Fenerbahçe son anda 'pastırdı'

Köprüden önceki değil, finiş çizgisinin görüleceği son çıkış için Kayseri'deydi Fenerbahçe. Sevenleri 'Bu maçı alırsak' diye başlayan cümlelerde yüklemi olumlu bitiriyor, herkes geleceğe 'iyi dilek' kipinden bakıyordu.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Köprüden önceki değil, finiş çizgisinin görüleceği son çıkış için Kayseri'deydi Fenerbahçe. Sevenleri 'Bu maçı alırsak' diye başlayan cümlelerde yüklemi olumlu bitiriyor, herkes geleceğe 'iyi dilek' kipinden bakıyordu. Üstelik sadece 'kalp-damar' yolları değil, beyne giden matematik güzergâhları da olumlu sinyaller veriyordu. Kalan fikstür içinde kendisini takip eden üç takımla berabere kalıp diğer maçları kazansa bile şampiyondu Sarı Lacivertliler. Buna karşın rakip de, kendi sahasında hiç yenilmemiş ve Manisa'yı küme düşürme aşamasına getiren 'şampiyon olabilirler mi' sorusunun lanetinden kurtulmak için belli ki bu maçı hedef seçmişti. Topun şekli işte bu aşamada devreye girdi. Gidip gelen maçın hakkını ne akıl, ne kalp, ne de hırs belirledi. Talih belli ki beraberliğe bağlanmıştı.
İlk hamle eden konuk ekip oldu. Belki de ilk defa böyle bir maça iyi başladı Sarı Lacivertliler. Ama ilk zaaf anını da onlar verdi. 10'da defansın sarsaklığını Gökhan neredeyse 'goleyazıyordu'. Yine de istifini bozmadı konuk Fenerbahçe. Ödülünü de çok geçmeden aldı. 13'te Alex-Tuncay realitesi ve kalitesini tescil eden gol bir hak edişti aslında: 0-1. 21'de Toledo'nun kafası, 22'de Kemal'in çapraz şutu oyunda yeni kurulan dengenin ilk emaresiydi. Kayseri hızla tartıda ağır gelmek için hamlelerini artırıyordu. Fenerbahçe ise yaslanmıyor, yatmıyordu henüz. Tersine iyi çıkıyor, tehditkâr atak girişimlerinde bulunuyordu. Maçın keyfine direkt katkı veren hamlelerdi bunlar. Haftanın en vaatkâr maçında kalite gerçekten de yüksek peyden gidiyordu.
Lig lideri futbol zekâsını uzun süre iyi kullandı ve oyunun kumandasını rakibine pek bırakmadı. Nitekim pozisyon değilse de teşebbüsler de hep onlardan geldi. Kayseri'nin ise 42'de zor pozisyonda Gökhan'ın vurduğu topla avunacak hali yoktu, maçı çevirmek için taçlara itiraz etmekten daha fazla emek gerekiyordu. İşte o emek, bu sene ligin belki de en diri
oyuncusunun inadıyla geldi. Mehmet Topuz, durduk yere top gevezeliği yapan Uğur'u, Iglesias'ın kafasıyla cezalandırmakla kalmadı, takımını da rehabilite etti. İkinci yarıda dekor artık sıfırdan ve yeniden kurulacaktı.
'Yakın ve açık' tehlike Gökhan
Sahne tekrar açıldığında tebessüm eden taraf Kayseri'ydi ve bu oyuna bire bir yansıdı. Bıraktığı yerden devam ettirmek istiyordu ev sahibi. Nitekim arkaya aşan her topta Gökhan tehdidi 'yakın ve açık' gözüküyordu. İlk yarıdaki ahengi bozulan Fenerbahçe ise yeniden ritmini bulmakta sıkıntı çekiyordu. Zico bu süreci hızlandırsın diye ilk değişiklik hakkına başvurdu ve Appiah'la Deivid'i değiştirdi. Herkesin şaşkınlığı son dakikada golle tekzip edilse de, o anda pek mantıklı gözükmedi bu hamle. Zaten değişikliğin hemen ardından 70'de golü bulan da Kayserispor'du. Gökhan yolunu yaptığı golün hazırlayıcısıydı, ancak Kemal'in kafası da görülmeye değerdi: 2-1.
Değişiklik tabelası Tümer'i gösterdiğinde iş işten geçti dedi pek çokları. 79'daki penaltı itirazı da reddedilince yapacak pek bir şey kalmıyor gibiydi. Ama maçın kaderi belli ki uzatmalara bağlanmıştı. Deivid beklenmedik skoru belirleyen isim oldu: 2-2.

KAYSERİSPOR: 2
Ivankov 6
Uğur 6
Tayfun 5
Mendez 6
Toledo 6
Ümit 3
(Kamber 66) 5
Ragıp 5
Mehmet 6
Kemal 6
Gökhan 5
(Johnson 90+2) -
Iglesias 6
(İlhan 80) -

FENERBAHÇE: 2
Serdar 5
Serkan 5
Edu 6
Lugano 6
Uğur 3
(Semih 84) -
Appiah 4
(Deivid 65) 5
Deniz 5
(Tümer 71) 5
Aurelio 6
Tuncay 6
Alex 6
Kezman 5

GOLLER: Iglesias (45), Kemal (70) / Tuncay (13), Deivid (90+3)
SARI KARTLAR: Gökhan, Uğur, Tayfun / Kezman
KIRMIZI KART: Edu (90+4)
Stat: Atatürk - Hakemler: V. Yüksel, B. T. Akkın, M. Kısal