"Fanatiklik çözülebilir bir sorun"

"Fanatiklik çözülebilir bir sorun"
"Fanatiklik çözülebilir bir sorun"
Egzersiz ve Spor Psikolojisi Derneği Başkanı ve Marmara Üniversitesi (MÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turgay Biçer, fanatikliğin çözülebilir bir sorun olduğunu belirtiyor

İSTANBUL - Spor psikolojisinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Turgay Biçer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sporun daha güzeli üretme yarışı olduğu anlatarak, sporcuların rakip değil, ortak olduğunu söyledi.

Biçer, sporcuların müsabakalarda ortak bir iş yaptığını vurgulayarak, “Sizinle bir spor karşılaşması yapıyorsak, benim düşmanım olamazsınız. Spor, birbirini yok etme savaşı değildir. Ülkemizde spor yapmak yerine, sporu izleme kültürü yarattığımız için kamplaşmaya doğru gitmeye başladık. Sporu düşmanlık aracı olarak kullanıyoruz” diye konuştu.

Toplum içinde aradığını bulamamış, yaşı genç, sosyo-ekonomik durumu kötü, bir gruba ait olma arzusu taşıyan insanların sporu bir terör aracı olarak kullanmaya başladığına dikkati çeken Biçer, bazı insanların formalarını giydikleri zaman saldırganlık eğilimine geçtiklerini ve “spor teröristi” durumuna düştüklerini kaydetti.

Prof. Dr. Biçer, sporu saldırganlık amaçlı kullanan üst düzey kişiler bulunduğunu da savunarak, mesleki açıdan tatmin olmuş, zengin insanların sporu kullanarak şiddete bulaşabildiklerini aktardı.

“Ülkemizde holiganlık, bir sosyal statü, bir erdemmiş gibi algılanıyor” diyen Biçer, Türkiye 'de diğer ülkelerdeki gibi sporun hayatın merkezine yerleştirilememesinin birçok soruna yol açtığını vurguladı.

Fanatizm konusunda en büyük sorumluluğun kulüp başkanlarında olduğunu savunan Biçer, şöyle devam etti:

“Kulüp başkanları üst seviyeye gelmiş, maddi yönden yeterli, eğitilmiş insanlar. Başkanlar, vizyon oluşturmalı ve sağduyulu hareket etmeli. Ama bir bakıyorsunuz, bazı kulüp başkanları amigo gibi davranıyor. Bu da zamanla diğer kulüplerle aralarında düşmanlık duygusu yaratıyor. Başkanlar 'kim daha fanatik', 'kim daha baskın', 'kim daha gönderme yapıyor' şeklinde kendi aralarında bir yarış halinde. Bu tavırlar belki içinde düşmanlık barındıran, fanatizm besleyen bir grup taraftarın hoşuna gidebilir ama büyük bir sessiz çoğunluğun da hoşuna gitmez.”

Biçer, yurt dışında başkanların kulüplerini perde arkasından yönettiklerini aktararak, Türkiye'deki antrenör ve spor yöneticilerinin de fanatizmi körüklediğini iddia etti.

“ÇEVRE FANATİZMDE ÖNEMLİ BİR ETKEN”

İnsanların fanatik birer taraftar olmalarında çevrenin etkisinin azımsanamayacak derecede olduğu kaydeden Biçer, toplum tarafından dışlanmış, nefret duygularının beslendiği topluluktaki insanların sporu ve taraftarlığı maske olarak kullandığını belirtti.
Biçer, fanatik bireylerin çevrelerini de olumsuz etkilediklerini vurgulayarak, “Bu insanlar bir araya gelince diğer taraftarları bezdiriyorlar. Çocuklu aileleri rahatsız ediyorlar. Hafta sonu eğlencelerini olumsuz yönde etkiliyorlar. Fanatik insanlar yüzünden normal taraftarlar da statları, salonları terk ediyor. Meydan fanatiklere kalıyor” diye konuştu.
Spor basınını da eleştiren Biçer, atılan başlıkların fanatizmi körüklediğini öne sürerek, spor basınının daha çok sporun güzel taraflarını yazması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Turgay Biçer, şu görüşleri dile getirdi:

“Türkiye'de olimpist bilinci insanlara verebilmiş olsaydık, fanatizm olmazdı. Taraftarsanız kulübünüzün değerlerini korursunuz, geliştirirsiniz. Maçlara kavga çıkarmaya giderseniz, başka takımın taraftarlarını düşman gibi görürseniz, sorun yaşarsınız. O zaman sizin dünyaya bakış açınızda bir sorun vardır. Dünyayı kötü zannedersiniz ama siz de sorun vardır. Taraftarlık size saldırganlık eğilimi getiriyorsa, rakibi düşman yapıyorsa bu taraftarlık değildir. Taraftarlık kol kola şarkı söyleyebilmektir. Rakip takım taraftarını görünce kavga etmeyi düşünebiliyorsanız, tedavi olmanız gerekir.”

“FANATİKLİK ÇÖZÜLEBİLİR BİR SORUN”

Prof. Dr. Biçer, dünyada fanatizmi sıfıra indirmenin kolay olmadığını belirterek, dünyadaki bazı ülkelerde bu durumun örneklerinin bulunduğunu anlattı.
Bu konuda daha fazla yaptırım uygulanması gerektiğini söyleyen Biçer, “Fanatiklik çözülebilir bir sorundur. Dünyadaki ülkeler nasıl yaptılarsa biz de öyle yapabiliriz. Devletin burada daha çok yaptırımda bulunması gerek. Taşkınlık yapanları takip edip cezai yaptırımlar, terapiler uygulanmalı. Fanatik insanlara normal gözle bakılamaz. Bir yere zarar vermek amacıyla giden insanlar, bence suçludur. O insanlar özellikle rehabilite edilmeli. Böyle insanları kurtarırsak toplumu da kurtarmaya doğru gideriz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Turgay Biçer, dizilerin içeriklerinin de çocukların şiddet eğilimi göstermesinde etkili olduğunu aktararak, sporcuların yerine dizi-film oyuncularının model alındığını ve bunun ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.(aa)