Fenerbahçe ve Galatasaray'ın teklifini açıkladı

Fenerbahçe ve Galatasaray'ın teklifini açıkladı
Fenerbahçe ve Galatasaray'ın teklifini açıkladı
Sezon başında Kasımpaşa'ya transfer olan Eren Derdiyok, Galatasaray ve Fenerbahçe'den gelen transfer tekliflerini açıkladı.

Kasımpaşa’nın Almanya’nın Hoffenheim kulübünden transfer ettiği Eren Derdiyok, hiç resmi maça çıkamadan sakatlık talihsizliği yaşamış, çapraz bağlarının kopması nedeniyle 6 ay sahalardan uzak kalmıştı. Topla çalışmalara başlayan 26 yaşındaki Türk asıllı İsviçreli golcü, dönüş heyecanından, transfer tekliflerine, futbol aşkından, Milli Takım’a kadar bir çok konuda Habertürk Gazetesi'ne çarpıcı açıklamalar yaptı.

‘BAŞKA YERDE BU MUTLULUĞU BULAMAM’

Avrupa ’dan başka kulüplerden de teklifler vardı ama yeni bir başlangıç yapmam gerektiğini düşündüm. Yeni bir hırs ve hedef lazımdı. Kasımpaşa’yla görüşmelere başladık. Takımın da kaliteli olduğunu gördüm. Ben takımın eksikliğini tamamlayabilirim, takım da benim eksikliğimi tamamlayabilir dedim. İmzayı attım. Çok mutluyum. Bu mutluluğu başka yerde bulamam. Ben çok tatil yapan birisi değilim. Şota Hoca’yla görüştüm, 2-3 hafta önceden gelip çalışmalara başladım. Ancak maalesef böyle bir sakatlık yaşadım. Ameliyattan sonra ‘Bu zaman nasıl geçecek, daha 5 ay var’ diyordum. Şimdi bakıyorum, önümde kaldı 1 ay... Çok heyecanlıyım. Hani aşık olduğunda içinde kelebekler uçuşur ya, aynı öyle hissediyorum. Bu dönemde evlendim. Eşim de hep yanımdaydı, moral verdi. Desteği çok önemliydi.

‘DAHA YUKARIDA OLMALIYIZ’

Kasımpaşa’nın şu anki yerinin üzerinde olması gerekiyor. Çok fazla gereksiz puan verdik. Şanssızlıklar yaşandı. Lige baktığımızda statların dolu olmaması da çok etkiliyor. Bu sorunu düzeltmek lazım. Bu ligdeki en iyi kadroya sahip olan takımlardan biyiriz. Herkesin elinden geleni yapması, aynı düşüncede gidilmesi lazım. Daha fazla puan toplayabilirdik. Bu konuda elimizden geleni tam yapamadık diyebilirim.

‘ADNAN POLAT EREN YAZILI ŞÜKÜR’ÜN 9 NUMARASINI VERDİ’

Basel’de oynarken G.Saray’ın İsviçre’de Bellinzona’yla maçı vardı. G.Saray, 4-3 kazandı (18 Eylül 2008). Ali Güven geldi, maça davet etti. Babamla gittik, sonra otele çağırdılar. Bayağı bir sohbet ettik. Adnan Polat bana çıkarıp 9 numaralı G.Saray forması verdi. Üzerinde Eren Derdiyok yazılı. Babam hala saklar o formayı. Formayı verdikten sonra, ‘Bir düşünün. Hakan Şükür’ün formasını senin giymeni isteriz’ dedi. Bu çok gurur verici bir teklifti. Ama 20 yaşındaydım, basamakları yeni yeni çıkıyordum. Şimdi birden bire oraya gelirsem zorluk yaşarım diye düşündüm. Bu sorumluluğun hakkını vermek için daha güçlü bir şekilde gitmek istedim.

‘MİLLİ TAKIM İÇİN GEÇ KALINDI’

İsviçre U-19 Milli Takımı’nda oynamaya başlamıştım. 6 maçta herhalde 9 golüm vardı. Sonra beni erkenden U-21’e çağırdılar. Sonra beni Türkiye ’den seçmelere çağırdılar. 40-50 kişi çağırıp belki birkaç kişi seçiyorlarmış. Ben de o dönem A takım ile kampa gideceğim için gidemedim. Beni U-21 çağırmış, banko oynatacaklar ama Türkiye beni seçmeye çağırıyor, anlamıyorum! U-21’de 6 maçta 8 gol attım. Ondan sonra hemen İsviçre A’ya çıktım. Ben İsviçre’de doğdum, okudum. Önüme iki teklif aynı anda gelmedi. Türkiye geç kaldı. Böyle bir durum olsa iyi düşünürdüm ama kesin şu olurdu diyemem fakat o noktaya gelmedi.

‘MESUT ÖZİL DE TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDİYOR’

Başka ülkenin milli takımını tercih eden Türk oyuncular da bence Türkiye’yi temsil ediyor. Bence biz de Türkiye’yi oralarda iyi temsil ediyoruz. Bir Türk, gidip yurt dışında avukat, mühendis ya da önemli bir yapabiliyorsa bu mutlu edici bir şey. Bu da öyle bir şey... Gökhan İnler gitmiş, İsviçre’nin kaptanı olmuş. Bunu herkes başaramaz. Yine Mesut Özil, İlkay da Türkiye’yi temsil ediyor.

‘AYKUT HOCA’YLA KONUŞTUK, SONRA İSTİFA ETTİ’

Almanya’da Leverkusen’de beklediğimi bulamadım. Hoffenheim’dan ciddi teklif geldi ve beni ikna ettiler. Orada da mantalite olarak kanımız birbirine uyuşmadı. O dönem Türkiye’den Bursa’yla görüştük. Trabzonspor aileme bile ulaşmıştı, sonra menajerimle konuştular. Ama araya hep fazla insanlar girdi, herhalde sorunlar çıktı ve olmadı. O dönem F.Bahçe’yi Aykut Hoca çalıştırıyordu. Beni çok istemişti. Konuştuk. Sonra istifa etti, konu kapandı.

‘ÖLÜMDEN DÖNDÜM’

Okul arkadaşlarımla kayak yapmaya gitmiştik. Bir çocuk, snowboard ile 10 metre havalanıyor sonra yere düşüyordu. Ben de bu duyguyu yaşamak için oraya gittim. Bir atladım, 3-4 saniye geçti yere düşemedim! Tamamen film koptu. Nasıl olduysa helikopter geldi. Hastaneye gittik. Hayati tehlike atlattım. O zaman üzerimdeki büyük şişme mont değil de, ince mont olsaydı, başıma çok kötü şeyler gelebilirdi.

‘İNŞAATTA 8 SAAT ÇALIŞIP İDMANA GİTTİM’

İsviçre’de amatör Old Boys ekibinden A takıma çıktım. O dönem meslek öğrenmek için elektrik bölümündeydim. İnşaatta toz duman içinde çalışıyordum. Günde 8 saat çalışıp üzerimi değiştirip idmana gidiyordum. Günlerim hep böyle geçiyordu. 6-7 ay böyle devam edince birkaç kez baygınlık geçirdim. Ama yine de bırakmadım futbolu. Futbol olmasaydı mecbur başka bir iş yapacaktım. Ama sol tarafımda hep tuttum futbolu. Her zaman umudum vardı.

‘SANA GÜVENMİYORUM...’

Old Boys’ta kupa maçındayken, iki forvet sakatlandı. Hoca, “Sana da pek güvenmiyorum aslında” deyip oynattı. “Maşallah ne güzel motive ediyor!” dedim. 4-3 yendik, 3 gol atıp 1 asist yaptım. 6-1 kaybettiğimiz maçta Basel’e attığım gol de Basel’in kapısını açtı.