Fenerbahçe ramazan dolayısıyla kapalı

Hafta içinden bu yana Zico'nun taktiksel devriminden bahsedildi durdu. Beyaz Pele'nin, vatandaşı Felipe 'Tyson' Scolari'den esinlenerek Çaykur Rizespor karşısına 3-4-1-2'yi deneyeceği söyleniyordu. Zico, beklentileri boşa çıkarmadı ve 'küçük Brezilya' dün...
Haber: BENER ONAR / Arşivi

Hafta içinden bu yana Zico'nun taktiksel devriminden bahsedildi durdu. Beyaz Pele'nin, vatandaşı Felipe 'Tyson' Scolari'den esinlenerek Çaykur Rizespor karşısına 3-4-1-2'yi deneyeceği söyleniyordu. Zico, beklentileri boşa çıkarmadı ve 'küçük Brezilya' dün bu taktikle sahadaydı. Scolari'nin 2002'de Dünya Kupası'nı kaldıran Brezilya'sıyla Fenerbahçe'yi kıyaslamak çok uçuk bir örnek olur. Ben size kısmen Fenerbahçe'nin biraz yaklaşabileceği bir takımdan bahsedeyim: 1997 yılının Şampiyonlar Ligi şampiyonu Dortmund.
O dönemler Dortmund sahaya genelde 'Klos-Kohler, Sammer, Kree-Reuter, Lambert, Paulo Sousa, Heinrich Möller-Riedle, Chapuisat' 11'yle çıkıyordu. Tek tek oyuncu karşılaştırması yapmayacağım. Maçtan dakikaları es geçeriz. Sadece şunu söylemek istiyorum. O Dortmund'un can damarı Lambert ve Paulo Souza'ydı. Hem kanatlara yardım, hem de göbeğin kontrolü onlardan sorulurdu. Ancak ne Selçuk ne de M. Aurelio Avrupa'da başarı hayallerinin kahramanları değil. Bir başka sorun(m) kadro bu taktiğe uygun mu? Ali Bilgin oynamazsa (daha iyi olur) o bölgenin adamı kim?
Mücadele inanılmaz düşük bir tempoyla başladı dün. Teoride ilk kez bu sistemde oynayan Fenerbahçeliler şaşkın biçimde çimlerde dolanıyordu. Bu şaşkınlıktan faydalanan Çaycılar oldu. Futbolun basit oynandığı zaman basitleştiğini Rize'nin golüyle bir kez daha farkına vardık. Zafer Biryol, aksayan Fener soluna ara topu bırakırken Türkiye'nin en iyi sağ kanat adamlarından Emrah Eren topu Leandro'yu zaman kaybetmeden aktardı. Brezilyalı kariyerinin en rahat golünü attı: 0-1. Düşündüğünü eyleme geçir, ödülünü anında al!
Golden sonra Fenerbahçe, panik yapmadı. Bu durum Kanarya için olumlu bir özellik, altını çizmek lazım. Özelikle Alex rolünün hakkını veren isimdi. Sambacı ters topları iyi yaptı, güzel topuk pasları attı. Ancak Mateja Kezman'ın kendini hatırlaması biraz uzun sürünce ev sahibi soyunma odasına sıkıntılı gidiyordu. Fakat 37'de konuk ekip bir anlık dalgınlığa düştü ve Deivid'in asistinde Kejo kafayla skora dengeyi getirdi:
1-1. Sırp golcünün 44'te kaçırdığı gol ise 'İşte gerçek Kezman bu' dedirtti!
İkinci yarı kaç dakikaydı?
İkinci yarı Çaykur Rizespor'un vakitten yeme taktiğiyle sanırım 25 dakika falan oynandı! Hakem kritiğinden kaçınırım ama Bünyamin Gezer'in son dakikaya kadar bir tek sarı kart bile çıkarmamasını yadırgadım. Gerçi
ikinci yarı 100 dakika da oynansa Fenarbahçe'nin gol atacağı yoktu. 64'te Aurelio kaleciyle karşı karşıya kaldı ama onda da pil bitmişti. 10 dakika sonra Colin Kazım, Gonzalez'in ikramında boş kale yerine topu yan ağlara taktı. Son ana kadar çabalar boşa gitti durdu.
Geçen hafta olduğu gibi bu hafta da büyükler puan kaybetmeye devam etti. Önce Beşiktaş ardından Fenerbahçe. Ama bahane hazır değil mi? Akıllar Şampiyonlar Ligi'nde... Hay aklınızla bin yaşayın!
Not: Bu anons sistemiyle seyirciye didaktik öğütler verilmesi can sıkıyor. Yok şöyle yapmayın böyle yapın, susmayın, ıslıklayın falan, filan... İnsanları daha bir strese sokmanın bir anlamı yok.

FENERBAHÇE: 1
Volkan 5
Önder 5
Lugano 5
Edu 5
Ali 4
(Kazım 72) 4
Selçuk 5
(Gürhan 72) 4
Aurelio 6
R. Carlos 6
Alex 5
Deivid 5
(Semih 83) -
Kezman 6

Ç. RİZESPOR: 1
Gonzalez 7
Suat 6
Serhat 6
Kürşat 6
Ergün 6
Emrah 5
Emre 6
(Victoria 90) -
Fahri 5
Leandro 6
(Cumhur 84) -
Anderson 5
(Gökhan 69) 5
Zafer 5

GOLLER: Leandro (14) / Kezman (37)
SARI KARTLAR: Fahri, Emre, Kürşat, Gonzalez / Kezman
Stat: Şükrü Saracoğlu - Hakemler: B. Gezer, N. Mızrak, A. Ulusoy