Fenerbahçe'den Volkan Demirel açıklaması

Fenerbahçe'den Volkan Demirel açıklaması
Fenerbahçe'den Volkan Demirel açıklaması
Fenerbahçe yöneticileri Mahmut Uslu ve avukat Deniz Aytöre, kaleci Volkan Demirel'in stadı terk etmesi ve maçın ardından güvenlik görevlilerinin basın mensuplarına saldırısıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

RADİKAL - Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu ile asbaşkan Deniz Tolga Aytöre, Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın Kazakistan ile yaptığı maç öncesinde kaleci Volkan Demirel'in stadı terk etmesi ve maçın ardından güvenlik görevlilerinin basın mensuplarına saldırısıyla ilgili değerlendirmede bulundular.

FBTV'de katıldıkları programda açıklamalarda bulunan Mahmut Uslu, Türk sporunda bütün branşlarda sorunlar yaşandığını belirterek, "Devletin el koymaması durumunda bu sorunlar çözülemez. Kamuoyunda her şeyin altında Emre ve Volkan'ın çıktığına yönelik bir imaj yaratıldı. Bunlar külliyen yalan. Bu tamamen medyadaki bazı insanların bilinçli olarak bu arkadaşların üzerinden gitmesinden geliyor. Biz de inadına onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Volkan Demirel'le de görüştük. Orada yaklaşık 15-20 dakika ısınıyor. Dayanamıyor, yani ağır küfürler edilince 'susun' diyor. Bunlar sadece orada görünen 3-5 kişi değil. Bunlar organize olarak gelmişler. Bunlara mani olunabilir. Cillop bir stat Galatasaray 'a hediye edildiği halde maalesef orada Sayın Cumhurbaşkanı da hakaretlere uğramıştı, o zaman Sayın Başbakan idi. Şimdi bunları çözmemiz daha kolay. E-bilet diye bir şey çıktı. O statta kameralar var. Yalnız bir kişi, iki kişi değil, oradaki 40 kişi ellerinde. Bunların hepsine birden soruşturma açılması lazım. Bu kanunlarda aksaklıklar var. Biz defalarca, her vesileyle bunları söylüyoruz. Eğer e-biletle ilgili ya da 6222 sayılı yasayla ilgili bazı aksaklıklar varsa değiştirilmesi lazım" diye konuştu.

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yetkilisinin, stadı terk etmeden önce Volkan Demirel'le ilgilendiğini ve ayrılması için yolladıklarını ifade eden Uslu, "Fakat tekrar kendi geri dönmek istemiş. Volkan olayının bence bir millet olması lazım. Baktığımızda e-bilet uygulamasına federasyonu dahil etmemişler. Oraya çıkan milli takım futbolcusu, olay olmaz diye düşünmüşler ama olay oluyor. Ancak seyirci gelmesi isteniyor ve bilet veriliyor. Niye veriyorsunuz? Biz biliyoruz, bunların hepsi organize. Bunun için böyle yapıyorlar ve bu Volkan'a patladı" dedi.

Genel sekreter Mahmut Uslu, maçın ardından gazetecilere yapılan saldırılarla ilgili ise şunları söyledi:
"Basın özgürlüğü, tamam. Ya ben mecbur muyum sana demeç vermeye? 'Bilmem ne çocuklarını bu kadar saattir bekliyoruz. Bilmem ne çocuğu...' Bir basın mensubuna yakışır mı bunları söylemek? Sana kim 'bekle' diyor. Sana kimse 'basın toplantısı yapacağını' söyledi mi? Arabanın üzerine çıkılır mı? Arabanın içine mikrofon sokup, 'gidin kardeşim görüşmeyeceğiz' denildiği halde görüşme için çaba göstermenizin ne anlamı var? Bu kaosa gerek yok. Volkan ve Emre'yi korumak için kulübümüzün koruma görevlileri stada gitti. Kimin ne yaptığını biz görüyoruz. Sen nasıl itersin korumayı. Koruma olarak gidenler zaten bizim kendi elemanlarımız. Yönetimden talimat alarak oraya gitmişler. Hukuk ne gerekiyorsa o yapılacak zaten. Ya orada o kadar kameramanın içine karışmış, Volkan'ı sevmeyen veya Emre'yi sevmeyen nefret eden biri gelse bir tane bıçak soksa ne olacak? Biz tabii ki hepsine saygı gösteriyoruz ama bir yere kadar. Biraz da gerçekçi olmak lazım. Haber almak arabanın üstüne çıkıp kamerayla çekmek mi? Medeni insanlar olmanız lazım, yol kesen misiniz siz? Gelin arabası mı gidiyor önünü kesiyorsunuz?"
Mahmut Uslu, sağduyulu açıklamaları nedeniyle Galatasaray Kulübü yöneticileri ile Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'e teşekkür ettiklerini de vurgulayarak, "Benim için Burak neyse Emre aynı. Benim için Beşiktaş 'ta Olcay neyse, Volkan aynı. Bizim düşüncemiz başka türlü olamaz. Yöneticiler de benzer açıklamalar yaptığına göre, bu seyirciler kimdir? Bunları kim yapıyor belli. O zaman bu biletleri vermeyeceksiniz bunlara. Ben burada İçişleri Bakanı ve sayın Başbakanımız dahil herkesi göreve davet etmek istiyorum. Biz buradan suç duyurusu yapıyoruz" diye konuştu.

"FUTBOL ORTAMI KALMAYINCA VOLKAN SAHAYI TERK ETTİ"

Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre de şunları söyledi:
"Öncelikle bu olaylarda zarar gören bizim çalışan personelimiz ve basın mensupları arkadaşlar varsa hepsi adına aynı üzüntüyü taşıyoruz. Ancak kamuoyunu da yanlış yönlendirmek isteyen, her olayda her kaosta tek sorumlu Fenerbahçe'ymiş gibi gösterilmesine bir yerde de 'dur' dememiz gerekir" dedi.

Volkan Demirel'in milli takım ve Fenerbahçe için öneminin tartışılmaz olduğunu belirten Aytöre, "Özellikle Volkan Demirel ve Emre Belözoğlu üzerinde uzun zamandır ciddi ve organize bir şekilde bir gerilmişlik var. Sürekli bu oyuncularımızla ilgili spekülasyonlar, spor dışı söylemlere muhatap kalıyoruz. Volkan Demirel orada milli formayı taşıyor, ısınmaya çıkıyor. Isınma sırasında, özür dileyerek söylüyorum; anne, avrat, çoluk çocuk bir sürü küfüre maruz kalıyor. Üzüntü veren milli takım kaptanı bu sıkıntıları kendisi bertaraf etmek zorunda kalıyor. Burada ya federasyonunu ya da devlet görevlilerin müdahale etmesi gerekiyor. Önce tribünlere bu olayların yatışması için ikazda bulunuyor, devam ettiğini görüyor ve yedek kulübesinde hocasına bunu iletiyor. Artık futbol oynanacak bir ortamın ortadan kalkmasından sonra sahayı terk ediyor. Soyunma odasına gidiyor, teknik direktör Sayın Fatih Terim'e durumu anlatıyor. Terim de kendisine haklı olduğunu, hatta kendi arabasını tahsis etmek suretiyle stattan ayrılmasının uygun olduğunu belirtiyor. Bunun üzerine ayrılıyor ve evine gidiyor" ifadesini kullandı.

Aytöre, Volkan Demirel'in doping kontrolünde bulunma zorunluluğu olması ve bunun yerine getirilmediği taktirde Türkiye'nin UEFA'dan bir cezayla karşı karşıya kalmaması için tekrar stada döndüğünü ifade ederek, "Buraya kadar bir sorun yok. Stada geliyor, müsabakanın bitmesini bekliyor. Müsabaka bittikten sonra güvenlik görevlileri, tribünden tespit ettikleri bir kişiyi getiriyorlar ve şikayetçi olup olmadığını söylüyorlar. Volkan Demirel de bunun bir kişinin üstlenemeyeceği kadar organize ve yoğunlukta yapılan bir eylem olduğunu, dolayısıyla şikayetinin baki olduğunu ancak bu eylemleri yapanların da tespit edilmesini ve onlardan da şikayetçi olduğunu dile getiriyor. Müsabakadan 2,5 saat sonra stattan ayrılmak zorunda kalıyor. Bu bölüme kadar ulusal emanetimiz olan Volkan Demirel'in yanında hiçbir yetkili ve görevli yer almıyor. Volkan Demirel stattan çıkmak için hamle yaptığında dahi hiçbir güvenlik koridoru ve hiçbir güvenlik yetkilisi ve federasyon yetkilisi orada yer almıyor. Volkan Demirel'in ancak kulübümüzün güvenlik personeliyle stattan çıkış yapması sağlanıyor. Hiçbir kupa, galibiyet, başarı ve oyun Türk insanın annesinden, eşinden, kızından önemli değildir. Bir milli takım kaptanı ve emekçisi yalnız bırakılmayacak kadar kutsaldır" şeklinde konuştu.

Asbaşkan Aytöre, maç sonunda gazetecilere yapılan saldırılara da değinerek, "Herkesin kendine göre haklı tarafları var. Ancak burada yaşanılanlar olayın tarafları için hoş değil. Bunlar olmasını istemediğimiz şeyler. Basın mensubu arkadaşlarımızın bir konuda hassasiyetleri var. Çünkü çok kısa bir süre önce bir arkadaşları bir kulüpte görev yaparken hayatını kaybetti. Bu çok önemli bir hassasiyettir, kabul ediyordum. Bu nedenle de konulara biraz daha hassas yaklaşıyor olabiliyorlar. Olayları bu hassasiyetin etkisiyle olduğundan farklı kılmayalım. Burada iki tarafın da suçu varsa iki taraf da gerekli hukuki muameleyi görür. Maksadı aşan eylemler varsa biz kulüp olarak gereğini yaparız. Ancak bunun milli takım kaptanının bu şekilde gördüğü eylem ve hareketlerin, futboldaki tribündeki şiddetin, terörün ve küfürün bariz bir örneği olan Volkan Demirel olayının önüne de geçmesine izin vermeyelim" değerlendirmesinde bulundu.

Aytöre, güvenlik zafiyeti gördükleri için maçın oynandığını Türk Telekom Arena'ya futbolcularını korumak için görevliler gönderdiklerini, bundan stat müdürü ve TFF yetkililerinin haberdar olduğunu savundu. Fenerbahçe'nin sürekli kurumlarla karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını ileri süren Aytöre, "Şimdi de basınla karşı karşıya getirilmeye çalışılıyor. Yok böyle bir şey. Bu sürekli yaşanan bir arbede. 'Basına saldırı, basına tecavüz...' Yapmayın lütfen. Olaydan üzüntülüyüz. Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız. Ancak olayların olduğu gibi sergilenmesi lazım. Yaşanan arbede tüm basın mensuplarıyla değil ki. Sözlü müdahalede bulunan bir, iki kişiyle. Basının da bu kişileri bulması ve eleştirisini yapması lazım" dedi. (DHA)