Fener de büyüklüğünü gösterdi

Letonya bozgununun ardından üst sıralardaki takımlardan hiç biri galibiyet elde edememiş.
Haber: Barış Tut / Arşivi

Letonya bozgununun ardından üst sıralardaki takımlardan hiç biri galibiyet elde edememiş. Fenerbahçe ise kötü gidişini durdurarak, haftayı kârlı kapatmayı ve zorlu Beşiktaş derbisi öncesi moral toplamayı amaçlıyor. Samsun-spor ise, yeni teknik direktörü Erdoğan Arıca ile tehlikeli bölgeden uzaklaşabilmek için güçlü rakibini gözüne kestirmiş. Samsun'daki karşılaşma, ülkenin diğer statlarına örnek olmasını dileyeceğimiz 'gerçek' bir saygı duruşu ile başladı. Terör kurbanlarına bir dakikalık sessizliği çok görmeyen taraftarlara teşekkürlerinizi sunalım.
Daum'un sakatlıkların da etkisiyle oldukça farklı bir onbir sahaya sürmesi, Samsunspor'u cesaretlendirdi. Savunmada Tomas sağa geçmiş, Servet göbekte görev yapıyor, Rebrov orta alanın sağında, Semih ileri ikilide. Deney başarılı sonuç vermiyor. 6. dakikada Serkan, savunmanın anlamsız duruşuyla, sağ çaprazdan ceza alanına giriyor, altı pas içinde topu kaleye dürtecek konumdaki Celil'e vermek yerine plase bir vuruş yapıyor. Kaçan gol, aslında Samsun'un baskılı oyununun sonuç vereceğinin belirtisiydi.
Perdeyi Caner açtı
Nitekim, bir dakika sonra, Celil'in ceza alanı içindeki Caner'e attığı gollük pasda İsmail Güldüren'in yetersizliğinden doğan ikramı genç golcü memnuniyetle değerlendiriyor: 1-0. Golden sonra Samsunspor, ilk yarının ortalarına dek, oyunun kontrolünü elinde tuttu. Ardarda başarılı paslaşmalarla topu rakip alana taşıyan Kırmızı-Beyazlılar, ürkek eldiven Recep'i tedirgin etmeyi ihmal etmediler. 22'de Fenerbahçe silkinip rakip alanda boy göstermeye başladı. Van Hooijdonk'un şık pasında Rebrov çok uygun durumda eşitliği getirecek vuruşu yapamadı. Ardından Semih ile bir pozisyon daha yakalayan Sarı-Lacivertliler, iyiden iyiye geriye çekilen Samsunspor'u sıkıştırdı, ancak orta alandaki etkisizlik pozisyon zenginliğine engeldi. 39'da Samsun, farkı ikiye çıkardı. Taç çizgisi kenarından Adalto'nun kullandığı serbest vuruşta top kimseye dokunmadan, köşeden ağlara takıldı: 2-0.
İkinci yarıya Fenerbahçe, sayılmayan bir golle girdi. Aurelio'nun güzel ortasında, arka direk dibinde biten Tuncay, topu ağlarla buluşturdu ancak Erol Ersoy, klasik bir ofsayt kararıyla golü iptal etti. Samsunspor, kale
önünde kaptığı topları, hızla karşı alana taşıyıp, tehlikeler yaratmayı sürdürdü. Serkan, 54'te taşıdığı topa takılıp düşmese, maçı koparacak golü kaydedebilirdi. Bir dakika sonra Mehmet Nas'ın uzaktan çektiği şut, Recep'in kalesini sıyırarak dışarı gitti. 57'de Servet'in kırmızı kartla dışarı gönderilmesi, Fenerbahçe'nin gücünü ve umutlarını azaltan bir etkendi. 67'de ilk yarıdaki pozisyonun benzerinde, Van Hooijdonk'un nefis pasını Rebrov Shorunmu'ya nişanlayınca, oyunun yazgısı biraz daha belirginleşmiş oldu. 74'de Caner, kendisinin ikinci golünü kaydederek, takımını rahatlattı.
Fenerbahçe, zirvedekilerin tökezleme haftasında, rakiplerine ayak uydurarak sıkıntısını büyüttü. Gelecek haftaki Beşiktaş derbisi, hem Sarı-Lacivertliler'in, hem de ligin geleceği açısından son derece büyük bir önem kazandı.