikleri Mehmet Yıldız'dan, hele 'eğri bodik' Balili'den ibaret değiller. Antep-Kayseri düellosu, kısır ligimizde bir eylül güzelliği. Epikrizi yeter: İlk yarı 0-0, ikinci yarıda Kayseri üç kez öne geçiyor, yılmayıp De Nigris'le üç kez yetişen Antep, 90+'da 4-3'ü alıp kaçıyor. Kayseri'nin ilk yenilgisi.
Sponsoru küsmüş, önemli oyuncuları sakat ve cezalı, velhâsıl Tarzan'lığından bir cıbıllığı kalmış Manisaspor, Gençlerbirliği deplasmanında galip gelmeyi başardı. Holosko'nun attığı ikinci sayı, Süper Lig'deki 100. golleri. Gençlerbirliği OFTAŞ, iki deplasmandır, dağların ardından savrulan bir şuta kurban gidiyor. Düşme adayları arasında anılan iki takımın karşılaşmasında, Kasımpaşa Denizli'den çok işlevsel bir galibiyet çıkardı.