FCBEscola: Bir eğitimden daha fazlası...

FCBEscola: Bir eğitimden daha fazlası...
FCBEscola: Bir eğitimden daha fazlası...
Türkiye'nin her köşesinden seçilmiş 120 şanslı çocuk, Avea'nın katkısıyla Barcelona ruhunu ve oyun yapısını öğreniyor. Temmuz ayında İstanbul Riva'da yapılan kampın birinci ayağının ardından, 12-16 Kasım tarihleri arasında FCBEscola Camp Avea'nın ikinci dönemi Antalya'da yapılacak.
Haber: METİN AKTAŞOĞLU / Arşivi

ANTALYA - FC Barcelona'nın dünya çapında faaliyet gösteren futbol kampı 'FCBEscola', Avea'nın katkılarıyla 12-16 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştiriliyor. Biz de bu kapsamda FCBEscola'nın üst düzey teknik yöneticilerinden eski futbolcu Josep Moratalla ve FCBEscola Genel Koordinatörü Isaac Oriol Guerrero Hernandez ile kampın işleyişi, amaçları ve Barcelona hakkında konuştuk.



Antalya geldiğiniz ekip sadece futbol antrenörlerinden mi oluşuyor?

I.H.: Sorunuz ilginç çünkü biz kendimizi antrenörden çok birer eğitimci olarak görüyoruz. Benim bugün burada birlikte bulunduğum antrenör ekibindeki arkadaşlarım beden eğitimi hocası ve antrenör diplomalarına sahip olmakla birlikte, bizim futbol okulumuzdaki 20 eğitmenimizin tümünün ortak bir özelliği var; eğitime tutkulu olmaları.

Gerektiğinde çocuklara psikolojik destek verebilecek personel var mı ekibinizde?

I.H.: Tabii ki biz psikolojik eğitime de sahibiz ve eğitimcilerimizin tümü, oyuncuların gereksindiği tüm yönlerde yardımcı olabilecek niteliktedir.

İstanbul Riva'daki kampınızda çocuklarla diyaloğa girdiğimizde bize, artık eskisinden daha disiplinli, daha erdemli, daha düzenli olmayı öğrendiklerini ifade ettiler ve bu bana çok entresan gelmişti. Bu bağlamda bir yüzdeye vurursak; bu beş günlük eğitim sürecinin yüzde kaçı futbol, yüzde kaçı bu tarz mental eğitim üzerine kurulu?

J.M.: Bu eğitimler, bizim tüm işleyişimizin tüm organizasyonun inanılmaz bir parçası. Biz bu ikisini birleşik, tümleşik görüyoruz. Bunun İspanyolcası da, İngilizcesi de, Türkçesi de aynı: 'integral'. Biz antrenman kadar, antrenman dışında da çocukların antrenman sahasına gelişlerinde gidişlerinde, yemekhanede yada restorandaki tavırlarında, odaya gelişlerinde, girişlerinde, günlük temizlik anlayışlarında da bir takım değerlerin oturması için çaba veriyoruz. Bunun için, tüm gün boyunca ve bütün kamp boyunca süren bir çabamız var.
Bizim beş günlük kısa programımızın başından sonuna dek, çocukların her iki yönde de geliştiklerini görebiliyoruz. Bir yandan futbol metodolojisi, diğer yandan davranışsal özelliklerinin geliştiğini gözlemliyoruz.
İşte bu verdiğiniz örnek, bizim aradığımız, bizim hedeflediğimiz amaçların yerine geldiğini gösteren çok güzel bir örnek aslında.

Eğitmenlerinizin tümü Katalan mı? Eğer böyleyse de bu bir tesadüf müdür; yoksa bu hoca seçerken dikkat ettiğiniz bir kriter mi?

I.H.: Biz hoca seçerken ne ırk, ne renk, ne de milliyet önemsiyoruz. Bizim önemsediğimiz bir tek şey var, o da bizim projelerimize ve bizim hedeflerimize ne kadar inandıkları...

Şu ana kadar çalıştıkları Türk futbolcularda ve çocuklarda rastladıkları temel eksiklikler var mı?

J.M.: Eksiklerinden çok sahip oldukları değerlerden bahsetmek isteriz. Biz oyuncularımızın hepsinin teknik olarak, güçlü bir temele sahip olduklarını görüyoruz. Kendilerine katmak istediğimiz temel özelliklerin çoğu ise taktik özellikler. Bizim çalıştığımız taktik özellikler oyunu daha iyi anlamalarına yardımcı olur ki, aslında oyunlarını geliştirmelerine biz bu sayede yardımcı oluyoruz. Biz futbol okulundan altyapıya, daha sonra A takıma kadar, hep aynı sistemi uygulamaya özellikle dikkat ediyoruz. Başka yerlerde nasıl yapılır, örneğin; Türkiye'de nasıldır, bilmiyorum. Fakat bizim sistemimiz her yaş grubunda aynı. Biz kendi taktiksel anlayışımıza, tertibimize çok yardımcı olduğunu düşünüyoruz.

İyi bir noktaya değindiniz. Türkiye'de altyapı takımları ile A takımlar arasında oyun anlayışı olarak uçurumlar olabiliyor.

J.M.: Biz bu iki yöntemden hangisinin daha iyi olduğu tartışmasında değiliz. Altyapı ve üstyapı arasında farklılıklar olur mu, olmaz mı konusunda değiliz. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, tü takımlarımızda aynı yöntemi uygulamak. Çünkü biz buna inanıyoruz, ve buna inandığımız için de bunu uyguluyoruz.

Hazır sisteme değinmişken son soru olarak şunu sormak istiyorum: Barcelona'nın sistemi uzun yılların ürünü. Cruyff'un teknik direktörlüğünden bu yana süregelen topa hakim olma temelli oyun, yakın dönemde Barcelona adına hep kazanan bir sistem oldu. Eğer bu sistem, gün gelir de kazanamazsa düşüncesiyle, şu an kurulan ve tasarlanan bir 'B Planı' var mı? Barcelona'nın cebinde başka bir formül daha var mı?

I.H.: Barcelona okulları ve altyapılarında bizim temel olarak gözettiğimiz konu sonuç değil, sonuca giden yol... Hangi yoldan gittiğimizi önemsiyoruz. Bizi kazanmaktan çok, nasıl kazandığımız ilgilendiriyor. Dolayısıyla bizim tek bir yönde, hep aynı şekilde çalışan bir yöntemimiz var. Hücum futbolu, yaratıcı futbol, baskılı futbol gibi bir takım prensiplerimiz var ve bundan vazgeçmiyoruz. Size Ralph Valdo Emerson'un bir şiirinden alıntı yapmak isterim. Ben zaman zaman karşıma bir zorluk çıktığında veya zor bir soru geldiğinde hep aynı cevabı veririm: 'Kazanmak başarıdır. Fakat mutluluk, sizi bu başarıya götürürken yaptığınız işlerden kaynaklanır.'