Fenerbahçe de kendisine çalışınca...

Maç öncesine dair söylenebilecek çok bir şey yok aslında... Beşiktaş üç, Galatasaray üç puan kaybetmiş, taraftar hesabıyla eder altı... Sen de galip gelirsen üç puan alacaksın.
Haber: ERAY ÖZER / Arşivi

Maç öncesine dair söylenebilecek çok bir şey yok aslında... Beşiktaş üç, Galatasaray üç puan kaybetmiş, taraftar hesabıyla eder altı... Sen de galip gelirsen üç puan alacaksın. Yani dokuz puanlık bir maç Sakarya maçı. Evet, kabul ediyorum tuhaf bir hesap bu. Ama dedim ya taraftar hesabı dokuz puan çıkıyor, ne yapayım.
Alex'e anlatıldığı kadar büyük bir sevgi gösterisi yok karşılaşma öncesinde. Birkaç küçük pankart sadece... Bir de 78'de oyundan çıkarken alkış... Keza tribünler Volkan'ı da bağrına filan basmıyor. Yani yansıtıldığı gibi AZ maçının günah keçilerini bağrına basmaya hazır bir kitle yok Saracoğlu'nda... AZ maçında birbirine giren kale arkasını 'stewart'lar üçe bölmüş. Diğer tribünlerde aynı uygulama olmadığına göre orada karışıklık sürüyor. Son not devre arasına dair: Ciao Bella çalıyor stat hoparlörlerinden... Hayatımda duyduğum en iğrenç versiyon. "Cıstak cıstak... Ciao Bella... Cıstak cıstak..."
'Neredeyim ben?'
Fenerbahçe sahaya 4-1-3-2'ye yakın bir dizilişle çıkıyor. Geri dörtlüye Önder ve Lugano dahil olmuş, Ümit Özat ise eski yerinde, solda. Önde Deniz, onun önünde Tuncay-Tümer-Appiah üçlüsü, onların da önünde Alex ve Semih. İlk bakışta orta sahayı tutabilecek, gerek kanatlarda gerekse göbekte top yapabilecek bir diziliş bu... Öyle ya!
Alex'i, Tuncay'ı, Tümer'i olan bir takımın sürekli ileriye top şişirecek hali yok ya... Yok ya! Siz öyle sanın. Golün geldiği 19. dakikadan ilk yarının sonuna kadar 'halı sahada takati kalmamış yaşlı amca futbolu' oynadı ligimizin lideri. Appiah-Alex ikilisinin durgunluğu Fenerbahçe'yi orta alandan söküp attı.
Sanki Fenerbahçe'de bazı oyuncular varoluşsal sorunlar yaşıyorlar gibi. Sanırım sahadayken kendilerine "Ben neden buradayım? Neden Brezilya/İtalya'da değilim?" gibi sorular soruyorlar. Alex-Appiah ikilisi varoluşsal sorunlu abilerin başını çekiyor. Bir dona kalma, pas trafiğinde sona kalma halidir gidiyor. Tuncay koşuyor koşmasına da o da "Neden buradayım?" sorusuna tek yanıt olarak koşmayı bulabilmiş gibi. Sadece koşuyor.
19'da Alex'in şutunda dönen topu tamamlayan Tümer de olmasa ilk yarıda skorun değişeceği filan yok zaten. 'Bu 45 dakikada Tümer sahanın en iyisi, en mücadelecisi' diyeyim, varın gerisini siz anlayın.
İkinci yarıda oyunun temposunda değişen bir şey yok. Sadece Sakarya biraz daha istekli. Solda Sedat, sağda Musa Aydın, önde Cem Yanık üçlüsüne Capuro geriden destek veriyor.
Tribün gergin. 'Hani yıldızlar topluluğuydu, yanlış mı geldik' duygusu hâkim. Bir ara o kadar sessizlik oluyor ki anonsçu giriyor devreye: "Arkadaşlar oturmayalım. Takımımızı destekleyelim." Desteklesinler de, takım bu soğukta stada gelen taraftarı tezahürat yapması için güzel futbolla destekliyor mu? Hayır.
Yavan futbol sürüyor, tribündekiler üşüyor ve çok şükür sonunda maç bitiyor. Fark en yakın rakiple yediye çıkıyor. Ve maç sonu demeçleri gözümün önünden geçiyor: "Önemli olan kazanmaktı. Üç puanı aldık. Mutluyuz!" Eminim bu maçın kasetini izleyecek Van Gaal de mutlu olacaktır.

FENERBAHÇE: 1
Volkan. 6
Önder. 5
Lugano. 6
Edu. 6
Ümit. 5
Appiah. 5
Deniz. 4
(Mehmet 46). 5
Tümer. 6
Tuncay. 6
Alex. 5
(Olcan 78). -
Semih. 5
(Deivid 69). 5

SAKARYASPOR: 0
Martinez. 6
M. Duman. 5
Suat. 4
Savaş. 5
M. Erdoğan. 5
Musa. 3
Zafer. 5
Hakan. 5
(Evren 60). 5
Capurro. 5
(Cangele 67). 6
Sedat. 5
(Ergin 78). -
Cem. 3

GOL: Tümer (19)
SARI KARTLAR: Tuncay / Cem, Capurro, Sedat
Stat: Saracoğlu - Hakemler: B. Yıldırım, A. S. Öğel, N. Mızrak